Onur Yaser Can’ı ölüme sürükleyen altı polis 11 yıl sonra yargılanacak – Onur’un kız kardeşi Ezgi Sevgi Can: “Bu dava çıplak aramanın Türkiye’de polis tarafından rutin bir şekilde uygulanan bir işkence metodu olduğunu görünür kılan bir dava oldu”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 2010’da intihar eden mimar Onur Yaser Can’ı ölüme sürükleyen işlemleri yapan altı polisin yargılanması gerektiğine karar verdi. Onur Yaser Can’ın kız kardeşi Ezgi Sevgi Can ile davanın ayrıntılarını ve son gelişmeleri konuştuk. Can, “Bu dava çıplak aramanın Türkiye’de polis tarafından rutin bir şekilde uygulanan bir işkence metodu olduğunu görünür kılan bir dava oldu dedi.

Kararın ardından o dönem İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli eski Başkomiser Hakan Aydın, polis memurları Soner Gündoğdu, Salih Bahar, Muhammet Ongun, Onur Ülker ve Yunus Başak “görevi kötüye kullanma” suçundan yeniden soruşturulacak.

Ne olmuştu?

ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu Onur Yaser Can, 2010 yılının Haziran ayında İstanbul-Harbiye’de 11 gram esrar satın aldığı iddiasıyla gözaltına alındı. 28 yaşındaki genç mimar, nöbetçi savcının talimatıyla ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. İki gün sonra tutanaklarda eksiklik olduğu gerekçesiyle tekrar karakola çağrıldı. Kötü muameleye maruz kalan Onur Yaser Can baskı altında tutanakları imzalamak zorunda kaldı. 23 Haziran’da bir kez daha karakola çağrıldı. 23 Haziran 2010 tarihinde çırılçıplak odasının penceresinden atlayarak intihar etti. Anne Hatice Can, oğlunun intiharından sonra kot pantolonun arka cebinde bir not buldu. Notta, “Narkotik Şube’de çırılçıplak soyulup yere çöktürülüp öksürtüldüm. Onurumla oynadılar. Korkuyordum” yazıyordu. Oğulları Onur’un ölümünün ardından Can ailesi hukuk mücadelesi başlattı. İki polis memuru hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla dava açıldı. Polisler dava sırasında çıplak aramayı itiraf etti ancak 2011 yılında polisler hakkında işkence ve kötü muameleyle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İki polis, evrakta sahtecilik suçundan altı yıl beş ay hapis cezasına çarptırıldı. Anne Hatice Can, mahkemenin kararını Yargıtay’a taşıdı ama sürecin adaletsizliğine dayanamadı ve 2014 yılının Mart ayında oğlu gibi pencereden atlayarak canına kıydı. İntihar ettiğinde, 56 yaşındaydı. Bu süreçte sağlığı bozulan baba Mevlüt Can da 2019’da hayatını kaybetti. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus