AYM’den “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” maddesi kararı: “Kanunda yapısal sorun var, Meclis kanun maddesini düzeltmeli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa Mahkemesi (AYM), gösteri yürüyüşüne katıldığı için “örgüt adına suç işleme” suçundan ceza verilen kişinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmederken, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemeye” dair maddenin Meclis’e bildirilmesine karar verdi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), bir gösteriye katıldığı için “terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlamasıyla hakkında üç yıl dokuz ay hapis cezası verilen kişinin başvurusunu inceledi. AYM, cezaya konu olan Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220. maddesinin 6. fıkrasının (220-6) içerik, amaç ve kapsam itibarıyla belirli olduğundan söz edilemeyeceğini belirtti. 220-6’nın Anayasa’nın 34. maddesi ile korunan hakkına yönelik keyfi müdahaleye karşı başvurucuya yasal bir koruma sağlayamadığı, bu fıkranın uygulanmasından kaynaklanan müdahalenin kanunla öngörülmediği kanaatine ulaştı.

AYM, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ve bu ihlalin yapısal sorundan kaynaklandığı için pilot karar usulü uygulanmasına karar verdi. TCK 220/6’dan kaynaklanan yapısal sorunun çözümü için keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) bildirilmesine karar verdi

Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi şöyle:

“TCK 220-6: Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/11 md.) Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.”

Kararı Medyascope’a yorumlayan Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses, TBMM’nin maddeyi tamamen iptal edebileceğini ancak bunu yapmazsa da özgürlüklerle ilgili davalarda bu maddenin uygulanamayacağına dair istisna koyabileceğini anlattı.

“AYM kararı çok önemli”

Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses, AYM kararının önemli olduğunu söyledi. TCK 220/6 nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ihlal kararları olduğunu, Venedik Komisyonu’nun da maddenin değişmesi gerektiğini söylediğini hatırlattı:

“TCK 220-6 bir kimsenin örgüt üyesi kabul edilmese dahi örgüt adına suç işlemesi halinde o suç için kanunda öngörülen ceza dışında örgüt üyeliğinden de cezalandırılacağını kabul ediyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2008’de 2911’e muhalefet suçundan ceza alan kişinin ayrıca örgüt üyeliğinden ceza alacağına karar vererek uygulamayı oluşturmuştu. Bir yıldan üç yıla dek suç işlemekle itham edilen kişilere örgüt üyeliği gibi ağır cezalar veriliyordu. AİHM 2017’de Işıkırık-Türkiye kararında 220-6’nın kanunilik kriterini karşılamadığına karar verdi. Venedik Komisyonu da 220-6’nın değişmesi gerektiğini, değişmezse bile toplumsal gösteriler, ifade özgürlüğü kaynaklı davalarda uygulanmaması gerektiğini ilan etmişti. Buna rağmen uygulama devam ediyordu. Bu nedenle AYM kararı çok önemli.”

Şenses, 220-6’nın geniş bir alanda kullanıldığını belirterek örnekleri şöyle anlattı:

“Dicle Üniversitesi öğrencileri Roboski Katliamı’nı protesto için 2011’de kampüste basın açıklaması düzenleyip derse girmeme çağrısı yaptılar. Bu öğrenciler 10 yıldır ‘eğitim öğretim özgürlüğünü örgüt adına engelleme’ suçlamasıyla 220-6 kapsamında yargılanıyor. Bu konuda AİHM’in birçok kararı var. AİHM artık bu konudaki başvuruları yedi değil üç hâkimli komitede karara bağlıyor ve otomatik ihlal kararları çıkıyor. Üç hakimli komitenin kararı kesin ve devletlerin itiraz hakkı yok. AYM’nin kararı, AİHM kararlarının devamı niteliğinde.”

“Önceliğimiz maddenin tamamen iptali”

AYM, aynı konudaki başvuruların incelemesini de bir yıl süreyle durdurdu ve pilot karar usulü uygulamasına karar verdi. Şenses bu iki noktayı şöyle yorumladı:

“Bu konudaki başvuruları bekletme kararı başvurucuları mağdur edecek. Yerel mahkemelerin 220-6 yargılamalarında derhal beraat kararı vermesi, devam eden infazların durdurulması gerekir.

Pilot karar AYM’nin yapısal sorunlarda başvurduğu bir yöntem. Mahkeme yapısal bir sorun olduğunu tespit etti ve bunun kanundan kaynaklandığına karar verdi. Bunun çözümü için de adresin Meclis olduğunu söyledi ve kararın örneğini Meclis’e gönderip yasal değişiklik talep edildi.

Önceliğimiz maddenin tamamen iptali. Ancak Meclis bunu yapmazsa da ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü gibi özgürlüklerle ilgili davalarda bu maddenin uygulanamayacağına dair istisna koyabilir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus