Moda Sahnesi sezona yeni oyunu “Suzy Storck” ile başladı – “Eğer ekonomik gücün yoksa, ev içi emeğinle görünür olamıyorsan Suzy’nin durumunda oluyorsun”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul-Kadıköy’deki Moda Sahnesi, sezona Magali Mougel’in “Suzy Storck” isimli oyunuyla başladı. Suzy Storck karakterinin, kocası ve çocuklarıyla yaşadığı “sıradan” hayatı artık kabul edememesini ve başkaldırmasını anlatan oyun, bir yandan da kadınların görünmeyen ev içi emeğini ele alıyor. Medyascope muhabiri Özgün Özgül ile birlikte, “Suzy Storck”un oyuncularından Reyhan Özdilek ve Aybanu Aykut’la hem oyunu hem de yeni tiyatro sezonunu konuştuk. 

Moda Sahnesi koronavirüs önlemleri kapsamında yeni sezonda seyircilerini ağırlamaya başladı. Sosyal mesafe kurallarına göre ayarlanan oturma düzeninde izleyiciler oyun boyunca maske takıyor, içeriye HES kodu ile giriyor. Oyun başlamadan önce Türkçe ve Kürtçe anonslarla oyun boyunca maske takmanın zorunlu olduğu, uzun süre maske takmakta zorluk yaşayan izleyicilerin, diğer seyircileri rahatsız etmeden salondan çıkabileceği duyuruluyor.  

4 Eylül’de prömiyerini yapan, Fransız yazar Magali Mougel’in kaleme aldığı oyunu, Suzy Storck karakterine de hayat veren Reyhan Özdilek Türkçe’ye çevirdi. Kemal Aydoğan’ın yönetmenliğini üstlendiği oyunda Özdilek’in yanı sıra, Aybanu Aykut, Çağlar Yalçınkaya ve Mert Şişmanlar da rol alıyor. 

Aynı işyerinde tanıştığı Hans Vassily ile evlenen Suzy Storck annesinin, kocasının ve toplumun dayattığı gibi bir eş ve anne oluyor. Evinin işlerini görüyor, yemek pişiriyor ve temizlik yapıyor, kocası sevişmek istediğinde ona “hizmet ediyor.” Her sabah kocası ve çocuklarına bakmak için uyandıkça daha da görünmez olan Suzy, kimseyi memnun edemiyor. Derdini, memnuniyetsizliğini anlatıyor. Yaşayacak, hayatta kalacak gücü, artık sömürülecek bir şeyi kalmayana kadar dayanan Suzy adeta yok oluyor ve bir gün kendini trajik bir olayın ortasında buluyor. 

Düzenin ona dayatmış olduğu rolleri Suzy’nin doğası kabul etmiyor”

Oyunu Türkçe’ye çeviren ve Suzy Storck karakterini canlandıran Reyhan Özdilek, metni şöyle anlattı: “Suzy Storck, eril egemen düzenin kendisine kadın olarak biçtiği rolü oynayan, oynamaya çalışan fakat bunu içten içe istemeyen, bunu istemiyor olduğunu yeterince kinci biçimde ifade etmeyi başaramayan bir kadının hikayesi. Olayın nerede ve ne zaman geçtiği hiç önemli değil.”

Suzy Storck’un mutsuz bir kadın olduğunu dile getiren Özdilek, “Düzenin ona dayatmış olduğu rolleri onun doğası kabul etmiyor. Eğer kabul ediyor olsaydı annesi Bayan Storck gibi olurdu. Suzy’nin kendisi için hayal ettiği bir sürü başka şey varken kendi dışında gelişen şeylerin kendisine dayattıklarını yaşamaya mecbur kalmış bir kadın” dedi. 

“Suzy olmak çok daha maharetli ve güzel”

Oyunda Suzy Storck’un annesi Bayan Storck’u oynayan Aybanu Aykut, “Bayan Storck, kalıplarından çıkmaya cesaret edememiş bir kadın prototipi. Cesaret edenler zaten Suzy oluyorlar. Bayan Storck, erkek diline hâkim, eğer olmazsa, yalnızlaşacağını ve mutsuz olacağını hissedip o safta yer almayı tercih ediyor. Bana göre bu kolaya kaçmak. Suzy olmak çok daha maharetli ve güzel bir şey ama tabii ki yalnız kalıyor Suzy gibiler” diye konuştu.  

Birçok izleyiciden Suzy’ye söylenen sözleri kendilerinin de duydukları dönüşünü aldıklarını anlatan Özdilek, “Bu sözleri duyuyorsak eğer demek ki biz var olan bir şeyi Suzy’de görüyoruz. Bütün dünyada bu böyle oluyor. Eğer ekonomik gücün yoksa, ev içi emeğinle görünür olamıyorsan Suzy’nin durumunda oluyorsun” diye ekledi.  

“Hem çevirmek hem de oyunda oynamak benim için çok keyifli”

Suzy Storck oyunun 2011 yılında yazıldığını ve ilk defa 2017 yılında oynandığını söyleyen Özdilek, “Bu metni okuduğumda da çok etkilenmiştim. Çevirirken işin doğası gereği bütün kelimelerle iç içe oluyorsun. Çevirirken hikayenin özüne inmiş oldum, bu nedenle şanslıyım. Hem çevirmek hem de oyunda oynamak benim için çok keyifli” dedi. 

Oyunu izledikten sonra kendilerini rahatsız hissettiklerini söyleyen seyirciler olduğunu dile getiren Aykut, “Tiyatro severler bu oyunu izlemeli. İzlerken yaşanan rahatsızlığı iyi bir şey olarak düşünüyorum, rahatsız etmeli ve daha çok ses çıkmalı. Bu oyunda aslında hayat içinde ne kadar çok ortak cümlelere sahip olduğumuzu görüyoruz” diye devam etti. 

Tiyatro seyircilerine çok teşekkür ettiklerini söyleyen Özdilek ve Aykut, izleyicilerin salgın boyunca tiyatrocuları ve tiyatroları yalnız bırakmadığını söyledi ve “Lütfen tiyatroları yalnız bırakmamaya devam edin” çağrısında bulundu.  

Kamera- Kurgu: Özgün Özgül 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus