Medyascope, sınırda insan kaçakçılığı dosyasını açıyor (2) – Van’da sınır geçişleri: Yediemin otoparkları kaçakçılıkta kullanılan minibüslerle dolu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İnsan kaçakçılığı yöntemlerini incelediğimiz Van’da, ceza alıp yediemin otoparklarına çekilen beyaz minibüslerin son dönemde arttığını görüyoruz. Otopark işletmecilerinden birine göre, insan kaçakçılığı nedeniyle ceza alıp emniyet tarafından otoparka yollanan araçlar, sahiplerince teslim alınıyor ve bazen aynı akşam aynı minibüs tekrar kaçakçılık cezası yüzünden otoparka çekiliyor

Haber: Doğu Eroğlu, Sema Kızılarslan*

Afgan göçmen ve sığınmacıların Türkiye-İran sınırını Van üzerinden geçişi Türkiye’de temmuz-ağustos aylarında yoğun tartışmalara yol açmıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geçtiğimiz hafta İran sınırında milyonlarca kişinin sınırı geçmek üzere beklediği yönündeki açıklamaları gözlerin yeniden Türkiye-İran sınır hattına çevrilmesine yol açtı.

Bakan Soylu’nun açıklamalarından sonra Van’a giden ve sınır geçiş mekaniklerini inceleyen Medyascope, kaçakçıların sınırı geçtikten sonraki faaliyetlerini karayolu geçiş noktaları ve araç trafiği üzerinden inceledi.

Otogar: Otobüsler daha az kullanılıyor, kaçakçılar mültecileri kontrol noktalarından kaçırıyor

İlk durağımız kent merkezindeki Van Otogarı.

Vanlıların ortak tepkisini şöyle özetleyebiliriz: “Geç kaldınız!”

Görüştüğümüz herkes, geçmiş dönemlerde Van Otogarı’nın Afgan mültecilerin hareketliliğinde önemli bir nokta olduğunu ancak denetimlerin bu durumu kısmen azalttığını aktarıyor.

Kaçakçılar ve otogar çalışanları, özellikle koronavirüs salgını öncesinde otogarda büyük bir Afgan mülteci hareketliliği olduğunu aktarıyor. Salgınla birlikte azalan hareketlilik, ABD’nin Afganistan’dan çekilme takviminin başlangıcında, yani Ağustos 2021’de yeniden artmış. Temmuzdan itibaren yoğunlaşan hareketlilik, mültecileri taşıyan birçok otobüs firmasına kesilen cezalarla önlense de otobüs firması yetkilileri göç hareketliliğinin şu sıralar tekrar yükselişte olduğunu belirtiyor.

Otobüs firması yetkililerine göre, önceleri sınırı geçip Türkiye’ye giriş yapabilen Afgan mültecilerin birçoğu göç yolculuğuna devam etmek için doğrudan Van Otogarı’na geliyordu. Ama otogardaki bu hareketlilik otobüs firmalarına kesilen cezalarla kısmen önlenmiş. Kolluk denetimlerinde, otobüslerin Afgan mültecileri taşıdığı tespit edilirse, otobüsler önce bir hafta, sonra artan sürelerde trafikten men ediliyor.

Van Otogarı (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

Ticari otobüs firmaları, şirketlerin gördüğü zarar üzerine Afgan mültecileri taşımak istemiyor ama görüştüğümüz otobüs firması yetkililerine göre otobüs şoförleri kendi inisiyatifleriyle bu işi yapmaya devam ediyor. 

İnsan kaçakçılığı yaptığını iddia eden biri, “Artık otobüs firmaları Afganlar’ı otogardan alıp götürmüyor, mültecileri yol üstünden topluyor” diyor.

Bu iş için en çok başvurulan rota, Medyascope’un da jandarma ve polis kontrol noktaları yoğunluğunu gözlemlediği Van-Tatvan karayolu.

Her ne kadar Van-Tatvan karayolu kontrol noktalarıyla dolu olsa da kaçakçılar ve mülteci taşıyan ticari otobüs firmaları bu kontrol noktalarını aşmanın yollarını bulmuş.

Van-Tatvan arasındaki kontrolleri aşmanın en bilinen yolu, zorlu kontrol noktalarından önce Afgan mültecileri araçtan indirmek ve kontrol noktalarının etrafındaki patikalardan dolaşıp tekrar karayoluna çıkan mültecileri, kontrol noktaları uzağında araçlara geri almak.

Böylelikle kontrol noktalarında kaçakçılar Afgan mültecilerle birlikte görülmekten kurtuluyor.

Otogarda yaptığımız görüşmelere göre, otobüsler de bu noktaları geçtikten sonra mültecileri araçlara alıyor. Bazen mülteciler otobüsteki yolcu koltuklarına, riskli dönemlerdeyse bagaja ya da şoförlerin uyumak için kullandığı bölmelere konuluyor.

VIP tarife: “Bakan araçlarını kimse durdurmuyor”

Kaçakçıların “VIP yolcular” diye tabir ettiği kişiler de Van-Tatvan karayolunu kullanıyor.

Otogarda tanıştığımız bir kaçakçı, Türkiye’ye girdikten sonra minibüs ve otobüslerle Tatvan’a ulaşan bazı mültecilerin, Tatvan’dan itibaren özel araçlarla seyahatlerine devam ettiğini aktarıyor ve aramızda şu diyalog yaşanıyor: 

Kaçakçı: Tatvan’dan sonra mültecileri bakan araçlarıyla taşıyoruz.

Medyascope: Bakan aracı ne demek?

Kaçakçı: Bakanların bindiği lüks araçlar yok mu? İşte o tip araçları kullanıyoruz. O bakan araçlarını yolda kimse durdurmuyor.

Medyascope: Mülteciler yolu özel araçla gidebilecek kadar zengin mi?

Kaçakçı: Yolculuk için 5 bin dolar ödeyenler var. Tabii binecekler özel araca!

Kaçakçı bize VIP yolcular için fiyat tarifesini de anlatıyor. Afganistan’dan gelen mülteciler için Türkiye’deki belirli noktalara ulaşmanın toplam bedeli genellikle 1,500 dolar civarında. Bu parayı ödeyenler, Afganistan-Türkiye arasındaki yolu en kötü koşullarda, sorun çıkmazsa bir ayda, sınırdan itilir ya da iklim veya yol koşullarından ötürü gecikmeye uğrarlarsa çok daha uzun zamanda kat ediyor.

Ancak VIP yolcular için Afganistan-Türkiye daha kısa sürüyor. 5 bin dolar ve üzerinde ödeme yapabilen yolcular Afganistan-Türkiye arasını bir haftadan kısa sürede geçiyor ve mümkün olduğunca özel araçlar içinde seyahat ediyor.

Göç yolunun her safhası bir başka kaçakçı grubu tarafından kontrol edildiği için, VIP tarifeyi ödeyemeyenler, yani mültecilerin çoğunluğu, kaçakçıların istediği meblağları denkleştirebilmek için yol üstünde duraklayıp çalışmak zorunda kalıyor.

Van esnafına göre, yoksul mülteciler Van’da iş arıyor ve göç yolunun kalanında kullanacakları parayı biriktirmeye çalışıyor. Tanıştığımız kaçakçı da aynısını söylüyor. Yoksullar yol parası için Van’da bulaşıkçılık, inşaat işçiliği gibi yevmiyeli işlerde çalışırken daha varsıl olanlar Van’ı geçip sonraki aşamaya yani ya Ege kıyılarına ya da Edirne’ye ulaşmak üzere İstanbul’a devam ediyor.

Göç yolunun alamet-i farikası: Beyaz transitler

VIP tarife olsun ya da olmasın, kritik noktalarda karşımıza hep beyaz minibüsler yani yerel tabirle Transitler çıkıyor.

VIP yolcular belli noktalar arasını özel araçlarla kat edebiliyor ama bazen onlar bile zorlu parkurları hareket kabiliyeti yüksek, bozuk satıhlarda da yol alabilen Beyaz Transitlerde gitmek zorunda kalıyor.

Van’da insan kaçakçılığında kullanılan bu araçlar, karıştıkları kazalarla da defalarca gündeme gelmiş, bu kazalarda birçok mülteci hayatını kaybetmişti.

Türkiye-İran sınırında, göç hareketliliğin şu sıralarda en yoğun yaşandığı Özalp’in Bakışık ve Yukarıtulgalı köylerini ziyaret ettiğimizde, birçok beyaz transit aracın sınır hattına doğru yolcusuz biçimde yol aldığını görüyoruz.

Özalp’ten Van’a dönerken, Özalp ilçe merkezi yakınlarındaki bir otoparkta, sayıları 50’nin üzerindeki beyaz transitin bulunduğunu görünce, dikkatimiz bu otoparka yoğunlaşıyor.

Van-Özalp’teki yediemin otoparkında neredeyse sadece beyaz transit tipi minibüsler bulunuyor. Bu minibüsler insan kaçakçılığında kullanıldığı için yol kontrollerinde yakalanıp yediemin otoparklarına gönderiliyor (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

Otoparktan içeri girdiğimizde, ellerinde birtakım kağıtlar bulunan üç kişinin otopark işletmecisinin etrafını çevirdiğini ve hararetle bir şeyler anlattığını görüyoruz. Bu üç kişi, yol kontrolü sırasında insan kaçakçılığında kullanıldığı anlaşıldığı için yediemin otoparkına gönderilen bir beyaz transit minibüsün sahipleri.

Gazeteci olduğumuzu ve otoparktaki beyaz transit yoğunluğunun dikkatimizi çektiğini söylediğimizde üç kişinin ilgisi bize kayıyor ve dertlerini dinlemeye başlıyoruz. Bu kişiler araçlarını, tarımda ve hayvancılıkta kullanılacağını zannederek, birine kiralamış. İnsan kaçakçılığıyla hiçbir ilgilerinin olmadığını söylüyorlar ve şimdi de ceza kesilen araçlarını kurtarmaya çalıştıklarını yakınarak anlatıyorlar: 

Araç sahibi: Kardeşim, kira sözleşmesinde araç kullanılarak suç işlenmesi halinde araç sahibinin sorumlu tutulamayacağı yazıyor, bizim ne kabahatimiz var! Kiralayan kişi bunla kaçakçılık yapmış, derdini biz çekiyoruz!

Medyascope: Hay Allah, geçmiş olsun. Başka aracınız var mı? Araç kiralayarak mı geçiminizi sağlıyorsunuz?

Araç sahibi: Yok, bir tek bu aracımız var.

Medyascope: Beyaz transit dolu burası, diğer yediemin otoparkları da böyle mi?

Araç sahibi: Hem de nasıl. Sen asıl Gürpınar’a, Van’a, Başkale’ye git bak, orada tüm yedieminler bu araçlarla dolu!

Araç sahibi başka minibüse sahip olmadığını söylese de, Van ve çevresindeki diğer yediemin otoparklarında da insan kaçakçılığı yüzünden bağlanan birçok beyaz transit olduğunu her nasılsa biliyor.

Araçlarını yediemin otoparkından almaya çalışan üçlü gittikten sonra yediemin otoparkının işletmecisi, “Bunların hepsi yalan konuşuyor!” diyor: 

“Her gün bunlar gibi elli kişi geliyor buraya. ‘Biz bilmiyorduk arabanın bu işte kullanıldığını’ deyip bağlanan araçlarını teslim alıyorlar ama hepsi yalan söylüyor. Yediemine gelen aracı sahibine teslim ediyorum, bazen arabalar daha aynı günün akşamı tekrar buraya çekiliyor. yine kaçakçılık yaparken yakalanmışlar yani. O kadar çok kaçakçılık yapan var ki, yer gök beyaz transit. Van’ın her tarafı, tüm yedieminler bu transit tipi araçlarla dolu, hepsi mülteci taşıyor.”

İnsan kaçakçılığında kullanıldığı için yediemin otoparklarına çekilen beyaz transit tipi minibüslerde, mültecilerin kullandığı battaniyeler ve eski su şişelerine de hala rastlanabiliyor (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

Otopark işletmecisiyle emniyet kontrolleri sırasında bağlanıp yediemine çekilmiş beyaz transitler arasında dolaşıyoruz. Dikkatimizi ilk çeken şey araçların koltuklarının sökülmüş olması. Bazı araçların en arka sırasındaki koltuklar muhafaza edilmiş. Ama çoğu araçta o da yok. Normalde yolcu koltuklarının bulunduğu yerler şimdi bomboş.

Otopark işletmecisi bu uygulamayı şöyle açıklıyor: “Hepsi koltuklarını söküyor ki araçta daha fazla yer açılsın. Böylece 50-55 mülteciyi tek bir minibüsün içine doldurabiliyorlar.”

Otopark işletmecisi ufak kamyonları gösterip, “Bunların içine de 70 kişi dolduruyorlar” diyor.

(Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

Otoparka çekilmiş beyaz transitlerin birçoğunda cam filmleri var. Bu filmler muhtemelen, içerideki yolcuların dışarıdan görünmesini engellemek için çekilmiş. Hatta bazı araçların camları doğrudan içeriden siyah boyayla boyanmış.

Araçların birçoğunda ufak tefek hasarlar mevcut. Otoparkçıya göre bu hasarlar kontrollerden kaçarken ya da bozuk arazilerde hızla yol alırken oluşmuş olmalı.

Otopark işletmecisi, beyaz bir transitin yanından geçerken tampon ve arka kapıdaki delikleri işaret ediyor: “Bak, bunu durdurmak için belli ki asker ya da polis kurşun bile sıkmış ama durmamış.”

(Fotoğraf: Hazar Dost) 

Yediemin otoparkını işleten kişiye, durumun ne zamandan beri böyle olduğunu soruyoruz. Otoparkçı beyaz transit yoğunluğunun ilkin 2019’da başladığını söylüyor. 2019’da yedieminlere getirilen beyaz transitlerin sayısı artmış. 2020’de koronavirüs salgınının etkisiyle sınır geçişleri düşünce otoparklardaki beyaz transit yoğunluğu da azalmış.

Otoparkçıya göre 2021’in yaz dönemimde yani sınır hareketliliğinin en yoğun yaşandığı temmuz-ağustos aylarında çok fazla beyaz transit gelmemiş. Ama otoparkçı, yedieminlere çekilen beyaz transit sayısında şu sıralar yine artış yaşandığını söylüyor.

Van’ın Başkale İlçesi’ndeki yediemin otoparkının 2018 ve 2020 tarihlerine ait Google Earth görselleri, otoparklardaki yoğunluğun arttığını gösteriyor

Yediemin otopark işletmecisinin anlattığı örüntü, Van’daki diğer görüşmelerimizde edindiğimiz izlenimlerle uyumlu. Birçok avukat şu sıralar kaçakçılar hakkında daha çok işlem yapıldığını ve insan kaçakçılığı dosyalarının arttığını aktarıyor.

Başkale’deki yediemin otoparkında da aynı manzara

Özalp’teki yediemin otoparkında karşılaştığımız araç sahiplerinin uyarısı üzerine, bölgedeki diğer yediemin otoparklarını da ziyaret ediyoruz.

Başkale geçtiğimiz yıllarda göç güzergahının önemli noktalarından biriydi ama Özalp rotasının daha çok kullanılır hale gelmesiyle bu rota körelmiş. Yine de Başkale’deki yediemin otoparkında da birçok beyaz transit bulunuyor. Buradaki otopark işletmecisi de beyaz transitlerin insan kaçakçılığında kullanıldığı için otoparka çekildiğini aktarıyor. Rota değiştiği için Başkale’deki otoparka 2020’de 50 beyaz transit çekilmiş. 2021’deyse bu sayı 20’ye kadar düşmüş.

(Fotoğraf: Hazar Dost)

Özalp’tekine benzer şekilde, Başkale’de bulduğumuz beyaz transitler de camları filmle kaplanmış ve koltukları sökülmüş halde.

Gürpınar’daki yediemin otoparkına girmeyi başaramasak da, orada da beyaz transit tipi minibüslerin yoğun biçimde bulunduğunu tespit ettik.

Van-Gürpınar’daki yediemin otoparkındaki beyaz transit tipi minibüsler (Fotoğraf: Hazar Dost)

* Medyascope bu araştırmayı, Halk TV’den Hazar Dost’la birlikte gerçekleştirdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus