33 yaşında Bayern Münih’in teknik direktörü olan ”Baby Mourinho’’ lakaplı Julian Nagelsmann’ın ilham verici hikâyesi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya Bundesliga ekiplerinden Hoffenheim’ı çalıştırdığı dönemde takımın kalecisi Tim Wiese tarafından ‘’Baby Mourinho’’ lakabını alan genç teknik direktör Julian Nagelsmann, henüz 33 yaşında olmasına rağmen Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi Kupası’nı müzesine götüren Alman devi Bayern Münih, pazartesi günü (26 Nisan) yaptığı açıklama ile Julian Nagelsmann’ın önümüzdeki sezondan itibaren takımın yeni teknik direktörü olacağını duyurdu. Kariyer basamaklarını koşar adım çıkan genç dâhinin hikâyesini, Medyascope’tan Kubilayhan Kavrazlı derledi.

Çocukluk döneminde futbola bağlandı

Julian Nagelsmann, tarihler 23 Temmuz 1987’yi gösterdiğinde Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Landsberg am Lech şehrinde doğdu. Burgi ve Erwing çiftinin son çocuğu olarak dünyaya gözlerini açan Julian, ağabeyi Andre ve kız kardeşi Vanessa ile birlikte dolu dolu bir çocukluk dönemi geçirdi. Julian, özellikle ağabeyi ile futbola olan ortak ilgileri yüzünden çok iyi anlaşıyordu. Ancak bu ikilinin futbol tutkusu, çoğu zaman yaşadıkları şehirden uzak kalmalarına neden oluyordu. Çünkü diktatör Adolf Hitler’in bir müddet tutuklu kaldığı Landsberg Hapishanesi’nin yanı sıra pek çok tarihi hapishanenin de bulunduğu Landsberg am Lech şehri, spor sahalarından çok Nazi Almanyası’ndan kalan yapıtlara ev sahipliği yapıyordu. Öte yandan Nagelsmann ailesinin yaşadığı yer, konum olarak Münih ve Augsburg şehirlerine oldukça yakındı. Julian ve ağabeyi Andre, bu durumun avantajlarından sık sık faydalanmayı ihmal etmiyor ve futbola olan aşklarını, Münih ve Augsburg’u ziyaret ederek gidermeye çalışıyorlardı.

Nagelsmann’ın doğduğu Landsberg am Lech şehrinden bir kare.

Augsburg, Julian’ı kadrosuna kattı

Orta sınıf bir Alman ailesinde doğan Julian, babası Erwing’e çok düşkündü. Erwing, çocuklarının geleceklerine büyük önem veriyor ve onların isteklerini yerine getirebilmek adına var gücü ile çalışıyordu. Henüz üç yaşından itibaren futbol topu ile yatıp kalkmaya başlayan Julian’ın ise babasından tek bir isteği vardı: Bir kulüp çatısı altında futbol oynamak. Çocuğunun bu isteğini geri çevirmeyen Erwing, Julian’ın ileride başarılar ile dolacak kariyerini FC Issing kulübünde başlattı. Almanya Birinci Futbol Ligi’nde (Bundesliga) profesyonel bir futbolcu olma hayali ile yanıp tutuşan Julian, şehrinin takımı FC Issing’de kısa süre içinde parlamayı başardı. Savunma oyuncusu olarak yaşıtları arasında fark yaratan Nagelsmann, Augsburg Futbol Akademisi’nde görev yapan gözlemcilerin dikkatini çekti ve Julian’ın 2002 yılına kadar sürecek Augsburg kariyeri böylece başlamış oldu.

15 yaşında ailesinden ayrıldı

Augsburg çatısı altında kendisine yer bulmayı başaran Julian, geleceğini futbol sayesinde kazanabilme ihtimali olduğunun farkına ilk bu kulüpte vardı. Başarılı bir futbolcu olmak için çocukluğunu harcamaya göze alan yetenekli isim, ailesinin yanından henüz 15 yaşında ayrılarak Bavyera eyaletinin başkenti Münih’e doğru yola çıktı. 2002 yılında 1860 Münih altyapısına transfer olan Julian, böylece profesyonel futbolcu olma hayalini gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştı.

Julian’ın hayalleri gerçek oldu

1860 Münih’in 17 yaş altı takımına katılan Julian Nagelsmann, savunma bölgesindeki başarılı performansının yanı sıra takım arkadaşlarına yaptığı liderlik ile de dikkatleri üzerine çekti. Juilan’ın bu liderlik özelliği, kısa süre içinde takım kaptanlığına yükselmesini beraberinde getirdi. Daha sonraki yıllarda Bundesliga’da forma giyecek olan Christian Trasch ve Fabian Johnson gibi isimlere de kaptanlık yapan genç isim, takımı ile 2004-2005 ve 2005-2006 sezonlarında Almanya U19 Ligi’nde 31 maça çıktı. 1860 Münih, Julian Nagelsmann’ndan çok memnun kaldı ve onu, 2006 yılının Temmuz ayında hayallerine kavuşturdu. Julian, 1860 Münih’in ikinci takımı ile profesyonel sözleşme imzalamıştı.

Futbol hayatına nokta koymak zorunda kaldı

Profesyonel sözleşmeye imza atarak kariyerinde önemli bir eşiği aşan Nagelsmann, 2006-2007 sezonunda ise üst üste gelen felaketler ile boğuşacaktı. Sezon boyunca futbol hayatını derinden etkileyen sakatlıklar geçiren genç isim, sadece bir karşılaşmada takım arkadaşları ile birlikte mücadele etme şansı yakalayabildi. Ancak genç yeteneğin pes etmeye niyeti yoktu ve sakatlıklar ile boğuştuğu günleri fırsata çevirerek okulunu bitirmeyi başardı. 2006-2007 sezonu bittiğinde ise Augsburg II (B Takımı), 1860 Münih’e 50 bin euro ödeyerek sakatlıkların peşini bırakmadığı eski öğrencisini kadrosuna kattı. Ancak Julian, Augsburg forması altında da sakatlıklar yaşamaktan kurtulamadı. Yaşadığı diz sakatlıkları sonrası doktorlar, 20 yaşındaki isme osteoartrit (kireçlenme) riskinin yüksek olduğunu ve futbolu bırakmasını tavsiye etti. Doktorların tavsiyesine uyarak futbolu bırakmak zorunda kalan Julian Nagelsmann’ın yaşayacağı kâbuslar ise henüz bitmemişti.

2007 yılı kâbus gibi geçti

2007 yılında futbol hayatına son vermek zorunda kalan Julian Nagelsmann, aynı yıl içerisinde babası Erwing’i de toprağa verdi. ‘’Babamın ölümüyle birlikte sadece futbolcu olma hayalim değil, hayatım da paramparça olmuştu” diyen Julian, henüz 20 yaşında olmasına rağmen ailesinin tüm sorumluluğunu üstlendi. Ağabeyi ve ablasının şehir dışında ikamet etmesi yüzünden annesi ile Augburg’da yaşamak zorunda kalan genç isim, hayatının en zor dönemlerini yaşıyordu. ‘’Aniden üstünden asla gelemeyeceğimi düşündüğüm şeyler ile yüzleşmek zorunda kaldım. Evimizi, arabamızı satarak geçinmek zorunda kaldık’’ diye konuşan Julian, maddi olarak daha fazla zor durumda kalmamak için Augsburg ile halihazırda devam eden sözleşmesinin feshedilmesine sıcak bakmadı. Julian Nagelsmann’a kalan sözleşme süresi boyunca altyapıda çalışmasını teklif ederek yaşanan sorunu çözmeyi planlayan Augsburg yetkilileri, böylece genç ismin teknik direktörlük kariyerinin başlamasını sağladı. Genç ismin gözündeki ışığı ilk görecek kişi ise Nagelsmann gibi sakatlıklar yüzünden futbolu bırakmak zorunda kalan ve halen İngiliz kulübü Chelsea’yi çalıştıran Thomas Tuchel’den başkası değildi. 

Julian Nagelsmann ve Thomas Tuchel 

Thomas Tuchel, genç isimden etkilendi

Babasını yeni kaybetmiş olan Nagelsmann, Augsburg’un kendisine altyapıda çalışma teklifi yapmadan önce işletme bölümü okumaya başladı. Futbola bir daha döneceğini asla ummayan genç isim, bu bölümün sınavlarını başarı ile verdi ve Almanya’nın köklü araba firmalarından Bayerische Motoren Werke’den (BMW) satış departmanında çalışmak üzere bir teklif aldı. Ancak Augsburg kulübünden hemen hemen aynı zaman diliminde gelen teklif, Julian’ın yeniden futbola dönme iştahını artırdı. Böylelikle Ausburg II takımının teknik heyetinde göreve başlayan Nagelsmann, saha kenarında başarılı işlere imza atarak dönemin Augsburg II Teknik Direktörü Thomas Tuchel’in dikkatini çekmeyi başardı. Öte yandan Nagelsmann, henüz tam olarak futbola dönüp dönmeyeceğinden emin değildi. Bu noktada devreye giren isim ise Tuchel oldu. Genç ismin gelecekte başarılı işlere imza atacağını düşünen Tuchel, Nagelsmann’ı futbola dönme konusunda ikna ederek kendisini Almanya’nın farklı bölgelerine hem oyuncu izlemek hem de takım analizleri yapmak için görevlendirmeye başladı.

Augsburg’dan ayrılmayı tercih etti

Thomas Tuchel’in kendisine verdiği görevlerin üstesinden başarı ile gelen Julian Nagelsmann, kısa süre içerisinde teknik kadronun aranan yüzlerinden birisi oldu. Nagelsmann, bu süre zarfında sporcular ile iyi iletişim kurabilmek için uzaktan eğitim formatında ders almayı da ihmal etmedi. Genç teknik direktör adayı, geleceğini artık bu meslekte görmeye başlamıştı. Geçen günlerin ardından Augsburg yönetimi, Nagelsmann’a 12 yaş altı takımının başına geçmesini teklif etti. Ancak Julian, yönetimin kendisine olan tavrından rahatsız oldu ve bu teklifi kabul etmeyerek teknik direktörlük kariyerinde yeni bir sayfa açmaya karar verdi. Nagelsmann, böylece kısa süren futbol hayatının bir bölümünde forma giydiği 1860 Münih’in 17 yaş altı takımının yardımcı antrenörlüğü için kendisine sunulan teklifi kabul etti. Nagelsmann, kariyer basamaklarını hızla tırmanmaya devam edecekti. 

Julian Nagelsmann ve Ralf Rangnick  

Ralf Rangnick, Julian Nagelsmann’daki cevheri gördü

Nagelsmann, hayatının hemen hemen her döneminde kendisini geliştirmeye özen gösteren bir isim oldu. 2008 yılında 1860 Münih ile sözleşme imzalayan genç isim , aynı zamanda Köln’de bulunan Hennes-Weisweiler Akademisi’ne kaydolarak teknik direktörlük için profesyonel lisans alma çalışmalarına başladı. Nagelsmann, iki yıl süren 1860 Münih kariyerinde başarılı bir teknik direktör olacağından artık emindi. Bu noktada ise devreye pek çok önemli teknik direktörü keşfederek futbol kamuoyuna sunan Ralf Rangnick girdi. Dönemin Hoffenheim Teknik Direktörü Ralf Rangnick, tıpkı Tuchel’e yaptığı gibi uzun süredir takip ettiği Nagelsmann’ın da elinden tutarak kariyerinin şekillenmesini sağladı. Deneyimli isim, kısa süreli bir geçmişi olan Nagelsmann’ın yaptıklarından etkilendi ve 2010 yılında Nagelsmann’a Hoffenheim’ın kapılarını açtı. Hoffenheim’ın 17 yaş altı takımının yardımcı teknik direktörlüğüne gelen Nagelsmann, ilk yılında hem Rangnick’in deneyimlerinden faydalandı hem de yaptığı rakip analizler ile kulübü için faydalı işlere imza attı. Ancak Rangnick ile Nagelsmann birlikteliği, tecrübeli ismin kulüpten ayrılması nedeni ile yalnızca bir sene sürdü. Julian Nagelsmann’ın ise durmaya hiç niyeti yoktu. Hoffenheim’ın 17 yaş altı takımının yardımcı teknik direktörlüğünde geçirdiği bir yılın ardından Nagelsmann, 2011 yılında 17 yaş altı takımının başına getirildi. 24 yaşındaki Nagelsmann, Almanya futbol tarihinde bunu başaran en genç teknik direktör oldu. Yaklaşık bir buçuk sene 17 yaş altı takımını çalıştıran Nagelsmann, 2012-2013 sezonunda ise kendisini hiç beklemediği bir görevde bulacaktı.

‘’Daha önce sportif krizlere dair hiçbir şey bilmiyordum’’

Markus Babbel yönetimindeki Hoffenheim, 2012-2013 sezonuna çok kötü bir giriş yaptı. Kulüp yönetimi, yaşanan kötü sürecin faturasını Babbel’e keserek teknik direktörlük pozisyonuna Frank Kramer’i getirdi. Yönetim, 2013 yılının Ocak ayında ise Kramer’in yardımcılığına Julian Nagelsmann’ın getirildiğini açıkladı. Ancak Nagelsmann’ın başındaki isim sezon boyunca değişmeye devam etti. Hoffenheim yönetimi, kötü gidişatın devam etmesinin ardından Kramer’i görevden alıp önce Marco Kurz’u, ardından da Markus Gisdol’u teknik direktörlük görevine getirdi. Takım 2012-2013 sezonunda kümede kalabilmek adına bir alt ligi üçüncü sırada bitiren Kaiserslautern ile play-out oynamak zorunda kaldı ve rakibini her iki maçta da mağlup ederek ligde kalmayı başardı. Nagelsmann, kariyerinin henüz başında yaşadığı bu kaos dolu günleri şu cümleler ile anlatıyor: ”Beni göreve çağırdıklarında dalga geçtiklerini düşündüm. Kısa süreliğine de olsa bu gerçekten inanılmaz bir deneyim oldu. Daha önce sportif krizlere dair hiçbir şey bilmiyordum ve çok şey öğrendim.” 

Hoffenheim’ın 19 yaş altı takımını şampiyon yaptı

Yaklaşık altı ay boyunca Bundesliga tecrübesini tadan Nagelsmann, burada geçirdiği günlerde kendisinden yaşça büyük futbolcular ile iyi diyaloglar kurmayı başardı. Özellikle takımın kalecisi Tim Wiese’den ‘’Baby Mourinho’’ lakabını alması, Alman medyasında uzun süre konuşuldu. Nagelsmann, küme düşme korkusu altında tamamladıkları 2012-2013 sezonunun ardından genç futbolcuların teknik direktörlüğünü yapmaya geri döndü. Genç isim, Hoffenheim yönetimi tarafından 2013 yılının Temmuz ayında 19 yaş altı takımının teknik direktörlüğüne getirildi. 26 yaşındaki Nagelsmann, görev aldığı departmanın artık tek patronuydu. Hoffenheim’ın 19 yaş altı takımının Nagelsmann’dan önce kayda değer bir başarısı yoktu. Ancak Nagelsmann, hedef olarak lig şampiyonluğunu belirlemekten geri adım atmadı ve bu yönde açıklamalar yaparak futbol kamuoyunun dikkatini çekti. Öte yandan genç teknik adamın yapmış olduğu bu açıklamaların doğru çıkacağı sezon sonunda görüldü. Hoffenheim’ın 19 yaş altı takımı, oynadığı 26 maçta 53 puan toplayarak tarihinin ilk şampiyonluğunu kazandı.

Julian Nagelsmann ve Dietmar Hopp

Dietmar Hopp, Julian Nagelsmann’ı göndermedi

Julian Nagelsmann’ın Hoffenheim alt yaş gruplarında göstermiş olduğu başarılı performans, Almanya’nın en güçlü kulüplerinden Bayern Münih’in dikkatinden kaçmadı. Bayern Münih Başkanı Uli Hoeness, genç ismi bünyelerine katabilmek adına Hoffenheim Başkanı Dietmar Hopp’a teklifte bulundu. Hoeness, Nagelsmann için Hoffenheim’a bonservis bedeli ödemeye hazırdı. Ancak kulübü dipten zirveye çıkaran Dietmar Hopp, Bayern Münih’in teklifini reddederek Nagelsmann ile uzun bir gelecek planladıklarını Hoeness’e iletti. Hoffenheim Başkanı Hopp’un planı genç teknik direktörü, 2015-2016 sezonunun sona ermesi ile birlikte takımın başına getirmekti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymayacak ve Nagelsmann, kendisini adeta bir cehennemin içinde bulacaktı.

28 yaşındaki isim, takımını kurtarmak için göreve geldi

2015-2016 sezonu, Hoffenheim için hayal kırıklıkları ile doluydu. Sezona Marcus Gisdol yönetiminde başlayan Hoffenheim, ilk 10 hafta sonunda sadece bir galibiyet aldı. Yönetim, üst üste gelen başarısız sonuçların faturasını Gisdol’a keserek yerine Huub Stevens’ı göreve getirdi. Yaşanan bu kan değişikliği de takım üzerindeki ölü toprağın atılmasına yardımcı olmadı. Ligin 20. haftasına gelindiğinde mavi-beyazlı ekibin sadece iki galibiyeti bulunuyordu. Hoffenheim Başkanı Dietmar Hopp, takımının bir alt lige düşmemesi için radikal bir karar almak zorundaydı. Bu radikal karar, tarihler 11 Şubat 2016’yı gösterdiğinde alındı ve takımın teknik direktörlük koltuğuna henüz 28 yaşındaki Julian Nagelsmann’ın getirildiği açıklandı.

Julian Nagelsmann, neredeyse imkansızı başardı

28 yaşındayken Hoffenheim teknik direktörü olan Julian Nagelsmann, böylece Bundesliga tarihinin “kalıcı en genç teknik direktörü” oldu. Nagelsmann’dan önce Bundesliga tarihinin en genç teknik direktörü, 23 Ekim 1976 tarihinde sadece bir maç takım çalıştırabilen 24 yaşındaki Bernd Stöber’di. Sezonun bitimine 14 hafta kala göreve gelen Julian Nagelsmann, ligde sondan ikinci sırada bulunan bir takımı devralarak kariyerini riske atmaktan çekinmedi. Genç ismin aldığı bu risk ise futbol dünyasına adını tam olarak duyurmasına neden olacaktı. Nagelsmann yönetiminde çıktığı 14 karşılaşmada yedi galibiyet ve iki beraberlik ile 23 puan toplayan Hoffenheim, neredeyse imkansızı başararak 2015-2016 sezonunu küme düşme hattından bir puan yukarıda tamamladı. Mavi-beyazlıları ligde tutarak bir anda futbol kamuoyunun gözbebeği olan Nagelsmann, 2016 yılının Ağustos ayında Süddeutsche Zeitung’a verdiği bir röportajda ise çok ses getiren şu cümleyi kurdu: ‘’Teknik direktörlüğün yüzde 30’u taktik, yüzde 70’i sosyal beceridir.”

Hoffenheim’ı UEFA Şampiyonlar Ligi’ne götürdü

Nagelsmann yönetimindeki Hoffenheim, 2016-2017 sezonunu kulüp tarihinin en iyi performansına imza atarak tamamladı. Sezonu sadece dört yenilgi alarak dördüncü sırada noktalayan mavi-beyazlı ekip, tarihinde ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gitmek için play-off oynamaya hak kazandı. Jürgen Klopp’un Liverpool’una her iki maçta da yenilmekten kurtulamayan Hoffenheim, 2017-2018 sezonunda ise ligi üçüncü sırada tamamlamayı başardı ve bu sefer, direkt olarak UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarına dahil oldu. Öte yandan Barcelona ve Real Madrid gibi dev Avrupa kulüpleri, küme düşme potasından aldığı takımını üst üste iki defa UEFA Şampiyonlar Ligi potasına sokan Nagelsmann’ın peşine düşmüşlerdi. Genç dâhi, bu başarılarının tesadüf olmadığını kısa süre içerisinde herkese kanıtlayacaktı. 

Teknolojiyi, futbola uyarladı

Önceki yıllarda ‘Footbonaut’ teknolojisini istikrarlı bir şekilde kullanan Hoffenheim, Nagelsmann ile birlikte teknolojinin bütün nimetlerinden faydalanmaya başladı. Takımının antrenmanda yaptıklarını analiz etmek için uçangözleri (drone) kullanan Nagelsmann, antrenman sahasına dev bir ekran yerleştirdi. Yüksek bir kule üzerinde her bir hedefin arkasında bir adet olmak üzere dört kamera ile çalışan bu sistem, kameralardan elde edilen görüntüleri istenilen zamanlarda ekranda göstermeye yarayarak teknik heyetin işini kolaylaştırdı. Nagelsmann, böylelikle oyuncularının antrenmanda yaptıkları hemen hemen her şeyi anında kendilerine gösterme şansı yakaladı.

Julian Nagelsmann, RB Leipzig’e imza attı

2017-2018 sezonunda kariyerinde ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi heyecanını yaşamaya hazırlanan Julian Nagelsmann, sezon öncesinde aldığı karar ile futbolseverleri şaşırttı. Hoffenheim, 6 Haziran 2018 tarihinde yaptığı açıklama ile Nagelsmann’ın sezonun bitmesi ile birlikte RB Leipzig’in başına geçeceğini ve bu kararı Nagelsmann’ın aldığını kamuoyuna duyurdu. Genç teknik direktör, Hoffenheim ile olan sözleşmesindeki bir maddeyi kullanarak böyle bir karar almıştı. Öte yandan Julian Nagelsmann, kendisinin Barcelona ve Real Madrid gibi Avrupa devlerinden gelen teklifleri neden kabul etmediğini şu cümleler ile açıkladı: “Orada daha iyi bir teknik direktör olmak gibi bir şansınız yok. Orada zaten en iyisi olmak zorundasınız. Şu an en iyi ben değilim ama gelecekte en iyilerden biri olmak istediğimi söyleyebilirim. Eğer Real Madrid veya Barcelona’ya giderseniz orada taraftarlar, medya ve yöneticiler size gelişme fırsatı tanımaz.”

 Julian Nagelsmann  ve Jose Mourinho

‘’Baby Mourinho’’, Mourinho’yu eledi

Julian Nagelsmann’ın Hoffenheim ile olan son sezonu, eskiye nazaran pek parlak geçmedi. UEFA Şampiyonlar Ligi’ne grup aşamasında veda eden mavi-beyazlı ekip, Bundesliga’yı da dokuzuncu sırada tamamladı. Ancak Nagelsmann için koronavirüs salgınının gölgesi altında geçecek 2019-2020 sezonu, yeni kulübü RB Leipzig ile kariyer zirvesi yapacağı dönem olacaktı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden RB Leipzig ile grup aşamasını birinci bitiren ‘’Baby Mourinho’’, son 16 turunda ise Jose Mourinho’nun Tottenham’ı ile eşleşti. Eşleşmenin her iki maçında da Mourinho’nun ekibini sahadan silen Nagelsmann, böylelikle Şampiyonlar Ligi tarihinde tur atlamayı başaran en genç teknik direktör oldu. Henüz 32 yaşında olan Nagelsman, takımıyla çeyrek finalde Atletico Madrid engelini de geçerek yarı finale yükselmeyi başardı. Ancak yarı finalde Fransa’nın güçlü temsilcilerinden Paris Saint-Germain ile karşılaşan RB Leipzig, turnuvaya veda etmekten kurtulamadı. Öte yandan kırmızı-beyazlı ekip, Bundesliga’yı Bayern Münih ve Borussia Dortmund’un gerisinde tamamladı.

Bayern Münih, genç dâhiyi kaptı

RB Leipzig, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 2020-2021 sezonunda tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi grubundan çıkmayı başardı. Ancak Nagelsmann, son 16 turunda yine Jürgen Klopp’un Liverpool’una her iki maçta da yenilerek elendi. Sezonu ise Bayern Münih’in yedi puan gerisinde ikinci sırada bulunan RB Leipzig, 1 Temmuz 2021 itibarıyla Nagelsmann’a veda edecek. Bayern Münih tarafından geçen pazartesi (26 Nisan) yapılan açıklamaya göre, Julian Nagelsmann, önümüzdeki sezondan itibaren Bavyara ekibinin teknik direktörü olacak. Kariyer basamaklarını koşar adım çıkan genç dâhinin, gelecek yıllarda hangi başarıların altına imza atacağını ise hep birlikte göreceğiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus