Fransa: Altı yıl aradan sonra milli takıma çağrılan Cezayir asıllı futbolcu Karim Benzema ve ülkede yıllardır süren milli takım tartışmaları

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

2015 yılında Fransa Milli Takımı’ndan arkadaşı Mathieu Valbuena’ya şantaj yaptığı iddiasıyla milli takımdan uzaklaştırılan Cezayir asıllı Fransız forvet Karim Benzema, devam eden EURO 2020 turnuvası için altı yıl aradan sonra tekrar milli takıma çağrıldı. Fransa’da, çoğunlukla göçmenlerin yaşadığı banliyölerin bir temsilcisi olarak görülen Benzema, ülkenin ulusal değerlerine zarar verdiği gerekçesiyle uzun zamandır ülkenin aşırı sağcılarının hedefinde. Mehmet Yaşar Altundağ, Benzema örneği üzerinden Fransa’da yıllardır devam eden milli takım tartışmalarını derledi.

Cezayir asıllı Fransız futbolcu Karim Benzema, yıllardır İspanyol devi Real Madrid’in en önemli yıldızlarından biri konumunda. Kariyerinde dört kez Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamış olsa da Fransız kamuoyundaki imajı, Benzema’nın futbol başarısını tam anlamıyla yansıtmıyor. Fransa’nın üçüncü büyük kenti Lyon’un banliyölerinden birinde doğup büyüyen yıldız futbolcu, uzun bir zamandır aşırı sağcı Fransız Ulusal Birlik (Rassemblement National) partisinin hedefinde.

Aşırı sağcılara göre Benzema, Fransa’da ağırlıklı olarak göçmenlerin yaşadığı banliyölerdeki eğitimsiz, suça meyilli göçmenlerin toplumdaki en önemli temsilcisi konumunda. 2015 yılında, Fransa Milli Takımı’ndan takım arkadaşı Mathieu Valbuena’ya şantaj yaptığı iddiasıyla milli takımdan uzaklaştırılan Benzema’nın “Kendimi Cezayirli hissediyorum” açıklaması, yıldız futbolcuyu Fransız sağcıları arasında “sevilmeyen” ve “Fransa’nın değerlerine uygun olmayan biri” olarak görülmesine yol açmıştı.

Saklamadığı Müslüman kimliği ve kamuoyunda gündem yaratan tartışmalı hareketleriyle birçok Fransız için Benzema, adeta ülkenin banliyöleri temsil eden bir kişilik. Banliyöler ağırlıklı olarak büyük şehirlerin etrafında kümelenmiş yerleşim birimleri olsa da Fransa’da “varoşlar” anlamında da kullanılıyor. Zenginlerin oluşturduğu banliyöler olsa da banliyölerin birçoğu sosyo-ekonomik açıdan alt sınıfa ait olan göçmen ağırlıklı yerleşim birimleri. Fransa’daki aşırı sağcılara göre banliyöler “Fransız değerlerinin” gittikçe zayıflamasına yol açıyor ve toplumda suça meyilli insanların artmasına sebep oluyor. Bu yüzden uzun zamandır aşırı sağcı Milli Bütünleşme (RN) partisinin hedefinde özellikle Paris, Lyon ve Marsilya gibi büyük şehirlerin etrafındaki banliyöler var.

Fransız banliyöleri uzun zamandır işsizlik, eğitimsizlik ve suç gibi kavramlarla eşleştiriliyor (Fotoğraf: Paris)

2015 yılından bu yana milli takıma çağrılmayan Benzema, 2018 yılında da FIFA Dünya Kupası şampiyonu olan Fransa Milli Takımı’na alınmamıştı. 2015 yılında, aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen Benzema için “Fransız Milli Takımı’na hiçbir zaman çağrılmamalıydıdemişti.

Benzema’nın şu an devam eden EURO 2020 için tekrar milli takıma çağrılması ise Fransa Milli Takımı’nda forma giyen Afrika kökenli futbolculara ve bunun ötesinde Fransa genelindeki göçmenlere yönelik tartışmaları alevlendirdi.

Fransız Senatör Stéphane Ravier’nin Benzema için kullandığı “Kağıt üzerinde Fransız” nitelendirmesi kamuoyunda tepki çekmiş olsa da Fransa Milli Takımı’nın birçok Afrika asıllı Fransızdan oluşmasına dair tartışmalar yeni değil.
1998 yılında ilk dünya şampiyonluğunu Zidane, Thuram, Trezeguet gibi Afrika asıllı yıldızlarıyla kazanan Fransa Milli Takımı’nın birçok Afrika kökenli oyuncudan oluşan kadrosu o dönem için Black-Blanc-Beur ( Beyaz-Siyah-Kuzey Afrikalı anlamına gelen Siyah-Beyaz-Kahverengi nitelendirmesi) diye anılıyordu. Fransa’da düzenlenen 1998 Dünya Kupası’ndan yalnızca bir sene sonra, Fransa İnsan Hakları Danışmanlık Komisyonu tarafından yapılan bir ankette ise Fransızlara “Sizce milli takımda çok mu fazla yabancı kökenden gelen oyuncu var?” sorusu sorulduğunda Fransızların yüzde 31’i evet cevabını vermişti.

2018 yılında Fransızlar tekrar Dünya Kupası’nı kazandıklarında Güney Afrika asıllı ünlü ABD’li komedyen Trevor Noah, bu durumu “Afrika Dünya Kupası’nı kazandı” şeklinde yorumlamıştı. O dönem tartışmalara Fransa’nın ABD Büyükelçisi Gérard Araud da dahil olmuş ve “Bu tip yorumlar Fransız olmanın tek yolunun beyazlıktan geçtiği şeklindeki inancı pekiştiriyor ve bu inanca meşruluk kazandırıyor.” diye cevaplamıştı.


Fransız medyası ve birçok siyasetçi için ise milli takımdaki çeşitlilik ve başarı, Fransız kökenli olmayanların Fransa’ya uyum ve entegrasyon sağlayabileceğinin en güzel örneklerinden biri. O dönem kadrosundaki 23 futbolcudan 16’sının Fransa’ya yeni göç etmiş ailelerin çocukları olması ve birçoğunun banliyölerden yetişmesi, göçmenlerin Fransa’ya  katkılarıının bir göstergesiydi. 2018 yılındaki şampiyonluktan sonra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oyuncuların olduğu soyunma odasına gitmiş ve oyuncularla eğlenirken bir video paylaşmıştı.

Öte yandan birçok eleştirmen için Afrikalı asıllı futbolcuların katkısıyla oluşturulan milli takımın başarısı, görüntüde başarılı bir entegrasyon hikayesi olarak sunuluyor olsa bile bu durum, Fransa’da yaşanan derin “Yabancı-Fransız” ayrımına anlık katkılar sunuyor. 1998’deki şampiyonluktan dört yıl sonra, Fransa tarihinde ilk kez bir cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna aşırı sağcı bir aday kalmıştı. Marine Le Pen’in babası Jean Perrie Le Pen, o dönem Jacques Chirac’a karşı ikinci turda yüzde 18 oy almış olsa bile bu yükselik Fransa’da derinleşen ayrılıkçılıkçı düşüncelerin bir göstergesiydi.

Fransa Milli Takımı’nın 2010’lu yıllarda kötü performans göstermesiyle ilgili konuşan Martinik asıllı eski Fransa Milli Takım oyuncusu Nicholas Anelka ise şu ifadeleri kullanmıştı: “İşler kötü gittiğinde tekrar siyahi göçmen çocukları oluyoruz”

Aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen

Ülkede gelecek sene yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen’in oylarını artırması, ülkede devam eden İslamofobi tartışmaları ve bu sene parlamento tarafından onaylanan “ihtilaflı güvenlik yasası” tartışmalarıyla beraber göçmenler konusundaki krizin giderek derinleştiği Fransa’da, göçmenler ve göçmenlik konusu siyasetin ana konularından biri olmaya devam edecek gibi gözüküyor. 

Futbol analistlerine göre ise Fransa Milli Takımı – Les Bleus (Maviler), devam EURO 2020’nin en büyük favorilerinden biri. Maviler bir yandan başarılarıyla tüm dünyaya ve ülkelerine tekrar örnek olmak isterken banliyölerde artan işsizliğin, göçmen ailelerin çocuklarının eğitime ulaşırken yaşadığı güçlüklerin, koronavirüs salgınıyla beraber derinleşen eşitsizliğin ve İslami terör saldırılarıyla birlikte artan İslamofobi tartışmalarının, Fransız halkının göçmenlere bakış açısını nasıl etkileyeceği henüz belli değil.

Derleyen: Mehmet Yaşar Altundağ

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus