Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Devlet Bahçeli’ye “Andımız” yanıtı: “Sen kalkmışsın Danıştay’ı suçluyorsun. Muhatap alacaksan Erdoğan’ı muhatap alacaksın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında ekonomi ve “Andımız” tartışmasına değindi. Kılıçdaroğlu, “Andımız” tartışmasıyla ilgili “Sen kalkmışsın Danıştay’ı suçluyorsun. Muhatap alacaksan Erdoğan’ı muhatap alacaksın. Açarsın Erdoğan’a telefon, bu ant okunmadan kusura bakma bir daha bir araya gelemeyiz, ben ülkemi bayrağımı seviyorum, Andımız’ın okunmasını istiyorum’ dersin” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle sağlık çalışanlarının haklarına değinen Kılıçdaroğlu, “Sağlık çalışanlarının bütün hakları teslim edilmedi, talepleri gözardı edildi. Bir kişinin hayatını kurtarmak için hayatını feda eden kişiye sağlık çalışanı denir. Biz onlara minnet borçluyuz, onların en büyük zevki tedavi ettikleri hastanın yürüyerek hastaneden çıkması… 387 çalışanımız pandemi döneminde hayatını kaybetti. Onlar içinde bulunduğumuz dönemde koronavirüsün bir meslek hastalığı sayılmasını istediler ama iktidar bu görevi yerine getirmedi. Parlamento hazır buna ama iktidar tarafından kanun teklifi gelmediği için geçemiyor. Bizim bu konuda verdiğimiz mücadele sayımızın yetersizliği nedeniyle gerçekleşmedi. İlk seçimde iktidar olacağız Allah’ın izniyle, o zaman gerçekleştireceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun ikinci gündemi ise ekonomiydi: “Uşak, Manisa ve İzmir’deydim. Çiftçimizle, esnafımızla, vatandaşımızla birlikte olduk. Dertsiz bir kişi dahi görmedim, herkes burnundan soluyor. Onlardan karamsar olmamalarını istedim, beraber düzelteceğiz, birlikte olduğumuz zaman Türkiye bu sorunları aşar dedim. Ege bölgesi yurt işletmecileriyle de bir araya geldik. Gördüğüm en büyük sıkıntı bunlarda. 2020 Mart’tan bu yana 1 lira kazanmış değiller. Öğrenci gelmiyor, çalışanlar var onlardan para alınıyor bir miktar Kısa Çalışma Ödeneği diye, o da şimdi kesildi. 11 bin 500 kişi işsiz kalacak. Bu sadece Ege bölgesinde yurtlar için. 350 bin öğrenci kalıyor burada ama tek bir öğrenci bile yok. 13 Mart itibarıyla 435 yurdun kapatıldığını söylediler çünkü insanlar iflas ediyorlar. ‘Öğrenci başına kira desteği verilirse belki bu sorunu kısmen de olsa aşabiliriz’. Bunu kamuya anlatmadınız mı, hükümet yetkilileri sizi dinlemedi mi diye sorduğumda, ‘Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kapıları bize kapalı, sokakta kalmış yetimler gibi hissediyoruz’ diyorlar. Ben Uşak, Manisa ve İzmir’deyken bir kısım arkadaşım Van’daydı. En temel sorunları ‘Kapıköy Sınır Kapısı açılmıyor, açılsın’ diyorlar. ‘Pandemi dolayısıyla kapalıysa neden Habur, Kapıkule açık’ diyorlar. Bütün esnafı derinden etkilemiş. Vanlılar ‘Hükümet Vanlılar’ı cezalandırmak için bilinçli olarak mı kapatıyorlar’ diye düşünüyorlar. Biz bununla uğraşacağız. Eğer açamazsak bilinçli olarak Vanlılar’ı cezalandırma konusundaki düşüncede haklı olabilirsiniz. Yarın önünüze sandık gelecek, gidecek ve oy kullanacaksınız. O sınır kapısını açmayan iktidara ders vererek kullanacaksınız, ben de sizi alkışlayacağım.” 

Kılıçdaroğlu, “Andımız” tartışmasıyla ilgili ise şunları söyledi: 

“Danıştay bir karar verdi ortalık karıştı. Olay neydi? Andımız’dı. 2013’te Erdoğan bölücü terör örgütüyle masaya oturdu, onların şartı ‘Andımız’ı kaldıracaksınız’dı. Milli Eğitim Bakanlığı da yönetmeliği değiştirdi ve kaldırdı. Türk Eğitim Sen, Danıştay’a dava açıp yönetmeliğin iptalini istedi. Danıştay da ‘Yapılan değişikliği onaylamıyoruz’ dedi, dolayısıyla değişikliği iptal etti, Andımız’ın okunması gerekiyordu. Bunun üzerine bana soruldu ne diyorsun diye. Yaptığım açıklama, ‘Türkiye ırk temeline dayalı bir devlet değildir, bir siyasi bilinç devletidir. Bu bizim parti programımızda yer alan bir cümledir. Eskiden beri okunuyor Andımız, oturdular çözüm sürecinde bunu kaldıracağız dediler. Erdoğan’ın Danıştay hakimlerini aşağılayarak, azarlayarak meydan okuması insanın ağrına gidiyor. Danıştay üyelerinin buna tepki göstermesi gerekiyor. Ama hakim çıkıp konuşamaz, kararlarıyla konuşur. Danıştay’ın kararı yerinde bir karardır, o karara uyulması, Andımız’ın okunması lazım.’ Ama şunu söylüyorum: ‘Danıştay Genel Kurulu’nda Erdoğan’ın istediği karar çıkacaktır, bunu bir kenara yazın’ diyorum 2018’de. İki yıl geçti, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu bir karar aldı, dört hakim tayin edildi. Andımız’ın okunması yasaklanmalıdır denildi ve karar verildi.” 

“Andımız konusu, doğruluğu sevgiyi saygıyı, birlikteliği çocuklara anlatıyor. Ben Erdoğan’a ‘Andımız’ın hangi cümlesinden rahatsızsın, çık millete anlat’ demiştim kaldırıldığı zaman. Bunu söyledim 2023’te. Geldik 2021’e hala bu soruya cevap alamadım. Şimdi ben vatanını, milletini seven, AK Parti’ye oy veren bütün kardeşlerime ve Bahçeli’ye seslenmek istiyorum. Erdoğan Andımız’ın hangi cümlesinden rahatsız, çıkıp milletin önünde açıklasın. Açıklayabilir mi? Açıklayamaz.  Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu İKİ yıl bekledi, Erdoğan’ın talimatıyla dört hakim geldi ve Andımız’ı kaldırdı. Ben bunu 2018’de tahmin ettim. Kamuda uzun yıllar hocalık yapan Bahçeli’nin de tahmin etmesi lazım. Andımız’ı Cumhur İttifakı kaldırdı. Eğer Sayın Bahçeli, Erdoğan’ı değil Danıştay’ı muhatap alıyorsan, muhatap aldığın yer yanlıştır. Danıştay’a hakimi tayin eden Erdoğan, oradaki kumpası ayarlayan Erdoğan. Sen kalkmışsın Danıştay’ı suçluyorsun. Muhatap alacaksan Erdoğan’ı muhatap alacaksın. Andımız’ın okunmasını istiyorsan, bizim gibi, yapacağın basit bir şey var. Açarsın Erdoğan’a telefon, bu ant okunmadan kusura bakma bir daha bir araya gelemeyiz, ben ülkemi bayrağımı seviyorum, Andımız’ın okunmasını istiyorum’ dersin. Yapar mı? Göreceğiz.”  

Grup toplantısının son gündem maddesi ise yine ekonomiydi. Kılıçdaroğlu, bu sistem ve bakış açısıyla ekonominin düzelme ihtimali olmadığını belirtti: “Ekonomide bir buhranın olduğunu hepimiz biliyoruz. 10 milyonu aşkın işsiz var. Pazar artıklarından beslenen binlerce kişi var. Siftah yapmayan esnafımız, ektiği ürünü satamayan çiftçimiz var. 2020’de bir buhranın içinde düştük. 18 Mayıs 2020’de, yani iki yıl sonra, ekonomik buhrandan nasıl çıkarız diye 16 maddelik bir basın açıklaması yaptı, kimseyi suçlamadı. Herhangi bir yorum da yok, olay devam etti. 12 Mart 2021’de Erdoğan ekonomi reformları tanıtım toplantısı yaptı. Herkes bekliyor ekonomide hangi reformları yapacak ki biz ekonomik buhrandan çıkmış olalım. Dağ fare doğurdu, beklenen hiçbir şey olmadı. Yapamayacaklarını biliyordum. 2002’den bu yana 16’sı istihdamda teşvik olmak üzere 23 reform paketi açıkladılar. Açıklanan her paketten sonra işsizlik arttı, döviz tutunamadı, işsizlik, istihdam düştü. Ekonomik buhran ortaya çıktı. Bunları yapamazlar, Türkiye’nin sorununu bunlar çözemezler. Bunların Türkiye’nin sorunlarını çözme kapasitesi yok, bunlar kontrolü kaybetmiş vaziyette. Eski kalkınma planlarından cümleleri kopyalamışlar, biz ekonomi böyle düzelteceğiz diyorlar, öyle düzelmez ekonomi.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus