IŞİD-Horasan: Kabil’deki terör saldırılarının sorumlusu ve cihatçı grupların en radikali

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kabil Havalimanı’ndaki intihar saldırısının sorumluluğunu IŞİD’in üstlenmesi pek çok uzman için sürpriz olmadı. Kabil’deki terör saldırılarını düzenleyen IŞİD’in Afganistan kolu ya da bilinen adıyla “IŞİD-Horasan” (IŞİD-H), 2015 yılında kurulmuştu. Londra Üniversitesi Uluslararası Radikalleşme Araştırmaları Merkezi’nden (ICSR) Tore Hamming, “IŞİD-H bu saldırıyla kendince meşru olan hedefleri vurdu ve dikkate alınması gereken bir güç olduklarının sinyalini verdi. Taliban’ın devlet projesine meydan okudu” dedi. Medyascope sizler için IŞİD-H’yi inceledi.

“Güçlü” ve “sürekli” bir tehdit var

Kabil Havalimanı’ndaki terör saldırısının sorumluluğunu IŞİD’in üstlendiği iddiası, bu konuya hakim olan analistler için sürpriz olmadı. Örgütün Afganistan’daki kolu olarak bilinen IŞİD-H grubu, patlamadan hemen sonra baş şüpheli olarak gösterildi.

IŞİD’e bağlı Amaq haber ajansı, Telegram aracılığıyla Abdul Rahman al-Logari adlı bir üyenin Kabil Havalimanı yakınlarındaki saldırıyı düzenlediğini söyledi. Saldırıda, en az 13 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerinin ve yüzden fazla Afgan sivilin öldüğü belirtiliyor.

Pazar günü (22 Ağustos) konuşan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Kabil’den devam eden tahliyelere yönelik “güçlü” ve “sürekli” olan bir tehdidin varlığından söz etmişti.

IŞİD-H kimdir, Taliban’ı nasıl görüyor?

IŞİD-H, Afganistan ve Pakistan’da faaliyet gösteren IŞİD’in bölgesel bir uzantısı. Grup, Afganistan’daki tüm cihatçı militan grupların en radikali ve en şiddet yanlısı olarak biliniyor.

Taliban’ın aksine IŞİD-H, Batılı, uluslararası ve insani yardımda bulunan grupları hedef alıp saldırılar organize etmeye çalışan küresel IŞİD cihatçı ağının bir parçası.

IŞİD-H’nin, Ocak 2015’te IŞİD, Irak ve Suriye’de gücünün zirvesindeyken ve ABD liderliğindeki bir koalisyon tarafından yenilgiye uğratılmadan önce kurulduğu biliniyor.

Hem Afgan hem de Pakistanlı cihatçılardan çok sayıda militan devşiren IŞİD-H, Taliban’dan da bazı savaşçıları kendisine çekmeyi başardı. Zira, IŞİD-H’ye katılan eski Taliban mensupları, Taliban’ı yeteri kadar radikal olmamakla itham ediyor.

IŞİD-H, son yıllarda kız çocuklarının okuduğu okulları, hastaneleri, düğünleri ve hatta doğumhaneleri basıp, hamile kadınların ve hemşirelerin hedef alınması gibi çok sayıda terör eylemine imza attı.

IŞİD-H’nin ana üsleri, Pakistan sınırında yer alıyor. Üs, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yolu üzerinde bulunan Nangarhar eyaletinde.

Grup, gücünün zirvesindeyken yaklaşık üç bin savaşçıya sahipti. Ancak IŞİD-H, son yıllarda hem ABD hem de Afgan güvenlik güçleriyle girdiği çatışmalarda ve Taliban ile anlaşmazlıkları yüzünden önemli kayıplar verdi.

Taliban ve IŞİD-H’nin ortak noktası: Hakkani ağı

Taliban ve IŞİD-H’nin, üçüncü taraflar aracılığıyla irtibat halinde olduğu biliniyor.

Araştırmacılara göre, IŞİD-H ile Taliban içerisinde önemli bir yere sahip olan Hakkani ağı arasında güçlü bağlantılar var ve bu da Taliban’ı yakından ilgilendiriyor.

Afganistan’daki militan ağlarını yıllardır izleyen Asia Pasific Foundation’ndan Dr. Sajjan Gohel, “2019 ve 2021 arasındaki birkaç büyük terör saldırısı, IŞİD-H, Taliban’ın Hakkani ağı ve Pakistan merkezli diğer irili ufaklı terör grupları arasındaki işbirliğine dayanıyordu” ifadesini kullandı.

Ancak IŞİD-H’nin Taliban ile büyük farklılıkları da var. IŞİD-H Taliban’ı, Katar’ın başkenti Doha’daki “lüks otellerde müzakere edilen bir barış anlaşması” için kutsal cihadı ve savaş alanını terk etmekle suçluyor.

IŞİD-H, Taliban’ın devlet projesine meydan okudu

Londra Üniversitesi Uluslararası Radikalleşme Araştırmaları Merkezi’nde (ICSR) araştırma görevlisi olarak görev yapan Charlie Winter, “IŞİD-H, 2019 ve 2020’nin ilk yarısında zor bir dönem geçirdikten sonra yeniden diriliş sinyalleri vermeye başlamıştı. Ancak Taliban’ın son aylardaki ilerleyişi ve yönetimi devralmasından bu yana grup aniden sessizleşmişti. Bunun nedeni, grubun yeni bir saldırıya hazırlanıyor oluşuydu” dedi.

Havalimanlarındaki başıboş kalabalıklar, uçaklar ve “düşman gruplar”, toplu intihar eylemleri için bir zemin hazırlıyor. Winter, bu durumu “çeşitli hedeflerin mükemmel bir buluşması” olarak değerlendirdi.

ICSR’de IŞİD uzmanı Tore Hamming, IŞİD-H’nin Kabil Havalimanı’na yönelik bir saldırıyı grup için “büyük bir zafer” olarak görebileceğini söyledi. Hamming, IŞİD-H bu saldırıyla kendince meşru olan hedefleri vurdu ve dikkate alınması gereken bir güç olduklarının sinyalini verdi. Taliban’ın devlet projesine meydan okudu” ifadesini kullandı.

Taliban, Afganistan’da IŞİD’in hakimiyet karşı çıktı. El Kaide, Afgan hükümetinin güçleri, ABD ve NATO, IŞİD’e karşı tutum almışlardı. Gruba yönelik yapılan bir dizi saldırıda, IŞİD-H ağır kayıplar vermiş ve önemli bazı liderlerini kaybetmişti.

IŞİD-H’nin içerisinde bulunduğu ortamı değerlendiren Hamming, “Irak ve Suriye’de olduğu gibi, Horasan’da da IŞİD, çok sayıda grubu dışladı ve ötekileştirdi. Kendisiyle benzer düşünen aktörlerle birlikte hareket edemediği gibi onları karşısına aldı. Bu yaklaşım tarzı, grubun çok fazla düşmanla karşı karşıya kalmasına neden oldu” dedi.

Son aylarda IŞİD-H, kendine özgü terör eylemlerini bir adım öteye taşımıştı. Grup, çok kişiyi hedef almıştı. Bu kişiler arasında, Şii Müslümanlar, gazeteciler, yabancılar, şehirlerin altyapıları ve askeri personeller de bulunuyor.

Ülke genelinde hücreler şeklinde organize oluyor

Birleşmiş Milletler’in (BM) üye ülkelerin istihbaratlarından derlediği bir raporda, IŞİD-H’nin Doğu Afganistan’daki Kunar ve Nangarhar eyaletlerine konuşlandığı ve küçük bölgelerinde bin 500 ila iki bin 200 savaşçıya sahip olduğu söyleniyor. IŞİD-H’nin, Afganistan genelinde kendisine bağlı ve bağımsız bir şekilde de hareket edebilen çok sayıda hücreye sahip olduğu biliniyor.

IŞİD-H’nin temel stratejilerinden birinin, “kendisini Afganistan’daki tek saf retçi grup olarak konumlandırmak ve böylelikle hoşnutsuz Taliban militanları ile diğer radikal gruplara bağlı militanları kendi saflarına dahil etmek” olduğu söyleniyor.

Yekpare bir gruptan söz etmiyoruz

Örgütteki pek çok savaşçı Pakistan, Tacikistan ve Özbekistan’ın aralarında bulunduğu ülkelerden geliyor. Bu durum grup içi bölünmeleri artırabiliyor.

Haziran 2020’den bu yana örgütün yeni bir lideri var. Ayrıca, IŞİD’in 2021 yılı başlarında Ortadoğu’daki liderliği tarafından gönderilen önemli miktarda para, yeni saldırıların düzenlenmesine olanak sağladı.

IŞİD-H’nin Suriye, Nijerya ve başka yerlerdeki bağlı kuruluşlarla karmaşık ilişkilere sahip olduğu biliniyor. IŞİD ve IŞİD-H arasında da yüzde yüz bir uyumundan söz edilemez. Örneğin, IŞİD kendi fikirlerinin IŞİD-H’nin medya organlarında verilmesini istiyor fakat IŞİD-H bu konuda direniyor. Ancak perşembe günü (26 Ağustos) düzenlenen intihar emrinin IŞİD’in merkezinden gelmiş olma ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, Taliban her ne kadar bu gruba yönelik bazı saldırılar düzenlemiş olsa da Afganistan’ın geniş ve engebeli coğrafyasında IŞİD-H kendisine yaşam alanı bulmakta güçlük çekmiyor.

IŞİD militanları, Afganistan’da yönetimi devralan Taliban hükümeti için artık büyük bir güvenlik sorunu teşkil ediyor.

Taliban 15 Ağustos’ta Kabil’de yönetimi ele geçirdiğinde, grup Pul-e-Charki cezaevinden IŞİD ve El Kaide militanları da dahil olmak üzere çok sayıda mahkumu serbest bırakmıştı.

Derleyen: Zeynel Yıldırım

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus