Hendek davasında beşinci duruşma – Sanık avukatı: “Soma’da 301 kişi toprağa gömüldü, burada sadece yedi kişi öldü”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020’de meydana gelen ve yedi işçinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı patlamayla ilgili davanın beşinci duruşması Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun ve fabrika müdürü Hasan Ali Velioğlu’nun tutukluluklarının devamına karar verdi. Gelecek duruşma 6 Aralık’ta yapılacak.

“Adalet istiyoruz”

Duruşma öncesi aileler ve avukatlar adliye önünde açıklama yaptı. Yaşamını yitiren işçilerden Halis Yılmaz‘ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, “Bundan sonra denetimsizlik başka canlar almasın, işçi katliamlarına davetiye çıkarmasın diye, yedi işçiyi bir daha kurban etmemek için Hendek’te adalet istiyoruz” dedi. Avukat Can Atalay da “Bu insanların acısı dinmez. Türkiye’de kapitalizmin en ucuz kalemi işçi canı olmasın diyedir davamız. Türkiye’nin dört bir yanında insanlar adalet istiyorlar. Türkiye’nin en derin krizi, adaletsizlik krizi. O yüzden Hendek’teki yedi işçicinin canının hesabı sorulmalı” diye konuştu. Duruşmayı Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da izledi.

Tanıklar dinlendi

Sanıklardan Ali Rıza Coşkun’un avukatı, salon dışında tanık hazır ettiklerini ve dinlenilmesini istedi. Mağdur ailelerin avukatları ise tanıkların yönlendirildiği iddiasıyla bu talebe itiraz etti. Tanıklar, emir ve talimatların, iş güvenliğine dair giderlerin Yaşar Coşkun ve Hasan Ali Velioğlu tarafından belirlendiğini söyledi.

Benim çocuğuma kaçak barut ürettirirken kimse ‘Benim sorumluluğum yok’ diyemez”

Patlamada yaşamını yitiren işçilerden Halis Yılmaz’ın babası Muammer Yılmaz tanık ifadelerine ilişkin söz alarak, “Benim çocuğumun ölmesinin sorumlusu Erşan Öztürk ve Hasan Ali Velioğlu’ dur. Sayın hâkim ben sizin vicdanınıza sesleniyorum. Niye bir suç duyurusu yapılmıyor. Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? Bütün emniyet teşkilatı emekli olduktan sonra patronların hizmetinde işe başladı. Sorumlu müdürler, iş güvenliği uzmanı sizler kanuna uyacaktınız. Kanunsuz emir dinlenilmez, öyle duyduk. Şimdi ‘Benim sorumluluğum yok’ diyemezsiniz. Benim çocuğuma kaçak barut ürettirirken kimse ‘Benim sorumluluğum yok’ diyemez” dedi.

Avukat Atalay: “Daha önce de patlamalar olmuş, insanlar ölmüş”

Mağdur avukatlarından Can Atalay, dosyaya gelen bilirkişi nihai raporunu değerlendirdi. Atalay, “Bizce rapor statik elektrik konusunda çok eksik. Burada mesele sonucu öngörmesine rağmen tedbirleri almış mı, yoksa daha önce de yaşanan patlamalara rağmen bu tedbirler alınmamış mı? Sonucu görüyor, daha önce olmuş, insanlar ölmüş” diye konuştu.

Tutuklu sanık Yaşar Coşkun: “Bizim fabrikamız salça fabrikası değil”

Tutuklu sanık fabrika sahibi Yaşar Coşkun ise savunmasında şunları söyledi: “Bizim fabrikamız havai fişek üretim fabrikası, salça fabrikası değil. Patlayıcı madde fabrikalarını kurmak için ilgili makamlardan görüş istenir. Böyle bir tesisin kurulması için 200 dönüm arazi lazımdır. Fabrika iki bölümden oluşur biri üretim merkezi, diğeri patlayıcı madde deposudur. Fabrika kurulumu, işlemi valiliğin gözetiminde yapılır. Genelkurmay Başkanlığı izin vermezse yapamazsınız. Bilirkişi raporu sipariş üzerine hazırlanmıştır. 128 sayfalık raporun 116 sayfası bir önceki bilirkişi raporunun kopyasıdır. Ben 16 aydır tutukluyum, altı aydır bu raporu bekliyorum. Öbür dünya da var.”

Fabrika sahibinden mağdur ailelere: “Siz şov yapıyorsunuz”

Sanık Yaşar Coşkun’un “16 aydır adalet arıyoruz” demesi üzerine mağdur aileleri “Asıl biz adalet arıyoruz” diye cevap verdi. Coşkun’un bunun üzerine “Siz burada şov yapıyorsunuz” demesi, aileler ve avukatların tepkisine yol açtı.

Patlamanın sabotaj olduğu iddiasını yineledi

Yaşar Coşkun, patlamanın sabotaj olduğunu ve “Ateşin Çocukları” adlı grup tarafından yapıldığını ileri sürdü. Önceki duruşmalarda sanıklar ile sanık avukatlarının patlamanın sabotaj olduğunu iddia etmesi üzerine mahkeme heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) yazı yazarak bilgi istemişti. MİT tarafından mahkemeye gönderilen verilen yanıtta, patlamayla ilgili kendilerine ulaşan herhangi bir sabotaj ihbarının olmadığı belirtilmişti.

Sanık avukatı: “Soma’da 301 kişi toprağa gömüldü, burada sadece yedi kişi öldü”

Sanık avukatı Mehmet Mangıroğlu, bilirkişi raporuna ilişkin, “Ali Rıza Coşkun ve Yaşar Coşkun’u sorumlu tutmak ceza yargılanmasına ters düşecektir. Soma davasında da olası kast tartışması yapılmıştı. Orada 301 kişi toprağa gömüldü, burada sadece yedi kişi öldü” dedi.

Sanık Yaşar Coşkun’un avukatı Asena Aslan da sabotaj iddiasını yineleyerek, “Burada olmazsa istinafta, istinafta olmazsa temyizde bu iş bozulacak. Muğla yangınını çıkartan kişi Sakarya’dan gitmiş, bizim fabrikamız nerede, ormanın yanında. Delil olmaya ilerleyen karineler var” diye konuştu.

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Yaşar Coşkun ve Hasan Ali Velioğlu’nun tutukluluğunun devamına, gelecek duruşmanın 6 Aralık’ta yapılmasına karar verdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus