AB Liderler Zirvesi’nden Türkiye kararı: Hem teşvik vaadi hem yaptırım tehdidi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin Türkiye kararı açıklandı. Zirvenin ilk gününde liderler, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de attığı adımlar ve bölgede düşen gerilim nedeniyle Türkiye’ye yönelik olumlu yönde adımlar atma kararı aldı. Hukukun üstünlüğü ve temel hakların önemli kaygılar arasında yer aldığı belirtilen zirvedeki sonuca göre AB, Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri dönülebilir bir şekilde işbirliği geliştirecek.

AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in hazırladığı rapora göre, Türkiye ile ilişkilerin geleceğini konu alan AB liderleri, Türkiye’de son zamanlarda yaşanan demokrasi, hukuk ve temel haklara ilişkin var olan tüm kaygıları ayrı tuttu ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gösterdiği “olumlu tutum” nedeniyle Türkiye ile işbirliği yapma kararı aldı.

Bildiride, “Siyasi partilerin ve medyanın hedef alınması ve yakın zamanda alınan diğer kararlar, insan hakları açısından önemli bir gerilemeye işaret ediyor. Alınan kararlar Türkiye’nin demokrasiye saygı, hukukun üstünlüğü ve kadın hakları yükümlükleri ile çelişmektedir. Bu alanlardaki diyalog AB-Türkiye ilişkilerinin vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor” denilse de AB’nin Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri dönülebilir şekilde işbirliğini geliştirmeye hazır olduğu belirtildi.

Sonuç bildirisinde, Doğu Akdeniz’de Türkiye ile işbirliği yapmanın birliğin stratejik yararına olduğu belirtilerek “Doğu Akdeniz’de yasadışı sondaj faaliyetlerinin devam ettirilmemesini ve Yunanistan ile Türkiye arasında ikili görüşmelerin yeniden başlamasını memnuniyet ile karşılıyoruz. Türkiye’nin Libya, Suriye ve Güney Kafkaslar’daki bölgesel krizlerde de çözüm adına katkı sağlamasını bekliyoruz” denildi.

Gümrük Birliği modernizasyonu ve mülteci krizi

AB liderleri, bildiride Gümrük Birliği yönünde Türkiye ile daha derin bir işbirliği içinde çalışmaya başlayacaklarını belirtti. Liderler, Gümrük Birliği’nin uygulanmasında yaşanan zorluklar karşısında da Avrupa Komisyonu’na Türkiye ile görüşmelere başlaması için yetki verdi ve Avrupa Konseyi’nden Gümrük Birliği’nin modernizasyonu için çalışmalara başlanmasını istedi.

AB liderleri aynı zamanda göç yönetimi konusunda da Türkiye ile ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve Türkiye’deki dört milyon Suriyeli göçmene finansal yardım sağlanmasının yollarını bulmak için Avrupa Komisyonu’na talimat verilmesini kararlaştırdı.

“İlişkileri kompartmantalize edelim” çağrısı 

Kamu sağlığı, koronavirüs salgını, iklim krizi, terörle mücadele ve bölgesel sorunlar gibi konularda işbirliği yapabileceklerini belirten AB liderleri, Türkiye ile ilişkileri “kompartmantalize etme” (bölgesel meselelerdeki ayrışmayı kendi alanına hapsederek çok boyutlu ortaklığı geniş düzlemde sürdürmeye yönelik girişim) çağrısında bulundu. Türkiye ile karşılıklı ilgi alanlarında yüksek düzeyli diyalog başlatmaya hazır olduklarının altını çizen AB liderleri, AB Komisyonu’ndan da Türkiye’yle iş birliğinin halklar arası temas ve seyahat konularında nasıl geliştirilebileceğinin araştırılmasını istedi.

Türkiye’de yaşanan gelişmeler üzerine insan hakları vurgusu yapıldı: “Tek taraflı adım atmaktan kaçının”

Zirve bildirisinde, “Türkiye’ye uluslararası hukuka aykırı yeni provokasyonlardan ve tek taraflı adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyoruz” denildi. AB’nin çıkarlarını korumak için gerekli gördüğü takdirde seyahat yasağı, mal varlığı dondurma, enerji ve turizm gibi sektörlere yaptırım uygulayabileceğinin vurgulandığı bildiride, Türkiye’nin önümüzdeki üç aylık süre içinde gözlemleneceği belirtilirken özellikle Doğu Akdeniz’de atılacak adımların dikkatle takip edileceği ve ikili ilişkiler hakkında alınacak nihai kararların haziran ayında düzenlenecek bir sonraki zirvede belirleneceği vurgulandı.

“Nisan ayında Türkiye’yi ziyaret etmek üzere Türk makamları ile temas içindeyiz”

Dünkü (25 Mart) oturumun ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ortak bir basın toplantısı düzenledi. Michel, zirve sonrasında yaptığı açıklamada Türkiye’nin son zamanlarda gösterdiği ılımlı tavrını devam ettirmesi gerektiğini ve AB’nin Türkiye ile olan ilişkileri konusunda temkinli davranmaya devam edeceklerini belirtti.

“Türkiye ile ilişkileri geliştirmenin mümkün olacağını umuyoruz ama Türkiye’nin pozitif ve ılımlı tavrını sürdürmesi önemli” diyen Michel, nisan ayında Türkiye’ye bir ziyaret yapacaklarını ve bu yüzden Türkiyeli yetkililer ile irtibat halinde olduklarını duyurdu. 

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “Eğer Türkiye yapıcı şekilde hareket etmez ve tek taraflı tahrik edici eylemlere geri dönerse, biz de bu işbirliği uygulamalarını askıya alırız” dedi.

Von der Leyen ayrıca, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararından ötürü üzüntü duyduklarını ve AB’nin bütün Avrupa Konseyi ülkelerini bu sözleşmeyi onaylamaya teşvik ettiğini söyledi. 

Dışişleri Bakanlığı: “AB Zirvesi sonuç bildirgesi olumlu ancak tek yönlü”

Dışişleri Bakanlığı, AB Zirvesi sonrası yayımlanan bildiriye ilişkin açıklamada bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, raporun tek yönlü bir biçimde kaleme alındığı ancak yine de olumlu sinyaller taşıdığı belirtilerek “Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz” denildi.  

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması şöyle: 

“AB Zirvesi Sonuç Bildirisinde temel alınan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı/AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell ve AB Komisyonu tarafından hazırlanan ‘Türkiye ile AB arasında siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin durumu’ başlıklı raporun değerlendirme bölümünde olumlu gündemin gereği vurgulanmış olsa da, birkaç üye ülkenin dar görüşlü iddialarının etkisinde ve Türkiye-AB ilişkilerine tek yönlü bakış açısıyla kaleme alındığı görülmüştür. Bununla birlikte, Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz. 

Müzakere eden aday ülke olarak AB ile ilişkilerimizi üyelik hedefi doğrultusunda, işbirliği ve karşılıklı yarar temelinde geliştirmeyi biz de içtenlikle arzu ediyoruz. Zira, gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının yeniden işler hale getirilmesi Türkiye’nin ve sağduyulu birçok AB üyesi ülkenin çabalarıyla mümkün olabilmiştir. Bu bağlamda, AB tarafından olumlu gündem temelinde somut ve yapıcı adımlar atılması haklı beklentimizdir. Bu adımların Zirve bildirisinde koşullara bağlanması, sadece belli alanlara değinilmesi ve Haziran’a ertelenmesinin ise, yakalanan olumlu ivmenin kaybolmasına sebebiyet vermemesini umut ediyoruz. 

18 Mart Mutabakatı’nın göç konusunda işbirliği dahil tüm unsurları ile yenilenerek uygulanmaya devam edilmesi için AB ile çalışmaya hazır olmamıza ve bu konuda somut öneriler sunmuş olmamıza rağmen, AB tarafının Mutabakatın kapsamlı içeriğini gözardı ederek seçici davranmak ve muğlak ifadelere yer vermek zorunda kalması, birlikte küresel aktöre dönüştürmek istediğimiz AB açısından zayıf adımlar olarak kalmıştır.

Hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında diyalogdan öte, katılım müzakereleri çerçevesinde fasıl bazında çalışılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, AB’nin 23 ve 24. fasılları, yeni genişleme strateji çerçevesine de uygun olarak, açmasını bekliyoruz.

Türkiye, Libya, Suriye, Güney Kafkasya gibi bölgesel krizlerin çözümü yönündeki çabalarını sürdürecektir. Bu konularda AB ile işbirliği, bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesi ile ortak çıkarlarımızın ilerletilmesine katkı sağlayacaktır. Bu bakımdan sadece bölgesel konularda ve sağlıkta değil, ekonomi, enerji, ulaştırma, terörle mücadele, göç yönetimi ve vize serbestisi gibi ortak çıkarlarımıza hizmet eden tüm alanlarda yerleşik üst düzey diyalog mekanizmalarının derhal başlatılmasından yanayız.

Yunan-Rum ikilisinin maksimalist tutumunu, tek yönlü kışkırtıcı faaliyetlerini görmezden gelen ya da AB dayanışması ruhuyla engelleyemeyen AB’nin, ülkemizin ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerini yasadışı olarak nitelendirmesi uluslararası hukuka aykırıdır. AB’nin bu konuda yetki ve yargı hakkı da bulunmamaktadır. Kıbrıs konusundaki ifadeler ise Kıbrıs Rum tarafının çıkarlarını savunmaya yönelik, gerçeklikten kopuk yazımlardır ve olası bir uzlaşıya da katkıda bulunmamaktadır. Bildiride Kıbrıs Türklerine ve meşru hak ve çıkarlarına yine atıfta bulunulmaması da, AB’nin Kıbrıs konusunda taraflı ve önyargılı tutumunun devam ettiğini göstermektedir. AB’nin ortak çıkarlarımız yönünde atacağı olumlu adımlar, aday Türkiye tarafından olumlu adımlarla karşılanacaktır.”

Joe Biden da AB Liderler Zirvesi’ne katıldı: “Güçlü bir AB, ABD’nin çıkarına”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden da AB Liderler Zirvesi kapsamında ilk gün düzenlenen toplantıya katıldı. Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, Biden’ın toplantıda, AB ile ABD arasındaki ilişkilerin yeniden canlandırılmasına olan bağlılığını bir kez daha dile getirdiği aktarıldı. Biden’ın güçlü bir AB’nin, ABD’nin çıkarlarına ortak olduğunun altını çizdiği ve ortak demokratik değerlerle birlikte dünyanın en büyük ticari ve yatırım ortaklığının önemi vurguladığı belirtildi.

Beyaz Saray, Biden’ın toplantıda Çin ve Rusya hakkında da konuştuğunu belirtti ve “Başkan Biden, Çin ve Rusya da dahil ortak dış politika çıkarları konusunda birlikte çalışmak istediğini dile getirdi. Ayrıca Türkiye, Güney Kafkasya, Doğu Avrupa ve Batı Balkanlar konusunda da AB ile ABD’nin temasının sürmesi gerektiğini vurguladı” açıklamasını yaptı.  

Biden – Miçotakis görüşmesi: “Doğu Akdeniz’de istikrar bekliyorum”

Biden, AB Liderler Zirvesi sonrasında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.  

Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, Biden ve Miçotakis’in telefonla görüştüğü ve Biden’ın Miçotakis’i “Yunanistan’ın 200’üncü bağımsızlık yıldönümü” için kutladığı belirtildi. İki ülke arasındaki bağların geliştirilmesi vurgusu yapılan görüşmede, Miçotakis ve Biden’ın sürdürülebilir bir ekonomi ve iklim değişikliğiyle mücadelede birlikte çalışılması konusunda mutabakata varıldığı şu sözlerle vurgulandı: “Başkan Biden, Doğu Akdeniz’de istikrar için umutlu olduğu mesajını verdi. Ayrıca iki lider enerji güvenliği, Çin, Rusya ve Batı Balkanlar dahil ortak çıkar konularında koordinasyon yapılması konusunda mutabık kaldı.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus