Tam kapanma döneminde içki satışının yasaklanmasına yönelik tartışma sürüyor: İktidar son 10 yılda alkollü içeceklerle ilgili onlarca yasak kararına imza attı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgınında artan vaka sayıları ve ölümler nedeniyle 29 Nisan Perşembe günü başlayacak ve 17 Mayıs Pazar günü sona erecek tam kapanma döneminde alkollü içeceklerin de satışına yasak getirildi. Hükümet yıllar içinde attığı adımlarla pek çok farklı alanda alkollü içeceklerin satışını yasaklarken içkilere ise fahiş vergi zamları uygulamaya devam ediyor. Medyascope olarak iktidarın son yıllardaki alkollü içki politikalarını inceledik.

Kısıtlamalarda alkollü içki yasağı Aralık 2020’den beri uygulanıyor 

Tam kapanma sürecinde alkollü içkilerin yasak olduğu tartışması sürerken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bakanlıkta düzenlediği toplantıda tekel bayilerinin tam kapanma süresince açık olup olmayacağı sorusuna “İstisnada yer almıyor ve kapalı. Bu açıdan hem bir muafiyet yok hem de bir soru işareti söz konusu değil” yanıtı vererek yasak kararını teyit etti.

Aralık 2020’de yayımlanan İçişleri Bakanlığı genelgesinde yasak olmamasına rağmen tekel bayileri polis tarafından kapatılmaya başlanmıştı. Bu kapatmaların ardından, süpermarket ve zincir marketlerin alkol satışı yapmaları halinde haksız rekabet yaşanacağı gerekçesiyle yasaklar burada da uygulandı. 

Salgında içkiye fiili yasaklar

Yasak kararı yeni değil. Türkiye’nin koronavirüs ile mücadele kapsamında aldığı yasak kararlarında alkollü içki satışının yasaklanması Aralık 2020’den bu yana Türkiye genelinde uygulanıyor. İnsan hakları savunucusu ve avukat Prof. Dr. Kerem Altıparmak, alkollü içkilerin satışına yasak getirilmesine dayanak oluşturan bir kanun ve yasanın olmadığına dikkat çekti. Altıparmak, alkollü içki ile salgın arasında nasıl bir bağ olduğunun bilinmediğini söylerken karara şöyle tepki gösterdi: “Bu temel, hak ve özgürlüktür. Bunu kısıtlayacağınız zaman anayasa üzerinde mutlaka yasa çıkarmanız gerekiyor. Ortada bir yasa yok. Ortada yasaya dayanarak bir işlem yok, tamamen keyfi bir idari işlemden bahsediyoruz. Yasa olsaydı bile hangi kamu düzeni kamu sağlığı açısından alınmış bir karar bunu görmemiz gerekiyor.”

“Erdoğan ve Soylu, benim ve bir başkasının adına hayat tercihinde bulunuyor”

Altıparmak alkollü içkilerin satışına yasak getirilmesini eleştirerek şunları söyledi: “Bir insan özgürce, istediği zaman, başkalarına zarar vermeden, yasak olmayan bir maddeyi de tüketebilir. Buna sistematik engel olmak insanların kendisi için doğruyu seçmesini engelliyor. Bu yaklaşım paternalist bir yaklaşım. Süleyman Soylu ve Recep Tayyip Erdoğan, benim ve bir başkasının adına hayat tercihinde bulunuyor. Bu otoriterliğin de önüne geçiyor. ‘Öyle değil böyle insan olun, doğru insan olun,benim tercih ettiğim insan olun’ deniliyor.”

“Evde bile içki tüketmemizi istemiyorlar”

Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş da yasağın şifahen alındığını ve bu nedenle hukuki yollara başvuramadıklarını belirtti. Aybaş, yasağın yaşam biçimine müdahale olduğunu şu sözlerle savundu: “Bu yasağı seküler, özel yaşam ve yemek içme kültürüne bir müdahale olarak görüyoruz. Önce öğretmenevlerinde, tesislerde ve sokaklarda yasaklandı. Şimdi de ‘Evde de içmeyin’ diyorlar. Bizim evde içmemizi bile istemiyorlar.”

Son 10 yılda rakı fiyatında yüzde 443 artış

Türkiye’de alkollü içki tartışmasının en önemli ayaklarından birini vergiler oluşturuyor. Son 10 yılda rakıda yüzde 443, birada ise yüzde 365 artan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranı, Türkiye’yi alkollü içecek vergisi liginde altıncılığa taşıdı. Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2018’de yaptığı araştırmaya göre, 1 litre alkollü içecekten alınan 50.52 dolar maktu ÖTV ile İzlanda, Norveç, Avustralya, İsveç ve Finlandiya’nın ardından OECD listesinde altıncı sıraya yerleşti. Vergi uzmanı Ozan Bingöl’e göre, 2017 yılında devletin vergi geliri 536 milyar TL iken bunun yüzde 67’si dolaylı vergilerden oluşmuş ve yaklaşık 138 milyar TL’si ÖTV’den toplanmış. Toplanan ÖTV’nin 10 milyar TL’sini ise alkollü içkilerden alınan ÖTV oluşturmuş.

(Kaynak: TÜİK-Teyitorg)

Efes Pilsen gitti, Anadolu Efes geldi

2011 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen yeni tütün ve alkol yasası gereğince, spor kulüplerinin isim ve tanıtımlarında alkollü içki markalarını çağırıştıracak isim, logo ve amblem kullanmaları yasaklandı. Türkiye basketbolunun köklü ekiplerinden Efes Pilsen Spor Kulübü, bir yıl içinde ismini ve logosunu değiştirmek zorunda kalarak faaliyetlerine 2011-2012 sezonundan itibaren Anadolu Efes Spor Kulübü olarak devam edeceğini resmen açıklamıştı.

Üniversitelerde alkollü içki yasaklandı

Alkollü içkilerin üniversitelerde yasaklanmasının tarihi ise 2012 yılına gidiyor. O dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın, üniversite yerleşkeleri içinde alkol satışı yapılması ile ilgili olarak “Öğrenci alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak?” açıklamasından iki hafta sonra Yükseköğretim Kurulu (YÖK) harekete geçerek, üniversite yerleşkeleri içindeki restoranlarda içki satışını yasaklamıştı.

Öğretmenevlerinde yasak

2012 yılında uygulamaya konulan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (TAPDD) üniversitelerin sosyal tesislerinde uygulamaya konduğu alkollü içki satış yasağı, diğer kamu kurumlarına ait sosyal tesislere de yansıdı. Emniyetin, “Polis Moral Eğitim Tesisleri” olarak adlandırılan sosyal tesisleri “eğitim kurumu” statüsüne alındıktan sonra başlatılan alkol yasağının ardından, şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenevlerinde içki yasağı getirildi.

Akşam 22’den sonra alkollü içkilerin satışı yasaklandı

2013’te ise AKP’li vekillerin önerdiği alkol yasağı kanunu Meclis’ten geçmiş, yasaya göre gece saat 22:00’den sabah saat 06:00’ya kadar alkol satışı yapmak yasaklanmıştı. Önergede herhangi bir kayıt yer almadığı için gece perakende alkol satışına ilişkin yasak, turizm bölgelerini de kapsadı.

Her türlü alkollü içki reklamına yasak

Aynı yasa kapsamında, alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamının ve tüketicilere yönelik tanıtımın yapılması, satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlikler de yasaklandı. 

Okul ve cami çevresinde alkollü içki satışına yasak

Yine 2013 yılında alkol ile ilgili yeni düzenlemeler içeren “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” kapsamında, alkollü içkilerin perakende veya açık olarak satışının yapıldığı yerler ile örgün eğitim kurumları ve dershaneler, öğrenci yurtları ve ibadethaneler arasında kapıdan kapıya en az yüz metre mesafenin bulunması zorunlu hale getirildi. 

TCDD de yasak kervanına katıldı

Bir başka yasak ise Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’ndan (TCDD) geldi. TCDD’nin 2013’te Ankara-Konya hızlı tren seferlerinde başlattığı alkol yasağı uygulaması, Eskişehir ve İstanbul hatlarında da uygulanmaya başladı. Alınan kararla birlikte, Türkiye genelinde yüksek hızlı trenlerde alkol satışı yapılması yasaklandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus