Randevuları olduğu halde “Aşı yok” cevabı alan aşı mağdurları konuştu: “Bakanlık süreci yönetemiyorsa koltukları işgal etmesinler”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye genelinde koronavirüse karşı Çinli ilaç firması Sinovac’ın ürettiği CoronaVac aşısı uygulanıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın önceki açıklamalarına göre Türkiye’de 55 milyon doz aşı olmalıydı, şu anda ise yaklaşık 18 milyon doz aşı var. Son günlerde sosyal medyada pek çok kişi aşı hakkında mağduriyet bildirmeye başladı. Aşı randevusu alarak sağlık merkezine gidenler “Aşı yok” cevabıyla karşılaştıklarını söylüyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 25 Mart’ta yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin elinde 18 milyondan fazla aşı bulunduğunu belirterek “Türkiye’de şu ana kadar 14 milyon dozdan fazla aşı uygulandı. Yurtdışından getirerek kullanıma aldığımız aşı, toplamda 18 milyon dozun üzerinde. Ayrıca bugün itibariyle 10 milyon doza tekabül eden, dolumu Türkiye’de yapılacak aşı elimize ulaşmış durumda. Mayıs sonuna kadar toplam 100 milyon dozun Türkiye’ye ulaşmasını bekliyoruz. Anlaşma bu şekilde yapılmıştır. Bunlar, her birinize güven telkin edecek sayılardır” demişti. Ancak Bakan Koca’nın 2020 yılı sonlarında yaptığı açıklamalara göre mart sonunda Türkiye’nin elinde 55 milyon doz aşı bulunması gerekiyordu.

Bu verilerin ortaya çıkmasıyla birlikte birçok kişiden aşı mağduriyeti haberleri gelmeye başladı. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve e-Nabız üzerinden aşı randevusu alarak sağlık merkezlerine giden kişiler “Aşı yok” cevabıyla karşılaştıklarını sosyal medyadan duyurdu. Mağdurlardan bazıları Medyascope’a konuştu.

“Salgının başından beri doğru yönetilemeyen bir süreç içinde yaşadığımızı düşünüyorum”

Aşı mağduriyeti yaşayan Tania Taşçıoğlu Baykal yaşadıklarını şöyle anlattı:

“E-Nabız üzerinde ‘Aşılama için belirlenen öncelikli grup içerisinde yer almaktasınız’ ibaresini görünce 29 Mart tarihinde yine e-Nabız üzerinden aşı randevumu Vehbi Koç Amerikan Hastanesi’ne 31 Mart saat 11.45‘e aldım. Saat 11.30’da randevu için gittiğim hastanenin danışmasından ‘Aşı gelmedi 13.30’da gelebilme ihtimali var, biz de öğrenmeye çalışıyoruz’ denildi. Benim gibi gelip bekleyenlerin sayısı çoktu. ‘Neden haber verilmedi?’ diye sorduğumuzda da randevuların MHRS üzerinden alındığı ve hastanelerin hiçbir şey yapamayacağı, sabah 09.00’dan beri bekleyen hastalar olduğu bilgisi verildi. Haklılar, bir kısmı randevularını iptal edip yeni randevu almışlar.

182’yi aradım. Sadece randevu verdiklerini, aşının gelip gelmediğiyle ilgili bilgi sahibi olmadıklarını söylediler. Alo 184 Şişli İlçe Sağlık Müdürlüğü’nü aradım. Telefonlarına ulaşmak mümkün değil. Twitter hesabımdan da olup bitenleri Sağlık Bakanlığı’nı, bakanın kendisini, bakanlığın çözüm hesabını etiketleyerek paylaştım. Saat 12.05’te bakanlığın Twitter hesabından ‘Size ulaşabileceğimiz iletişim bilgilerinizi mesaj atın’ mesajı geldi ama arayan olmadı. Aşı saat 13.30 civarında hastaneye ulaştı nihayetinde. Hastanenin başhekimliği uğraşmış sanıyorum. Nihayet, randevudan iki buçuk saat sonra aşıya kavuşabildim. Sonra fark ettim ki bu sadece benim başıma gelmemiş. Dün ve bugün randevu verildiği halde aşı olamayan, geri dönen insanların ‘Aşı nerede?’ paylaşımını gördüm sosyal medyada. Sanıyorum sosyal medya paylaşımımdan dolayı 15.30’da 184’den arandım. Olup biteni kendilerine aktardım. Korkunç bir organizasyonsuzluk olduğunu, Hayat Eve Sığar (HES) Uygulaması, e-Nabız, e-Devlet, MHRS her bir yerde telefonlarımızın, e-posta adreslerimizin Sağlık Bakanlığı’nın elinde bulunduğunu, böyle durumlarda insanları bilgilendirmek zorunda olduklarını da ekledim. Salgının başından beri korkunç bir kargaşa, doğru yönetilemeyen bir süreç içinde yaşadığımızı düşünüyorum. Bütün bu yaşadıklarımıza çok tepkiliyim. Başında bir hekim bulunan bakanlık süreci yönetemiyorsa, o koltuğu işgal etmesinler, rica ediyorum.”

Madem stoklarda yoktu neden randevu veriyorlar?

Bir başka “Aşı yok” cevabıyla karşılaşan kişi de Rabiye Yücel. Randevuya dahi gidemeden arandığını ve kendisine yetkililer tarafından aşı olmadığının söylendiğini belirten Yücel, “Aşı için 27 Mart Pazar günü, Nevşehir 2 No’lu Sağlık Ocağı – Nevşehir Aile Sağlığı Merkezi’nden 29 Mart Salı gününe randevu aldım. Zaten sistem sadece 28 Mart Pazartesi ve 29 Mart Salı gününe randevu veriyordu. Salı günü randevu saati gelmeden aile hekimim aradı. Aşının tükendiğini ve haber vereceklerini söyledi, ‘Gelmeyin’ dedi. Aile hekimine herhangi bir şey demedik ‘Tamam’ diyerek telefonu kapattık. Madem stoklarda yoktu neden randevu veriyorlar? Gitmiş olsak orada kötü olacaktık. Tansiyon hastası, heyecanlı ve 61 yaşında bir kadınım. Herkesten ‘Aşı yok’ diye duymuştuk ama belki bana denk gelmez bu olumsuzluk diye düşünmüştüm, benim de başıma geldi” dedi.

Medyascope’a konuşan aşı mağdurlarından Nermin Yılmaz ise yaşadıklarını şu cümlelerle aktardı:

“Aşı için pazartesi günü sisteme girdim ve 31 Mart günü saat 10.00’a randevu aldım. Saat 09.30’da hastaneye gittiğimizde herkes kapıda yığılmıştı, içeriye kimseyi almıyorlardı. Bilgi veren güvenlik görevlisi aşının yolda olduğunu ve beklememiz gerektiğini söyledi. Bir buçuk saat bekledim. Aşı gelmedi ve eve döndüm. Kızdım, hava soğuk, kapıda kaç saat durulacaktı? Aşı gelecekse sabah erkenden ya da akşam gelir. Aşı yoksa da kapıya yazı asarsınız ‘Bugünlük aşı yok şu gün gelebilirsiniz’ diye.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus