İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Katarlı kadınlar hakkında rapor: “Tüm dünyanın salgın sırasında yaşadığı şey, Katar’daki kadınların yıllardır mahkum bırakıldığı ve alıştırıldığı hayat”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch – HRW) Katar hakkında hazırladığı yeni rapor, Körfez ülkesinin erkek vasi kurallarının kadınların evlenme, seyahat etme, çalışma veya çocukları hakkında karar verme hakkını yüksek oranda kısıtladığını hatta neredeyse yok saydığını söylüyor.

HRW’un sunduğu yeni rapora göre, Katar’daki kadınlar “derin ayrımcılık” altında yaşıyor. Ülkedeki sistem içerisinde kadınlar evlenmek, seyahat etmek, yüksek öğrenim görmek veya kendi çocukları hakkında kararlar almak için erkeklere bağımlı durumda. Sistemin pratikte nasıl işlediğini ilk kez analiz eden HRW’a göre, erkek vesayeti konusundaki katı kurallar, kadınları temel özgürlüklerden mahrum bırakıyor.

HRW’un çalışma ve barınma dahil toplam 27 kanunda kadınların sahip olduğu hakların çerçevesini incelediği raporda araştırmacılar, incelemelerinin sonunda kadınların birçok temel hakkı kullanmak için erkek “vasilerden” yani babalarından, kardeşlerinden, amcalarından ve kocalarından izin almaları gerektiğini ortaya koydu. Örneğin, ülkedeki kadınlar boşanmış olsalar veya çocuklarının babası ölmüş olsa bile, resmî olarak çocuklarının “birincil bakıcısı” olamıyorlar. Böyle bir durumda, eğer çocuğun vasisi olarak görev yapacak erkek bir akrabası yoksa, çocuğun birincil bakıcı rolünü hükümet üstleniyor.

Rapor için görüşülen kadınlar, HRW’un araştırma ekibine vasilerinin kendilerine araba kullanma, seyahat etme, ders çalışma, işe girme veya kendi seçtikleri biriyle evlenme iznini nasıl kısıtladığını anlattı. Bazı kadınlar, bu durumun zihinsel ve ruhsal sağlıklarını nasıl etkilediğinden, kendilerine zarar verme, depresyon, stres ve intihar düşüncelerini artırdığından bahsetti. 

HRW’un araştırmaları sırasında görüştüğü bir kadın, “Kızlar, Katar’da [sürekli] karantina altında yaşıyor” diyor ve ekliyor: “Tüm dünyanın salgın sırasında yaşadığı şey, Katar’daki kadınların yıllardır mahkum bırakıldığı ve alıştırıldığı hayat.”

HRW’da kadın hakları araştırmacısı olarak görev yapan Rothna Begum, söz konusu araştırmanın, Katar’daki mevzuatı netleştirme ihtiyacından kaynaklandığını belirterek şöyle konuştu: “Katar hükümeti kadınların kuralları bilmesini istemiyor.” Begum’a göre Katar, erkeklerin güç ve kontrol sahibi olmasını istiyor ve ülkedeki yasalar, kadınların erkeklere itaatkar olmaları gerektiği varsayımına dayanıyor. Begum, bu duruma örnek olarak, ülkede herhangi bir yasa değiştirildiğinde hükümetin kadınları bu konuda bilgilendirmemesini ve bu bilgiye ulaşamamaları için çeşitli yollar izlemesini gösteriyor.

Raporda, buna dair bir yasa olmasa bile, kadınların kendi hayatlarını doğrudan etkileyen her türlü adımlarında erkek bir vasiden izin almalarının istendiği ifade ediliyor. Örneğin, bir kadın iş başvurusu sırasında bir erkekten referans mektubu getirmek zorunda bırakılıyor ya da pasaport alabilmek için babasından onay alması gerekiyor. Bir başka örnek ise doğum öncesi bakım, vajinal ultrason ve smear testi gibi bazı cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişebilmek için evlilik belgesi istenmesi. 

Rapordaki en dikkat çekici noktalardan biri, tüm bu ayrımcılıklara karşı kadınların şikayetlerini dile getirebileceği herhangi bir kurum olmaması. Begum, bu konuyu şöyle ifade ediyor: “Katar’da ayrımcılık karşıtı yasa yok. Bu nedenle, bir kadın herhangi bir haksızlığı, ayrımcılığı veya zorluğu şikayet etmek istediğinde, gidebileceği hiçbir kurum yok. En kötüsü de kadınlara nasıl muamele edildiğini izleyebilecek veya hükümetin bu konuda sorumluluk almasını ve sorgulanmasını sağlayacak herhangi bir kadın hakları kuruluşu da yok.”

Begum’a göre, Katarlı kadınlar “ayrıcalıklı” hayatlar sürdükleri yerlerde bile, vesayet kuralları nedeniyle çocuk gibi muamele görüyor. 

Noof al-Maadeed

Araştırmalar kapsamında görüşülen Katarlı kadınlar Noof al-Maadeed, tüm bu koşullara maruz kalan milyonlarca kadından biri olarak, yıllarca süren aile içi şiddet ve kısıtlamalardan sonra ülkeyi terk etmeye karar verdiğini ifade etti. 21 yaşına gelene kadar kendisine okul dışında hiçbir yere gidebilmek için izin verilmediğini ve bir gün bu durumdan sıkılıp evden ayrılmaya karar verdiğini söyleyen Maadeed, 25 yaşın altındaki bekar kadınların yanlarında erkek bir velileri veya velilerinin izni olmadan yurt dışına seyahat etmeleri yasak olduğu için kaçmak zorunda kaldığını, ardından İngiltere’ye giderek iltica talebinde bulunduğunu aktardı.

Maadeed kaçışını kamuoyuna açıkladığında, sosyal medyada Katar’daki kadın haklarıyla ilgili tartışmalar da alevlendi. Bu tartışmalara Katar hükümetinin verdiği yanıt, geçen yılın ocak ayında, kadınların ehliyet almak için bir vasi iznine sahip olma zorunluluğunu kaldırmak oldu. Bu noktada Begum, Katar’da gerçekleşmesi istenen değişimin tek yolunun uluslararası baskıdan geçtiğini söylüyor.

Katarlı yetkililerin Guardian’a verdiği demece göre, hükümet, ülkedeki kadınların siyasette yer almaları ve diğer profesyonel alanlara dahil olmaları konularında kaydedilen ilerlemeyi geliştirmek istiyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus