Hande Buse Şeker’in öldürülmesine ilişkin davada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın müdahil olma talebi, Şeker’in “kadın olmaması” gerekçe gösterilerek reddedildi – Av. Kerem Dikmen: “Buse’nin varoluşunu inkâr eden bir karar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İzmir’de 9 Ocak 2019’da öldürülen trans kadın Hande Buse Şeker ile ilgili dava, İstinaf Mahkemesi’nden dönen kararın ardından bugün (7 Ekim) İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başladı.

İstinaf Mahkemesi, sanık polis memuru Volkan Hicret’e nitelikli yağmadan verilen cezayı az bularak ve diğer mağduru kasten yaralama değil öldürmeye teşebbüsten ceza alması gerektiği gerekçesiyle bozmuştu. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yapılan duruşmada Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen ön raporun gelmemesi üzerine mahkeme heyeti, raporun beklenmesi ve tanığın dinlenmesi için duruşmayı 30 Aralık’a erteledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya müdahil olma talebine ise mahkeme, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a dayanarak ve Hande Buse Şeker’in kadın olmamasını gerekçe göstererek izin vermedi. 

“Trans kadın olarak Buse’nin varoluşunu inkâr eden bir karar”

Medyascope’a konuşan, Hande Buse Şeker’in ailesinin avukatlarından Kerem Dikmen duruşmayı ve mahkemenin kararını şöyle değerlendirdi:

Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen rapor gelmediği için davada beklenen ilerleme olmadı. Mahkeme, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın katılma sıfatının olmadığına yönelik bir karar vermişti. Öncelikle buna itirazlarımızı ilettik. Çünkü bakanlığın davadaki rolü Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan (CMK) değil, 6284 sayılı yasadan kaynaklıyordu. Ancak maalesef üst mahkeme bu kararı verirken o eleştiriğimiz heteronormatif cinsiyet normları üzerinden bu değerlendirmeyi yaptı. Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’ndan hareketle bakanlık, davaya katılma talep etmişti. Üst mahkeme ‘Ben bunu uygulamıyorum, CMK’yı uyguluyorum’ dedi ve CMK’ya göre bakanlığın katılma yetkisi olmadığından katılma kararını reddetti. Bu kararı eleştirerek başladık. Çünkü bu karar, trans kadın olarak Buse’nin varoluşunu inkâr eden bir karar. Bugün bunu dile getirdiğimizde sanık tarafı da nüfus kağıdına atıfla söylemimizi eleştirdi ve mahkeme de kararında bir değişiklik yapmadı. Özetle Aile Bakanlığı’na ‘Senin kuruluş kanunun itibarıyla buraya katılma yetkin yok. Çünkü ben Hande Buse Şeker’in trans kadın kimliğini kabul etmiyorum. Nüfus kağıdını esas alırım’ demiş oldu. Ayrıca eğer mahkeme, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın katılımını ortadan kaldırmasaydı sanık hükümle birlikte daha yüksek ceza alacaktı.

“Müebbet değil ağırlaştırılmış müebbet istiyoruz”

Dikmen’in dava hakkındaki genel değerlendirmesi ise şöyle: 

“Ortada cinsel saldırı, öldürme, yaralama gibi birden fazla suç var. Biz öldürme eyleminden verilen cezanın müebbet değil ağırlaştırılmış müebbet olması gerektiğini savunduk. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma kararı buna ilişkin bir şey içermiyor. Böylelikle, sanığın almış olduğu müebbet hapis cezasını malesef uygun bulmuş oluyor. Sonuç olarak baktığımızda sanığa verilen ceza miktarları artacak. Ancak olayın nefret cinayeti olduğu gözetildiğinde asıl beklediğimiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmeyecek. Bu kesinlikle ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gereken bir öldürme eylemi.”

Ne olmuştu?

İzmir’in Konak ilçesindeki bir apartman dairesinde 9 Ocak 2019’da çıkan kavgada, trans kadın Hande Buse Şeker, polis memuru Volkan Hicret tarafından öldürülmüş ve trans kadınlar Y.A. ve A.T.K. yaralanmıştı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, olay günü İzmir Emniyet Müdürlüğü Yunuslar Motorize Tim Amirliği’nde görevli polis memuru Volkan Hicret’in, arkadaşı ve aynı zamanda dosyada mağdur sıfatıyla yer alan A.T. ile buluştuğu ve birlikte alkol aldıktan sonra sabah 6 sularında Alsancak’a geldikleri, bu sırada orada bulunan Hande Buse Şeker ve arkadaşı Ateş ile karşılaştıkları ve müşteri olmak üzere bir pazarlık yaptıkları belirtilmişti. Bunun ardından Şeker ve arkadaşı Ateş’in, şüphelinin arabasına binerek, Şeker ile Ateş’in birlikte yaşadıkları eve gittikleri, bu esnada evde Hande’nin arkadaşı Y. ve M.’nin de olduğu, Şeker ve Ateş’in parayı peşin istemeleri üzerine çıkan tartışmada şüpheli Hicret, polis olduğunu ve peşin ödeme yapmayacağını söyleyerek, Hande Buse’yi soyunmaya zorladığı, Hande Buse’nin küfür ederek soyunmayı reddetmesi üzerine Volkan Hicret’in silahla, bu esnada yatağın üzerinde bulunan Şeker’e seri şekilde ateş açtığı aktarılmıştı.

Hicret’in Şeker’e ateş açtığı sırada tartışmayı duyan şüphelinin arkadaşı A.T.’nin odaya girdiği, Şeker’in odadan çıkarak salonda bulunan arkadaşı Y.’nin arkasına saklanmaya çalıştığı, şüpheli Volkan Hicret’in Şeker’in arkasından salona girerek ateş etmeye devam ettiği ve bu ateş sonucunda failin arkadaşı A.T’nin ve Şeker’in arkadaşı Y.’nin hayati tehlike geçirmeyecek ve basit bir tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde yaralandıkları belirtilmiş, silahlı saldırının devamında A.T.’nin olay yerinden ayrıldığı, Şeker ve arkadaşı Y.’nin, Volkan Hicret’e kendilerini bırakmaları için yalvardıkları ancak Hicret’in tekrar iki üç el daha ateş ederek Hande Buse’yi öldürdüğü, bunun ardından Hande Buse’nin arkadaşı Y.’ye cinsel saldırıda bulunduğu ve sonra gitmesine izin verdiği yer almıştı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus