Koronavirüs salgınının seyri ve salgın nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının veri analizi (2): Anket verileri ve uzman görüşleri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Salgın döneminde hem sağlık çalışanlarının en büyük şikâyetlerini dinlemek hem de bu sürecin sosyal ve ekonomik açıdan kendilerini nasıl etkilediğini öğrenmek amacıyla bir anket düzenledik. Ankete 298’i hekim olmak üzere 361 kişi yanıt verdi.

Ankete katılım sağlayanların büyük çoğunluğunu 35-45 ve 45-55 yaş arası sağlık çalışanları oluştururken katılımcıların 196’sı kadın, 165’i erkek.

Ankete katılan çalışanların verdikleri cevaplarda özellikle cinsiyet ve yaş aralıkları önemli kırılmalar oluşturuyor. Koronavirüs tedavisinde yer alanların branşlara göre dağılımı şu şekilde:

Sağlık çalışanlarının koronavirüse yakalanma ihtimalini artıran iki önemli unsur var. Bunlardan birisi uzun mesai saatleri ve çok sayıda hasta ile temas edilmesi, ikincisi ise koruyucu ekipmanların nicel ve/veya nitel yetersizliği. Sağlık çalışanları özellikle ilk zamanlarda koruyucu ekipmana ulaşma noktasında sorun yaşadıklarını belirtirken ilerleyen dönemlerde ekipmanların yetersiz kalmadığını ancak bu kez de özellikle bazı sağlık kuruluşlarında ekipmanların kalitesinin sorunlu olduğunu belirtiyor. 

Ankete katılanların yüzde 39’u koruyucu ekipmana ulaşmakta zorlanıyor

Ankete katılan 361 çalışanın 177’si, yani yüzde 49’u koruyucu ekipmana ulaşmakta sıkıntı yaşamadıklarını ifade ederken yüzde 39’u zaman zaman bu sorunu yaşadıklarını söyledi. Katılımcıların yüzde 60’ı ise ekipmanın kalitesinden memnun olmadıklarını belirtti.

Ankete katılan 22 aile hekiminden yalnızca üçü koruyucu ekipmana ulaşmakta zorlanmadığını belirtirken 22 kişiden 18’i ekipman kalitesinden memnun. Öte yandan özel kurum çalışanları ile devlet hastanelerinde çalışanlar arasında ekipman tedariki açısından belirgin bir fark olmasa da ekipmanın kalitesi açısından büyük bir fark olduğu görülüyor. Özel hastane çalışanlarının yüzde 53,6’sı ekipman kalitesinden memnun iken devlet hastanesi çalışanları için bu oran yüzde 35,06. 

Koronavirüse yakalanan 82 kişiden 44’ü koruyucu ekipmana ulaşmakta sıkıntı çekmemiş.

Anketteki katılımcılar arasında koronavirüs tedavisinde yer alan erkekler, kadınlara göre daha yüksek oranda koronavirüse yakalandı

Katılımcıların yüzde 65’i (235 kişi) koronavirüs tedavisinde yer aldı. 82 kişi ise koronavirüse yakalandığını söyledi. Koronavirüs tedavisinde yer alan erkekler, kadınlara kıyasla daha yüksek oranda koronavirüse yakalandı.

Ankete göre koronavirüs tedavisinde yer almak, hastalığa yakalanma riskini yaklaşık beş kat arıtıyor

Anket koronavirüs tedavisinde yer almanın, hastalığa yakalanma riskini yaklaşık beş kat artırdığını ortaya koydu. Ankete katılanlar arasında koronavirüs tedavisinde yer alanların hastalığa yakalanma oranı yüzde 26 iken tedavide yer almayanlar yüzde 5 oranında hastalığa yakalandı.  

Devlet kurumlarında çalışanların yüzde 79’u, özelde çalışanların yüzde 36’sı koronavirüs tedavisinde yer almış

Devlet kurumlarında çalışanların yüzde 79,5’i koronavirüs tedavisinde yer alırken özel hastane çalışanlarının ise yüzde 36’sı tedavide yer aldığını belirtti. Koronavirüse yakalanma ve tedavide yer alma yüzdeleri ise yaş büyüdükçe azalıyor. 

Ankete katılan 25 – 35 yaş aralığındaki 73 kişinin yüzde 84’ü koronavirüs tedavisinde yer almış. Tedavide yer alanların yaş gruplarına göre dağılımı şu şekilde: 

Psikolojik tükenmişlik hissi

Salgınla en ön safta mücadele eden sağlık çalışanlarının en büyük sorunlarından biri de psikolojik açıdan da oldukça zorlu bir süreçten geçmeleri. Ankete katılan 361 kişinin 156’sı “kendimi fazlasıyla yorgun hissediyorum” derken 111 kişi ise psikolojik açıdan tükendiğini hissediyor. Farklı kategorilere göre hekimlerin psikolojik tükenmişlik hissi ise şöyle değişiyor:

Cinsiyete göre tükenmişlik hissi:

Kadınlar erkeklere kıyasla kendilerini psikolojik açıdan iki kat daha fazla “tükenmiş” hissediyor

Cinsiyet üzerinden bakıldığında ankete katılan 196 kadının 77’si, yani yüzde 39,2’si tükendiğini hissederken 165 erkeğin 34’ü, yani yüzde 20,6’sı psikolojik açıdan tükenmiş durumda. Türk Psikologlar Derneği Başkanı Dr. Okan Cem Çırakoğlu, bu kadar açık farkın toplumsal cinsiyet rolleri ile yakından ilişkilendirilebileceğini belirtti. Çırakoğlu’na göre erkeklerin önemli bir kısmına göre kadınların üzerine yüklenen ev işleri fazladan psikolojik bir yük getiriyor olabilir.

Çırakoğlu: “Gençlerin deneyimleri düşük, bu psikolojik sorunlara karşı başa çıkmakta önemli bir unsur”

Okan Cem Çırakoğlu’na göre gençlerin psikolojik açıdan daha fazla zorlanması ise deneyim eksikliği ile alakalı. Çırakoğlu konuya ilişkin şunları söyledi: “Gençlerin deneyimleri düşük, tecrübe eksikliği var. Henüz profesyonelleşememiş de olabilirler. Hekimlerin yaşı ilerledikçe karar mekanizmalarındaki karar sorumluluğu artıyor, daha deneyimsizlerin iş yükü de artmış olabilir. Psikolojik sorunlarla başa çıkmakta deneyim önemli bir unsur.”

Gençlerle kadınların ortalamaya kıyasla daha olumsuz değerlendirdiği diğer konular ise toplumun salgın konusundaki tavrı ve tedbirlere uyma özeni ile siyasi iktidarın salgınla mücadele politikaları. 

Bu noktada 45-55 yaş arasındaki kişilerle 55-65 yaş arasındaki kişiler arasında belirgin bir ayrılma var. 45-55 yaş arasındakilerin yüzde 80’inden fazlası toplumun salgını yeteri kadar ciddiye almadığını düşünürken aynı yaş aralığındaki kişilerin yarısı salgınla mücadelede hükümeti başarısız buluyor. Öte yandan 55-65 yaş arasındaki kişilerin yüzde 65’i toplumun salgını yeterince ciddiye almadığını belirtirken yüzde 77’si de hükümetin salgınla mücadele etme konusunda başarısız olduğunu savunuyor. 

Kadınlar erkeklere göre toplumu daha bilinçsiz ve hükümeti daha başarısız buluyor

Ankete katılan kadın sağlık çalışanlarının yüzde 18,3’ü toplumun salgını ciddiye aldığını düşünürken erkeklerde bu oran yüzde 33. 

Aynı şekilde hükümetin salgınla mücadele etme yöntemlerini başarılı bulma konusunda da kadınlar ve erkeklerin düşünceleri arasında önemli farklar var. Ankete katılan kadın sağlık çalışanlarının yüzde 68,8’i hükümeti salgınla mücadelede başarısız bulurken erkeklerde bu oran yüzde 56,3.

Kadınlar ve erkekler arasında psikolojik tükenme açısından en büyük fark enfeksiyon hastalıkları uzmanları arasında. Enfeksiyon hastası erkeklerin yüzde 11,1’i psikolojik olarak tükendiğini hissederken kadınlarda bu oran yüzde 62. Anket ortalaması ise yüzde 31. 

Çırakoğlu: “Çok çalışmalarının yanı sıra engellenmişlik ve öfke hissi var”

Dr. Okan Cem Çırakoğlu, bu verilerin de gençlerde ve özellikle kadınlardaki psikolojik yıpranmışlığı gösteren istatistikler olduğunu düşünüyor. Topluma ve hükümete ulaşmak kolay olmadığı için bu kişilerin bir öfke ve engellenmişlik hissi içinde olabileceğine dikkat çeken Çırakoğlu konu hakkında şunları söylüyor: “Çok yoğun çalışmalarının yanı sıra bu durum bir engellenmişlik hissi ve devamında bir öfke hissi yaratıyor. Bu öfkeyle başa çıkmak her zaman kolay değil. Bu durumda öfke olumsuz bir duygu çünkü nesnesi erişilebilir bir yer değil. Genel olarak topluma ve hükümete ulaşmak kolay değil. Mesleki vicdanı ile hissettikleri arasında kalıyor da olabilirler. Boşuna uğraşma hissi de bu duyguları tetikler. Çok yoğun çalışılmasına rağmen istenen sonuçlara başka faktörler nedeniyle ulaşılamadığı hissi bu görüşleri tetikleyebilir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus