“İnsansılar” ve bitkilerle yeni bir dünyanın kapılarını aralayan “bütün kuşlar benim bahçeme gelir” sergisi sanatseverlerle buluştu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sınır/sız sergi ekibinin küratörlüğünü üstlendiği, Şafak Şule Kemancı’nın ilk kişisel sergisi “bütün kuşlar benim bahçeme gelir”, İstanbul Tophane’deki Depo İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Sınır/sız ekibinden İlhan Sayın, Ozan Ünlükoç ve sanatçı Şafak Şule Kemancı, 1 Ağustos’a kadar ziyaretçi ağırlayacak sergi hakkında Medyascope’a konuştu.

Şafak Şule Kemancı’nın, ismini küçük İskender’e ait bir şiirden alan ilk kişisel sergisi “bütün kuşlar benim bahçeme gelir”, 17 Haziran’da açıldı ve 1 Ağustos’a kadar Depo İstanbul’da sanatseverleri misafir edecek. 

Türkiye’deki LGBTİ+ örgütlenme deneyimlerinden gelen bağımsız aktivist-sanatçılardan oluşan Sınır/sız sergi ekibinin küratörlüğünü üstlendiği “bütün kuşlar benim bahçeme gelir” sergisi bütün kuşları etrafına toplamak isteyen davetkâr ve oyuncu bir bahçe, kuir ve feminist bir ekosistem yaratıyor. 

Sergide “ekoseksüel” bir yaklaşımla insanın doğayla deneyimleyebileceği cinselliği kabullenen ve kucaklayan bir ekosistem inşa eden Şafak Şule Kemancı, bedenin ve cinselliğin dayatılmış sınırlarının aşılmasını ve buradan doğan sonsuz ihtimalleri vurguluyor. 

Şafak Şule Kemancı için kişisel bir sergi açmaya, 2019’un yaz aylarında karar verdiklerini anlatan sergi ekibinden Ozan Ünlükoç, “Salgın olduktan sonra sergiyi 2021’de açabildik. Sınır/sız sergilerini biz genelde Onur Haftası’na denk getiriyoruz zaten. ‘bütün kuşlar benim bahçeme gelir’ de öyle oldu” dedi. Sanatçıyı uzun zamandır tanıdıklarını ve yaklaşımını bildiklerini belirten Ünlükoç, “Bizim ve Şafak’ın ne yapmak istediğine dair bir sürü toplantılar oldu. Bu süreçte benim de ilk kez karşılaştığım ekoseksüel kavramı ile karşılaştık. Mutlaka bir habitat kurmak niyetindeydik sergi için ama ekoseksüellik kavramı burayı besleyen çok güzel bir izlek oluşturdu” diye ekledi.   

Sergide “insansıların” ve bitkilerin olduğunu dile getiren Ünlükoç, “Cinsellikten bahsederken şunu da söylemeden geçmeyeyim biz cinselliği insana benzeyen üzerinden algılayabiliyoruz sadece fakat burada insana benzemeyen gözü ve kulağı olmayan bitkiler dünyasının bize cinselliği anlattığı bir dünya kuruyoruz” dedi.

Bitkilerle bir bağ kurduğunu dile getiren Şafak Şule Kemanı iseSergi aslında baştan planlayarak yaptığım bir şey değil, tamamen doğaçlama olarak bunlar ortaya çıktı. Doğayı bir sevgili olarak görmek ve doğadaki hayvanlar, bitkiler, insanlar ya da hepsinin geçişken olarak da arasındaki erotizm ve sevgililik gibi bir ilişki var” diye konuştu.

Serginin ismini işler ortaya çıktıktan sonra seçtiklerini anlatan Kemancı, şöyle devam etti: “’bütün kuşlar benim bahçeme gelir’ mısrasını görünce sergiye uygun olduğunu düşündük. Hem davetkâr hem de biraz flörtöz, tam sergiye göre.”

Sınır/sız ekibinden İlhan Sayın, insan, bitki ve hayvan arasındaki geçişkenliğin ve akışkanlığın sergiyi kuir yapan şeylerden biri olduğunu ekledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus