Avrupa Birliği’nin koronavirüse karşı aşılama programında yaşanan sorunlar, süreç ve işleyiş

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa Birliği’nin (AB) 27 üye ülkeyi kapsayan koronavirüs aşılama programı 2020 yılının sonlarında başlamıştı. Ancak Avrupa ülkelerinin aşılama programları, yaşanan tedarik sorunları ve geciken sevkiyatlar nedeniyle önceden planlandığı şekilde ilerlemiyor. Bu durum üye ülkeler tarafından yoğun bir şekilde eleştirilirken Avrupa’daki bazı ülkeler, Rusya ve Çin’de üretilen aşıları Avrupa topraklarına getirmek üzerine anlaşmalar yapıyor. BBC’nin Avrupa Birliği’nin koronavirüse karşı aşılama sürecinde yaşadığı sorunları konu alan haberini sizin için derledik.

Avrupa Birliği’nin aşı programı nasıl işliyor?

AB’nin 2020’nin haziran ayında hazırladığı aşı programı birliğe, üye ülkelerin yapacağı aşı alımları üzerinde müzakere yapma hakkı veriyor. AB, bu yetki ile aşıların maliyetlerinin düşmesini ve üyeler arasındaki rekabetin önlenmesini garanti altına almak istiyor.

Birlik 2020’nin aralık ayında Pfizer-BioNTech şirketleri ile 300 milyon doz aşı için anlaşma imzalamıştı fakat aşının üretiminde yaşanan sorunlar nedeniyle aşılama bazı ülkelerde gecikti. Çünkü Pfizer, Belçika’da bulunan üretim tesisindeki kapasiteyi artırmak için aşı teslimatlarında “geçici bir kısıtlama” uyguladı.

Bu gelişmenin ardından AB, aşı siparişlerini iki katına çıkararak Pfizer aşısından 600 milyon doz sipariş etti. Fransız ilaç üreticisi Sanofi de birliğe aşıların üretimi konusunda yardım etme kararı aldı.

Diğer taraftan, Moderna aşısının da dağıtımında da çeşitli sorun yaşandı. İtalya ve Fransa, kendilerine beklediklerinden daha az miktarda aşı geldiğini belirtti.

Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca ortaklığında geliştirilen aşının tedarikinde yaşanan kıtlığın nedeni de Belçika ve Hollanda’da bulunan üretim tesislerinde yaşanan sorunlar oldu. AstraZeneca, AB ile imzalanan anlaşmanın Birleşik Krallık ile yapılan anlaşmaya nazaran geciktiğini, bunun da sorunların çözülmesini zorlaştırdığını bildirdi.

Birleşik Krallık’ın aşıları Britanya ve Belçika’da üretiliyor

AB’nin yürütme kolu olan Avrupa Komisyonu’nun Başkanı Ursula von der Leyen, 10 Şubat’ta yaptığı açıklamada, AB’de aşılama programı konusunda yaşanan sorunların varlığını kabul etti. Leyen, aşılar konusundaki yetkilendirmelerde geciktiklerini belirterek: “Seri üretim söz konusu olduğu zaman çok iyimserdik. Belki de sipariş ettiğimiz aşıların zamanında teslim edileceğinden çok emindik” diye konuştu.

Birlik, klinik denemeleri başarıyla sonuçlandığı takdirde Sanofi-GSK, Johnson & Johnson ve CureVac aşılarını AB ülkelerine getirmek için çeşitli anlaşmalar yaptı.

İhracat kontrolleri

Avrupa Birliği, 29 Ocak’ta, üye ülkelerde üretilen aşılara “ihracat kontrolleri” getirdi. Bu kontrollerle amaçlanan, İrlanda Cumhuriyeti ile (AB ülkesi) Kuzey İrlanda (AB ülkesi değil) arasındaki aşı transferinin düzenlenmesiydi. Bu yeni karar ile beraber, Kuzey İrlanda için 1 Ocak’ta tamamlanan Brexit antlaşmasının bir kısmı geçersiz kılınacaktı. Fakat birlik, eleştiriler sonucunda bu karardan vazgeçti.

Kamu şüphesi

Avrupa İlaç Düzenleme Kurulu (EMA), Ocak ayında Oxford-AstraZeneca aşısını tüm yaş gruplarını kapsayacak şekilde onaylamıştı. Ancak içlerinde Fransa, Almanya ve İtalya’nın da bulunduğu bazı Avrupa ülkelerindeki düzenleyici kurumlar, bu aşının 65 yaş üstü için kullanılmaması gerektiği yönünde bir tavsiye kararı verdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu aşının 65 yaş üstü insanlar için “neredeyse etkisiz” olduğunu öne sürerken İngiltere hükümeti ve İngiltere’deki ilaç kurumları Macron’un bu açıklamasına şiddetle karşı çıktı.

Belçika Sağlık Enstitüsü’nde viral hastalıklar bölümü başkanı Steven Van Gucht, 25 Şubat’ta yaptığı bir konuşmada Macron’un aşı hakkındaki açıklamalarının yanlış olduğunu fakat bu çıkışın aşılama sürecini çoktan sekteye uğrattığını belirtti.

Fransa ve diğer AB ülkelerinde, kamuoyunun koronavirüs aşılarına karşı şüphesi önemli düzeyde artarken Alman sağlık yetkilileri, yüzbinlerce doz aşının henüz kullanılmamış olduğunu açıkladı.

Macron bu gelişmeler karşısında Fransa’nın AstraZeneca aşısına karşı tutumunu revize ettiğini, ülkenin aşıyı almaya karar verdiğini ve aşının 65-74 yaş aralığındaki kişilere uygulanmasının da onaylandığını söyledi.

Başka aşı fırsatları

Birliğe üye ülkeler, AB ile anlaşma yapmamış aşı üreticileriyle ayrı anlaşmalar yapabiliyor. Bu kapsamda kendilerine ulaşan dozların miktarından şikayetçi olan Macaristan, Rus Gamaleya Enstitüsü tarafından üretilen Sputnik V aşılarından iki milyon doz sipariş etti. Macaristan ayrıca, ülkenin lideri Viktor Orban’ın Çinli Sinopharm şirketi tarafından üretilen aşıyı yaptırmasının ardından bu aşı için de acil kullanım onayı verdi.

Rusya’da üretilen Sputnik V’den sipariş eden Avrupa ülkeleri arasında Slovakya da var. Öte yandan salgında 20 binden fazla vatandaşını kaybeden Çekya da Rusya’da üretilen aşıları almak için görüşmeler yaptıklarını açıkladı.

AB’nin yaptığı anlaşmaların yanında bir başka anlaşma da Avusturya ve Danimarka’dan geldi. İki ülke, virüsün mutasyonlarına yönelik geliştirilen “ikinci nesil aşıları” üretebilmek için İsrail ile işbirliği yapacaklarını açıkladı.

İngiltere’nin Coventry kentinde yaşayan 90 yaşındaki Margaret Keenan, Avrupa genelinde aşı uygulanan ilk kişi 

Bu süreçte Brexit nasıl bir rol oynadı?

İngiltere, Pfizer-BioNTech aşısını 2020’nin kasım ayında yani AB’den yaklaşık 3 hafta kadar önce onayladı. İngiltere’nin aşılar konusunda aceleci davranmasında en büyük faktörün 1 Ocak 2021 itibariyle tamamlanan Brexit süreci olduğu yorumları yapıldı.

BBC’nin teyit ekibi Reality Check, bu iddiayı inceledi. Ekip, İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) işaret ettiği üzere, ülkenin aşıyı hızlı bir şekilde onaylamasının “AB hukuk sistemi” içerisinde olduğunu söyledi.

İngiltere’de Boris Johnson hükümeti, aşının nasıl bu kadar çabuk bir şekilde onay aldığı hakkındaki sorulara, birliğin dışında olmanın kendilerine aşı piyasası konusunda “çeviklik” kattığını söylemişti.

Avrupa Komisyonu’nun, tamamlanmak üzere olan aşı anlaşmalarını 27 üye ülkeye de uygun bir zamanda bildirmesi gerekiyor. Ülkeler eğer anlaşmanın şartlarını kabul etmezlerse aşı programından çıkmak için beş günleri var. Şu ana kadar AB’nin aşı programından ayrılan bir ülke olmadı.

Ancak, Almanya, 2020 yılının eylül ayında ekstra 30 milyon doz için Pfizer ile anlaşma imzalamış, komisyon ise Almanya’nın yaptığı bu anlaşmanın AB aşı programının kurallarını ihlal edip etmediği yönünde açıklama yapmamıştı.

Kaynak: BBC

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus