KONDA’dan “Hapishaneler ve Mahpuslar Algı Araştırması”: En fazla haksızlığa kadınlar ve gazeteciler uğruyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamuoyu araştırma şirketi KONDA, Türkiye’nin 68 ili ve 383 ilçesinde “Hapishaneler ve Mahpuslar Algı Araştırması” başlıklı çalışma yürüttü. 18-20 Haziran tarihlerinde yürütülen araştırmanın sonuçları bugün (7 Ekim) açıklandı.

10 başlık halinde açıklanan raporun öne çıkan sonuçları şöyle:

Hapishaneler ve ceza infaz sistemine dair görüşü etkileyen ilk unsur temas olduğu için araştırmaya katılan kişilerin doğrudan ceza infaz sistemine teması veya herhangi bir yakınının teması olup olmadığı soruldu. Araştırmaya katılanların yüzde 1,8’i doğrudan kendisinin gözaltına alındığını, yüzde 1,2’si tutuklandığını, yüzde 1,2’si ise denetimli serbestliği olduğunu belirtti.

Cinsiyetin ceza infaz sistemiyle teması

Araştırmada cinsiyetlere göre suçla ve ceza infaz sistemi ile temasa bakıldığında, erkeklerin gözaltına alınma, tutuklanma ve denetimli serbestlik durumlarının kadınlara göre daha fazla olduğuna dikkat çekildi. Daha önce gözaltına alınanların yüzde 81’i, tutuklananların yüzde 69’u, denetimli serbestlik yaşayanların ise yüzde 77’si erkek. Araştırmada, ceza infaz sistemi ile teması en çok etkileyen demografik unsurun cinsiyet olduğu belirtildi.

Etnik kökenlere göre ceza infaz sistemi

Araştırmada, etnik kökenlere göre ceza infaz sisteminde gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor.

Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türkler, yüzde 39’unu Kürtler oluşturuyor. Kürtler’in, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne alındığında daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtler’in oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor.

Eğitim durumlarında ceza infaz tutumu

Araştırmada eğitim durumları da gözaltına alınma, tutuklanma ve denetimli serbestlik gibi durumları etkileyen demografik faktörlerden biri olarak gösterildi. Gözaltına alınma ve denetimli serbestlik durumlarını yaşayanların yarısının lise eğitim seviyesinde olduğu belirtilirken, “Türkiye’de her üç kişiden biri lise eğitim seviyesine sahipken, bahsedilen bu iki durumda kalan her iki kişiden birinin lise eğitim seviyesinde olması dikkat çekiyor. Tutuklananların yüzde 54’ü lise altı eğitim seviyesine sahipken yüzde 31’i lise, yüzde 15’i ise üniversite mezunu” denildi.

Adalet sistemine güven

Türkiye’de insanların düşünceleri nedeniyle hapishanelere konulup konulmadığı ve Türkiye’de son yıllarda daha çok insanın hapse konulup konulmadığı sorusuna verilen cevaplara göre, daha önce yakını tutuklanan kişiler, yakını tutuklanmayan kişilere göre adalet sistemine daha az güveniyor. Yakını tutuklananların yüzde 76’sı, yakının başına böyle bir olay gelmeyenlerin ise yüzde 68’i adalet sistemine güvenmiyor.

Hapishanelerde çıplak arama

Araştırmada, “Hapishanelerde çıplak arama uygulaması ve kötü muamele” başlığında katılımcılardan yanıtlanması istenen sorulara yüksek oranda yanıt verildiği belirtilerek, çıplak arama ve işkence söz konusu olduğunda hapishane koşullarından çok fazla haberdar olmadıklarını veya bu konularda yorum yapmaktan çekindikleri aktarıldı. Ankete göre toplumun yüzde 26’sı hapishanelerde çıplak arama uygulamasının yapıldığını düşünürken, yüzde 21’i böyle bir durum olmadığını söyledi. Görüş bildirmeyenler ise toplumun yüzde 42’sini oluşturuyor.

Cezaevleri ve işkence

Araştırmada, işkence konusunda her üç katılımcıdan birinin bu soruya cevap vermediği ve toplumun yüzde 28’inin hapishanedekilerin işkenceye maruz kaldığı konusuna katılmadığı belirtildi. Katılımcıların yüzde 22’si ise hapishanede bulunanların işkenceye maruz kaldığını düşündüğünü aktardı.

Hapishanelerde haksızlığa uğrayan gruplar

Türkiye’deki adalet sisteminin eşit bir şekilde uygulanıp uygulanmadığına dair sorulara katılımcılar, toplum genelinde en fazla haksızlığa uğradığı düşünülen grupları şöyle sıraladı: Kadınlar, gazeteciler, siyasi muhalifler, Kürtler ve Aleviler.

Toplumun yüzde 42’si Türkiye’de en çok haksızlığa uğrayan grupların “kadınlar”, ardından yüzde 35 ile “gazeteciler”, yüzde 33 ile ise “siyasi muhalifler” olduğunu söyledi. Katılımcıların en az haksızlığa uğradığını düşündükleri grup yüzde 9 oranıyla “Sünniler.”

Kadınların yüzde 49’u, kadınların haksızlığa uğradığını düşünürken, erkekler arasında bu görüşe sahip olanların oranı yüzde 35. Bu konu meslek kümelerine göre incelendiğinde emeklilerin yüzde 33’ü, işçi, esnaf ve çiftçilerin yüzde 38’i, ev kadınlarının yüzde 41’i, beyaz yaka çalışanların yüzde 46’sı, işsizlerin yüzde 51’i, öğrencilerin ise yüzde 52’si kadınların haksızlığa uğradığını düşünüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus