AYM, trans bireyin isim değişikliği talebinin reddedilmesine hak ihlali kararı verdi – Avukat Senem Doğanoğlu, “Bunları 20 yıl önce aşmıştık, klasik bir ayrımcılıkla karşı karşıyayız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Trans birey H.K. isim değişikliği nedeniyle mahkemeye başvuruda bulunmuş ancak mahkeme cinsiyet değişikliği ameliyatı olmadığı gerekçesiyle H.K.’nın isim değişikliği talebini reddetmişti. Bunun üzerine konuyu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyan H.K.’nın başvurusuna ilişkin karar Resmi Gazete’de bugün (22 ylül 2021) yayımlandı. AYM, trans bireyin isim değişikliği talebini yerinde görerek, ret kararı veren yerel mahkeme kararını “hak ihlali” olarak gördü ve davanın yeniden görülerek karara bağlanmasını istedi. Yerel mahkemenin ret kararını Medyascope’a değerlendiren Avukat Senem Doğanoğlu, “Mahkemenin tavrı, trans bireyleri tanımama ve açıkça ayrımcılık anlamına geliyor” dedi.

Kendisini trans birey olarak tanımlayan H.K., 11 Eylül 2017 tarihinde isim değişikliği talebiyle Ankara Nüfus Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmuş ancak Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada cinsiyet değiştirme ameliyatı olmadığı gerekçesiyle isim değişikliği talebi reddedilmiştiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf dilekçesi sunan H.K., dilekçesinde yerel mahkemenin verdiği kararın 4721 sayılı kanunun 40. maddesinin cinsiyet değişikliği ameliyatı sonrasında nüfustaki cinsiyet bilgisinin düzeltilmesine ilişkin hükümler içerdiğini, söz konusu düzenlemenin mahkemenin belirttiğinin aksine isim değişikliği davalarında uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilerek yerel mahkemenin kararına itiraz etmişti.

Anayasanın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayat saygı hakkı ihlal edildi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmişti. 25 Aralık 2019 tarihinde H.K, resmi kayıtlarda yer alan ismi ve bilinen ismindeki farklılıklar nedeniyle eğitim ve iş hayatında zorluklarla karşılaştığını, isim değişikliği için cinsiyet değişikliği ameliyatı olmasının bir koşul olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve isim değişikliği talebinin keyfi gerekçelerle reddedildiğini iddia ederek AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu.

AYM, 17 Haziran 2021 tarihinde, isim üzerinde değişiklik ve düzeltme yapılmasını isteme hakkının Anayasanın 20. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve ret kararının anayasanın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verdi. AYM kararında ayrıca, yerel mahkemenin reddine gerekçe olarak somut ve yeterli sebep sunamadığını da vurgulandı. AYM üyesi Engin Yıldırım, hak ihlali kararına katılarak, trans birey olduğunu belirten başvurucunun ayrımcı bir muameleye uğradığını vurgulayarak ek görüş belirtti.

Avukat Senem Doğanoğlu, durumun istisnai olduğunu ve artık bireyin cinsiyet beyanına göre isim talebi üzerinden davaların açıldığını ve çoğunlukla bu davaların kabul edildiğini söyledi. Doğanoğlu konuya ilişkin şunları söyledi:

“Bunu 20 yıl önce aşmıştık. Bir dönem unisex isimlere zorlayan bir mekanizma vardı ancak daha sonra aşıldı bu mesele ve toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyet karşıtlığı üzerinden taleplerde bulunuldu. Yani kişinin cinsiyet beyanı ne ise ismi de ona uygun olması üzerinden davalar açtık ve hepsi kabul edildi. Nüfus müdürlükleri de bu konuda şu ana kadar bir sorun çıkarmadı. Bu durum istisnai bir durum olmuş. Mahkemenin tavrı, trans bireyleri tanımama ve açıkça ayrımcılık anlamına geliyor.”

“Başvurucu cinsiyet kimliği temelinde ayrımcı bir muameleye uğradı”

AYM üyesi Engin Yıldırım, Yüksek Mahkeme’nin hak ihlali kararına katıldı ancak trans birey olduğunu belirten başvurucunun cinsiyet kimliği temelinde ayrımcı bir muameleye uğradığını belirterek ek gerekçe yazdı. Yıldırım ek gerekçede, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Konseyi kararlarına, Yogyakarta İlkeleri’ne atıfta bulunarak, “Kişinin kendisini ait olduğunu düşündüğü cinsiyete hukuken kavuşup, bunu hukuk alemine kabul ettirmesi için derece mahkemelerince beden bütünlüğünü bozma riski taşıyan ameliyat zorlaması kamu düzeni ile bireysel menfaat arasında birey aleyhine ciddi bir yük getirmektedir. Cinsiyet değiştirme ameliyatı olmak istemeyen trans bireysel cinsel bir azınlık olarak kendilerini ait olmayan cinsiyetin nüfus cüzdanını taşımak ve bunun olumsuz hukuki ve toplumsal sonuçlarıyla gündelik hayatlarında sık sık karşı karşıya gelmektedirler” dedi.

AYM üyeleri Recai Akyel ve Selahattin Menteş ise oyçokluğu ile alınan hak ihlali kararına katılmadıklarını şu maddelerle açıkladı:

“İsim değişikliği hakkının tanınmış olması başvurucuya birtakım yükümlülükler yüklenemeyeceği anlamına gelmemektedir. Bu bağlamda başvurucunun birtakım yükümlülükler yüklenemeyeceği anlamına gelmemektedir. Bu bağlamda başvurucunun haklı nedenlerini ortaya koyma ve buna ilişkin delillerini mahkemeye sunma yükümlüğünün bulunduğu kabul edilmelidir. Bu aşamadan sonra haklı nedenin bulunup bulunmadığını anayasal güvenceleri de dikkate alarak değerlendirmek derece mahkemelerinin görevidir.

Başvurucunun salt bir isim değiştirme talebiyle mahkemeye başvurduğu söylenemez. Başvurucunun talebinin altında yatan asıl neden farklı bir cinsiyete sahip olduğuna ilişkin iddiasıdır. Derece mahkemeleri bu durumu da göz önünde bulundurmuş ve kişinin cinsiyet değiştirme sürecine işaret ederek henüz bu sürecin tamamlanmamış olduğunu ve nüfus kaydındaki kişinin mevcut cinsiyetiyle uyumlu olan isminin kadın ismiyle değiştirilmeyeceğini değerlendirmiştir. 4721 sayılı kanunun 27. maddesi sıradan bir isim değiştirme talebine ilişkindir.”

Yogyakarta İlkeleri nedir?

Endonezya’nın Yogyakarta kentinde 2006 yılında bir araya gelen ve uluslararası insan hakları hukuku alanında uzmanlardan oluşan bağımsız bir kurul tarafından yayımlanan “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğiyle İlişkili Olarak Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Uygulanmasına Dair Yogyakarta İlkeleri” uluslararası düzeyde kabul edilen bir düzenleme. Yogyakarta İlkeleri, herkesin cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği esaslı ayrımcılığa tabi olmaksızın tüm insan haklarından yararlanma hakkının var olduğunu öngörür.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus