Medyascope, Sağlık Bakanlığı’nın “Neyim Var” uygulamasını inceledi – TTB Merkez Konseyi Üyesi Onur Naci Karahancı: “Uygulamanın amacı daha çok hasta, daha az hekim, daha çok para”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanlığı’nın “Neyim Var” uygulamasını inceledik. Uygulama, basit şikâyetler için bile ciddi hastalıklara ilişkin ön tanı koyuyor, hasta-hekim ilişkisini ortadan kaldırıyor, hasta şikâyetlerine ilişkin hem görsel hem de yazılı ifadeleri dolaşıma sokarak hasta mahremiyetini çiğniyor. Uygulamayı Medyascope’a değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Onur Naci Karahancı, “Uygulama sağlık hizmetlerini nasıl daha ucuza mal ederiz, daha az hekimle ve daha çok hasta ile daha çok gelire nasıl ulaşırız politikasının bir sonucu. Sağlıkta iyilik halini engellemek için yapılmış” dedi.

Sadece baş ağrısı semptomu girildiğinde koyulan ön tanılar

“Sağlık emekçileri ve hastalar sömürülüyor”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Onur Naci Karahancı, Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan, E-Nabız ve E-Devlet’ten hizmete sunulan “Neyim Var” isimli uygulamaya ilişkin sorularımızı yanıtladı. Karahancı, “Aile hekimlikleri gibi Birinci Basamak Tedavi Hizmetleri veren kurumlar basit yakınmaların yüzde 80’ini ortadan kaldırabiliyor. Uygulamayla birlikte yüzde 80’lik kısım bir anda yüzde 20’lik işleve sahip bir alana yığılmış olacak. Uygulamanın iki işlevi var: ciddi gelir getirici alan ve bunu çözecek özel sigortalar ve özel hastanelere yönlendirme. Bu kısırdöngüde ise sağlık emekçileri ve hastalar sömürülüyor” diye konuştu.

“Sağlık Bakanlığı, ‘hastalık bakanlığı’ gibi bir pozisyon almış oluyor”

Uygulamayı deneyen Karahancı, “Rahatsızlık olarak sadece karın ağrısını işaretleyip, başka şikayet işaretlemediğim halde bana verdiği olası tanılar: bakır metabolizması bozuklukları, böbrek hastalığı gibi çok uç teşhisler” dedi. Uygulamanın bilinçli olarak bu şekilde yapıldığını ve bunun tesadüf olmadığını söyleyen Karahancı, birinci basamak ya da önleyici tedavi hizmetleri ile çözülebilecek yakınmaların daha büyük hastanelere yönlendirildiğine dikkat çekti. Karahancı, şöyle devam etti: “Bizi kaygılandıran şey dünyada artış gösteren Teletıp uygulamalarının insanları özel hastanelere ve özel sağlık sigortalarına yönlendirmiş olması. Sağlık primlerinden gelen gelirin son dönemlerde çok fazla arttığını görüyoruz. Sağlık Bakanlığı, bu tutumunu sürdürmekte ısrar ederse sağlık değil ‘hastalık bakanlığı’ gibi bir pozisyon almış oluyor” dedi.

“Ortada hekim yokken hasta öyküsü alınamaz”

Hasta-hekim ilişkisinin başlayabilmesi ve hastalığın doğru teşhis edilebilmesi için iyi bir anamnez (hasta öyküsü) alınması gerektiğini vurgulayan Karahancı, “Ortada hekim olmadığı için uygulama üzerinden yapılan işaretlemelerin anamnez ya da hasta öyküsü olduğunu söylemek doğru değil. Ayrıca etik insan eylemlerine soru sorar, yapılan şeyin etik olup olmadığına dair herhangi bir değerlendirme yapmak bile uygulamanın etik konusuyla bir ilgisi olduğunu kabul etmek anlamına gelecektir, bu bile kabul edilemez” diye konuştu.

Uygulama ile insanlar hastanelere yönlendiriliyor ama randevu yok

Uygulamanın hiçbir hastalığı olmayan insanların da hastaneye gitmesiyle sonuçlanabileceğine dikkat çeken Karahancı, hastanelerde zaten var olan ve karşılanamayan talep olduğunu, “Sağlık Bakanlığı’nın gizleyemediği bir durum var, şu an hastanelerde yığılma söz konusu ve insanlar artık randevu dahi alamıyor” sözleri ile anlattı. Tedavi edici hizmetlerin kışkırtma anlayışı ile yönlendirildiğine dikkat çeken Karahancı, “Uygulama ile insanları kışkırtıp hastanelere yönlendirdiğiniz zaman bu insanlar nereye gidecek? Yönlendiriyorsunuz ama insanlar gelip sizin anlattığınız göremeyince bu sefer tepkisini asla kabul edilemeyecek şekilde şiddete dönüştürüyor” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü, Teletıp uygulamalarıyla ilgili uyarmıştı

Devletin pandemi döneminde sağlık hizmeti vermekle ilgili ciddi problemler yaşadığını dile getiren Karahancı, “Organizasyonsuzluk sebebiyle bir sürü insan hayatını kaybetti, bu sakat bakış açısını sürdüren bir uygulama bu” dedi. Teletıp uygulamalarının pandemi döneminde sokağa çıkma yasağı ve hastanelerdeki yoğunluk sebebiyle ortaya çıktığını hatırlatan Karahancı, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), Teletıp uygulamalarının yaygınlaşmasıyla ilgili uyarısını şu sözlerle anlattı:

Bu uygulamalar sağlık sigortası sistemlerinin gideri azaltmak geliri artırmak üzere sömürdüğü bir uygulama halini almış bulunuyor. Bu nedenle de ilk fırsatta bu uygulamaların insan-insan yani hasta-hekim ilişkisi ile gerçek anlamda bir temasa dönüşen yere evrilmesi gerekiyor.”

“Sağlık Bakanlığı sorumluluklarından kaçıyor”

Sağlık Bakanlığı’nın bu uygulamayla sağlık hizmeti almak isteyen insanlarla ilgili kendi sorumluluklarından kaçtığını belirten Karahancı, “Bakanlık, bu uygulamayı sağlık hizmetlerindeki bir yetmezlik sonucu ortaya çıkardıysa bu yetmezliğin ne olduğunu ve neden oluştuğunu da anlatmalı” dedi. Hasta-hekim ilişkisinin güvenle başladığını dile getiren Karahancı, “Güveni de yazılı metne yansıtan şey aydınlatılmış onam. Bu uygulamadaki aydınlatılmış onamı inceledim. Bizim etikte tıbbi etik de olmazsa olmaz dediklerimizden hiçbiri verilen aydınlatılmış onam metninde yok” diye konuştu.

Uygulamada hastanın karar vermesini yönlendirici ya da karar vermesini güçlendirici hiçbir bilgilendirme olmadığına dikkat çeken Karahancı, şunları söyledi: “Bakanlığın bize ve bu uygulamayı kullanacak insanlara şunu açıklaması lazım. Bu uygulama ne için yapıldı? Neden böyle bir uygulamaya gerek duyuldu? Hangi alanlarda kullanılacak? İnsanlar bunu kullanmaktan vazgeçtiğinde hangi seçenekleri var? İnsanlar bu uygulamayı hangi yöntemler ışığında kullanmalı?

“Devlet, kamu görevini özel hastanelere, özel sağlık sigortalarına yüklüyor”

Uygulamaya neden gerek duyulduğun yönündeki sorumuza Karahancı, “Kışkırtılmış tedaviye yönlendirici bir sağlık hizmetleri anlayışı var ve bunu karşılayacak yerde devlet kurumları kamu kurumları tıkanmış durumda” karşılığını verdi. Sağlık talebi ertelenemeyeceği için insanların bütün varlığıyla özel hastanelere gittiğini belirten Karahancı  “Devlet, kamu görevini özel hastanelere, özel sağlık sigortalarına yüklüyor” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus