İBB’den “aşamalı açılma” önerisi – İBB Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nilay Etiler: “Açılma süreçleri en az kapanma süreçleri kadar önemli, açılırken tüm hareketliliği başlatmak salgının büyümesine neden olur”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

29 Nisan’da başlayan 17 günlük tam kapanma sürecinin bitmesine sayılı günler kaldı. Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayram mesajında sürecin bitmesinin ardından kademeli bir açılma yapılacağını duyurdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilimsel Danışma Kurulu da buna yönelik bir çalışma yaptı ve “aşamalı açılma” önerisi hazırladı. İBB Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nilay Etiler, önerinin detaylarını Medyascope’a anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilimsel Danışma Kurulu, 29 Nisan’dan bu yana tam kapanma önlemlerinin uygulandığı Türkiye’de plansız ve aşamalı olmayan bir açılmanın, toplum sağlığı açısından zararlı sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Kurul, açılma sürecinin ilerleyişine yön veren üç grup kritere vurgu yaptı.

Toplumun yüzde 70‘inin aşılanmasının, açılma sürecini hızlandıracağına dikkat çekilen öneride, üç kriter şöyle sıralandı:

“1. Epidemiyolojik kriterler: Açılma sürecinin yönetilmesinde en temel unsurlar. Bunlar, 100 bin kişi başına düşen haftalık yeni vaka sayısı, haftalık pozitif PCR testi yüzdesi ve etkili üreme katsayısı (RT) olarak gösterilebilir. 

2. Sağlık hizmetleri kapasitesi: Hastane ve yoğun bakım hizmetlerinin kapasitesine işaret eder. Sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesinde önemli unsurlardan biri sağlık çalışanlarının durumu ve tükenmişlik düzeyi olmalıdır.

3. Halk sağlığı hizmetleri kapasitesi: Halk sağlığı hizmetleri filyasyon, temaslı takibi, ev ziyaretleri, ilaç temini gibi hizmetlere yöneliktir. Bu hizmet altında en önemli kriter, vakaların tespitinden sonra 24 saat içinde temaslıların tespit edilebilmesidir. Hastaların izolasyonu ve temaslıların karantina altına alınması süreçleri de halk sağlığı hizmetleri kapsamında titizlikle yürütülmelidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bu genel önerileri dışında yeniden açılma sürecinin ülkemiz ve ilimize özgü bazı gereklilikleri olmalıdır: Ülke genelinde illere göre risk durumu belirlenerek planlama yapılmalıdır. İstanbul için özel bir yeniden açılma planı yapılmalıdır. Bu plan, İstanbul ilinin nüfus ve çevresel özelliklerini dikkate almalı, ilçe veya birkaç ilçenin oluşturduğu bölgesel yapılanmalar esas alınarak oluşturulmalıdır. Şeffaflık, doğru bilgi paylaşımı ve toplumla iletişim önemlidir. Birçok ülke aşılamada belirli bir aşama kaydetmiştir. Açılma sürecinde aşılamaya hız verilmelidir. Toplumun yüzde 70‘inin aşılanması, açılma sürecini hızlandıracaktır.”

Epidemiyolojik kriterlere göre açılma sürecinin yönetimini de dört ana başlıkta toplayan İBB Bilimsel Danışma Kurulu, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye geneli renk haritası üzerinden bu başlıkları şöyle detaylandırdı:

Çok Yüksek Risk (Kırmızı): Tam Kapanma: Günlük yeni vaka sayısı yüz binde 11 bin 500, haftalık test pozitifliğinin yüzde 10 seviyelerinde olduğu yerleşim bölgelerinde, tam kapanma yapılmalıdır. Sağlık, gıda, güvenlik gibi zorunlu hizmet veren sektörler dışında tüm işyerleri, oteller, restoranlar, kafeler kapatılmalı, seyahatlere izin verilmemelidir. Sadece açık havada temas gerektirmeyen bireysel sporlara ve aynı haneden olan kişilerin bir arada bulunmasına izin verilir.  

Yüksek Risk (Turuncu): Kısmi Kapanma, Kısıtlama: Günlük yeni vaka sayısı 5 bin 601-11 bin 499 arasında ve haftalık test pozitifliğinin yüzde 8 – 9,9 seviyelerinde olduğu yerleşim bölgelerinde, açık alanda insanların en az iki metre mesafe ve maske ile bulunacakları etkinliklere izin verilebilir. Yalnız konser gibi büyük topluluklar engellenmelidir. Kafeler ve restoranlar sadece açık alanda hizmet vermeli, masalarda aynı haneden dört kişi, farklı hanelerden iki kişi çapraz oturmalıdır. Kapısı doğrudan dış mekana açılan mağaza ve dükkanlar, kuaförler dört metrekareye bir kişi, AVM ve pasajlardaki dükkanlar ise sekiz metrekareye bir kişi olmak koşuluyla hizmet vermelidir. Kapalı alanlar yüzde yüz temiz hava ile havalandırılmalıdır. Semt pazarlarında kişi sayısı dört metrekareye bir kişi ve tezgahlar arası üç metre olacak şekilde ayarlanmalıdır. Açık havuzlar, plajlar, ören yerleri, açık hava müzeleri kişiler arası iki metre mesafeyi korumak koşuluyla açılabilir. Spor etkinlikleri bu aşamada başlayabilir, ancak seyirciye izin verilmez. Okullar sınıfta dört metrekareye bir kişi düşmesi ve mümkünse 15 kişiyi geçmemesi koşuluyla açılabilir. Yüzde 50 kapasite ve araç içi temizlik koşuluyla şehir içi ve şehir dışı seyahatler başlayabilir. 

Orta Risk (Sarı): Koruma: Günlük yeni vaka sayısı bin 150 – 5 bin 600 arasında ve haftalık test pozitifliğinin yüzde 5 – 7,9 seviyelerinde olduğu yerleşim bölgelerinde, yüksek risk (turuncu) bölgedeki açılmalara ek olarak spor etkinliklerine izin verilir. İki metre fiziksel mesafe, maske ve hijyen kurallarına göre kişi sayısı belirlenir, kapalı ortamda seyirci dahil en fazla 50, açık ortamda 100 kişiye izin verilir. Ayrıca bu aşamada kapalı semt pazarları ve hayvan pazarları da iki metre mesafe ve doluluk durumu kontrolü koşuluyla açılabilir.

Düşük Risk (Yeşil): Önleme: Günlük yeni vaka sayısı bin 150’nin altında ve haftalık test pozitifliğinin yüzde 5 seviyesinde olduğu yerleşim bölgelerinde, orta risk (sarı) bölgedeki açılmalara ek olarak kapalı alan etkinliklerine iki metre fiziksel mesafe, maske ve kişisel hijyen koşullarına uyulması, doluluk oranının kontrolü, havalandırma sisteminin temiz hava sağlaması koşuluyla izin verilebilir.”

“Aşılamaya hız verilmeli”

Kurul, açılma kararı alan ülkelerin önemli bir kısmının yaygın aşılamayı tamamlamış olduğunun altını çizerek, açılma ile birlikte aşılamaya ilişkin uygulamaların daha da hızlandırılması gerektiğini aktardı.

Salgının kontrolünün sağlıklı veri akışı ile bölgesel verilerin ayrıntılı değerlendirilmesi ve projeksiyonu ile mümkün olabileceğinin belirtildiği açıklamada, “Açılma döneminde bu daha da detaylı yapılmalı, böylece kritik bir eşiğe gelindiğinde hızla uygun adıma geçilebilmelidir. Şehirlerin, hatta ilçelerin veya ilçe gruplarının verileri detaylı incelenmeli ve bölgesel önlemler hızla uygulanarak salgın kontrol altında tutulmalıdır” denildi.

“Okulların durumu öncelikli olarak ele alınmalı”

Danışma kurulu, açılma döneminde filyasyon çalışmalarının daha etkin ve yaygın yapılmasının gerektiğini ve zamanında, yeterli sayıda test yapılması, pozitif olguların izolasyonu, temaslıların tespit edilerek karantinaya alınması, gerekli durumlarda taramalar yapılması gerektiğine vurgu yaparak şu önerilerde bulundu: “Salgın döneminde eğitim ve okulların durumu öncelikli olarak ele alınmalı, tüm kaynaklar olabilen en sağlıklı ortamda ve mümkünse en kısa sürede yüz yüze eğitimi sağlayacak şekilde seferber edilmelidir. Kapanma tedbirlerinden mağdur olan işyeri sahipleri ve çalışanlarına düzenli, yeterli ve karşılıksız hane halkı geliri sağlanmalıdır.”

“Gereksiz etkinliklerden kaçınılmalı”

Özellikle yetkili ve etkili konumdaki kişilerin açılma döneminde gereksiz kalabalıklara neden olacak etkinliklerden kaçınmaları, gerekçesi ne olursa olsun örnek olma adına buralarda bulunmamaları gerektiğinin ifade edildiği açıklamada, kuralların tüm toplum kesimleri için eşit olarak uygulanması gerektiğine dikkat çekilerek, “Bir grup için yasak kararı varken diğeri için gevşeme olması salgın dönemindeki dayanışmaya zarar verdiği kadar, diğer salgın kurallarına yönelik de gevşemeye neden olabilir. Bir kesim ayrıcalıklı olunca diğer kesim tepkisel olarak kuralların dışına çıkabilir” denildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus