Lale Akgün: “Almanya’da Yeşiller’in getireceği insan hakları temelli dış politikanın ucu AKP ve Erdoğan’a değecektir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’da federal parlamento seçimlerini kesin olmayan sonuçlara göre, Sosyal Demokratlar (SPD) yüzde 25,7 oyla ilk sırada tamamladı. SPD’nin bir önceki koalisyondaki ortağı ve en yakın rakibi Hıristiyan Demokratlar Birliği‘nin (CDU/CSU) oy oranı yüzde 24,1. Bu da hükümeti kurmak için SPD’nin avantajlı olduğunu gösteriyor

SPD’nin en muhtemel koalisyon ortakları, yüzde 14,8’le tarihinin en yüksek oy oranına ulaşan Yeşiller ve seçimde ilk defa oy veren gençlerin en çok tercih ettiği parti olan Liberaller (FDP).

Almanya politik jargonunda bu koalisyona, partilerin renklerine göndermede bulunarak “Trafik Lambası koalisyonu” adı veriliyor. SPD’nin kırmızı, FDP’nin sarı, Yeşiller’in ise yeşil renkteki amblemleri üç partinin kuracağı koalisyonun Trafik Lambası koalisyonu olarak isimlendirilmesini sağlıyor.

Koalisyon pazarlıklarının zorlu geçmesi bekleniyor

Seçimleri Berlin’de izleyen Medyascope muhabiri Doğu Eroğlu, SDP’nin başarısını ve koalisyon ihtimallerini, SDP’yi iki dönem federal parlamentoda temsil etmiş Dr. Lale Akgün ile konuştu.

SDP-FDP-Yeşiller koalisyonunun ortaya çıkabilmesi için çözülmesi gereken sorunlar, belki de verilmesi gereken tavizler var. SDP’nin önde gelen seçim vaatlerinden biri, saatlik asgari ücretin 12 euroya yükseltilmesiydi. Ancak koalisyon ortağı olmak için maliye bakanlığı görevinin kendisine verilmesi şartını koşan FDP lideri Cristian Lindner, bu konudaki düzenlemelere karşı. “Asgari ücret 12 eurodan Sosyal Demokratlar’ın taviz vermesi mümkün değil çünkü seçimi öyle kazandılar. Oradan taviz veremezler. Lindner’in bunu kabul etmesi gerekir” diyen Lale Akgün’e göre, 12 euroluk asgari ücret düzenlemesi SPD’nin kırmızı çizgisi.

Parlamentodaki sandalye sayılarına göre koalisyonun ikinci büyük ortağı olacak Yeşiller’in ise dışişleri bakanlığına talip olması bekleniyor. Bu da Almanya-Türkiye ilişkileri için yeni sorunlar getirebilir. Akgün, Yeşiller’in ekonomi yerine insan hakları ve değerlere dayalı bir dış politika yürütmesi halinde Almanya-Türkiye ilişkilerinde makas değişikliği yaşanabileceği görüşünde:

“Bugüne kadar, özellikle de Merkel döneminde dış politika her zaman Almanya’da ekonomik bir konu oldu. Yeşiller seçim sırasında, ‘Biz ekonomiye değil, değerlere bağlı bir dış politika istiyoruz’ dedi. Devamlı sözünü ettikleri üç ülke vardı: Çin, Rusya ve Türkiye. Yeşiller’in insan hakları temelli dış politikasının ucu AKP ve Erdoğan’a dokunacaktır. Tahminim, dışişleri bakanlığını Yeşiller isteyecektir. Örneğin Cem Özdemir (Yeşiller Partisi Milletvekili) dışişleri bakanı olduğu anda Türkiye ile olan ilişkiler ciddi şekilde gözden geçirilecektir. Ama Annalena Baerbock (Yeşiller Partisi Eşbaşkanı] dışişleri bakanı olursa da başka bir politikanın sürdürüleceği ortada.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus