IstanPol’dan “Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Siyasi Hayatta Karşılaşılan Engeller ve Mücadele Yöntemleri” raporu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (IstanPol) ve Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Temsilciliği’nin desteği ile yürütülen “Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Siyasi Hayatta Karşılaşılan Engeller ve Mücadele Yöntemleri” başlıklı çalışmanın bulgularına ilişkin çevrimiçi bir toplantı düzenlendi. Araştırmayı Dr. Bengi Ruken Cengiz (koordinatör), Gülçin Karabağ ve Gülşen Doğan yürüttü. Toplantının moderatörlüğünü IstanPol Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz yaptı. 

Türkiye’de kadınların siyasete katılımına dair deneyimler üzerinde duran araştırma, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bulunan siyasi partilerin farklı kademelerinde görev almış veya almaya devam eden kadın siyasetçilerin, siyasette karşılaştıkları engelleri ve bunlara ilişkin deneyimlerini içeriyor.

Araştırmada, temelde bulunan engeller yapısal, kurumsal ve kültürel olmak üzere üç başlıkta gruplandırılarak incelendi ve bir rapor haline getirildi. Araştırmaya katılan kadın siyasetçilerin, “Yapısal engeller” başlığı altında sosyoekonomik statüleri, medeni durumları ve yaşlarının yarattığı engeller, “Kurumsal engeller” başlığı altında siyasi parti yapılanmalarının yarattığı engeller, “Kültürel engeller” başlığı altında ise eril siyasi kültür ile toplumsal cinsiyet rollerine dair beklentilerin yarattığı engeller incelenerek, deneyimleri ve kadınların bu engellerle mücadele yöntemleri derlendi.

Çalışmada yer alan bölümler şöyle: Araştırmanın amacı, soruları, metodu ve saha çalışmaları üzerinde duran giriş bölümü, kadının siyasete katılımının önündeki engellere dair sınıflandırma, bu sınıflandırmanın gerekçelerine değinen ikinci bölüm, kadının siyasete katılımı konusundaki parti politikalarına dair görüşleri ile kadınların siyasete katılımı için önerdikleri değişiklikleri içeren üçüncü bölüm, sonuç kısmında raporun bulgularına yönelik bir değerlendirme ve bundan sonra konu ile ilgili yapılacak çalışmalar için öneriler içeren araştırma raporu dördüncü bölüm.

Araştırmada yapısal engeller açısından dikkat çeken önemli unsurlardan birisi, aile kurumunun kadınların siyasi kariyeri üzerindeki etkisi. Siyasette kadın ve erkek oranlarını inceleyen araştırma,13 kadın siyasetçi ile derinlemesine yapılan görüşmelere dayanıyor. 

“Erkek egemen alanda iktidar, kadınları tehdit olarak görüyor”

Toplantıya IstanPol Proje Koordinatörü Dr. Bengi Ruken Cengiz eşliğinde, çalışmalardan toplanılan veriler sunularak başlandı. “Kadınların siyaset yapabilecek noktaya gelmeleri daha çok zaman alıyor” diyen Cengiz, şöyle devam etti: “Kadınlara özel alanda yüklenilen sorumluluklar, erkeklerin kamusal alandaki hakimiyetiyle birleşince, ‘Siyaset erkekler içindir’ algısını beraberinde getiriyor. Erkek egemen alanda iktidar, kadınları tehdit olarak görüyor. Kadın dayanışması kurumsallaşmalıdır çünkü kurumsal yapıların yaptırımları, kadınları koruyup kollayabilir.”

Kamusal ve ekonomik alana dahil olmaya çalışan tüm kadınlar sorun yaşıyor”

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sosyoekonomik kaynakların dağılımında yarattığı adaletsizlik kadınlar tarafından daha çok hissediliyor. Kadınlar için siyaset yapma özgürlüğü ancak belirli bir eğitim ve kariyer seviyesinde mümkün.

Toplantının tartışma kısmı proje danışmanı Doç. Dr. Ahu Sumbas‘ın konuşması ile başladı: “Dünyada tarihsel olarak ve günümüzde hâlâ kadınlar siyasete girerken sorunla karşılaşıyorlar. Mekânsal ve fiziksel engeller coğrafyaya göre farklılaşabilir ama kamusal ve ekonomik alana dahil olmaya çalışan tüm kadınlar sorun yaşıyor.”

Katılımcıların deneyimleri, siyasette yer alan kadınların medeni durumlarının da kadınların siyasette var olabilmelerini ve siyasi faaliyetlerine devam edebilmelerini belirleyen önemli bir engel olarak gösteriyor.

Tartışmacılardan Hak İnisiyatifi Derneği Genel Sekreteri Fatma Bostan Ünsal Milli Görüş geleneğine göre, Refah Partisi üzerinden bir değerlendirmede bulundu: “Eskiden il başkanı erkek olurdu, il başkanının eşi de kadın kolları başkanı olurdu.”

“Kadınların siyasetteki yeri demokrasi talep eden herkes tarafından desteklenmeli”

SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülseren Onanç ise düşüncelerini, “Kadınların siyasette var olması ile gelişmişlik arasında birebir etkileşim var. Kadınların siyasetteki yeri demokrasi talep eden herkes tarafından desteklenmeli. Gücünü kadın tabanından alan, güçlü politik figürler seçip, ittifaklara karşı desteklemeliyiz” diye aktardı.

“İnatçı,” “ısrarcı” ve “savaşçı” mücadele yürüten kadınlara değinen Hülya Uğur, “Erkekler ile kadınların bir arada sosyalleşmeyi bilmemesi, siyasetin eril yoğunlaşmasıyla birleşince kadınların politikada daha dışlanmış olması şaşırtıcı değil. Farklı iletişim modelleri ve farklı bir dil geliştirmek lazım. Dil, hâkim olan militaristlikten arınmalı ve iletişimde feminist üsluba yer verilmeli” diye konuştu.

Toplumun özel alanında kadınlara yüklenen sorumluluklar, kadınların siyaset yapacak noktaya gelmesini zorlaştırıyor. Toplantıda herhangi bir partide aktif rol alan kadınlar, karşılaştıkları şiddet ve sekssizime dikkat çekti. Toplantıda, partilerin cinsiyet kotası politikalarına da değinildi ve “Kadınların katılımını arttırmak için ne yapmak gerek?” sorusu hakkında konuşuldu.

“Partilere hazine yardımı teşviki yapılmalı”

“Türkiye’de seçme ve seçilme hakkının kazanılması Avrupa’ya kıyasla kronolojik olarak öndedir. Halbuki bugünkü tabloya baktığımızda bu kronolojik geçmişe rağmen kadın yeterince ön planda değil. Öncelikli olarak ekonomik, sosyal ve kültürel alandaki yönlerin güçlendirilmesi gerekiyordiyen Prof. Dr. Serap Yazıcı, seçim zamanı geldiğinde erkeklerin klasik gerekçesinin, “aday gösterecek uygun kadın üye bulamadıkları” olduğunu belirtti.

Yazıcı, “siyasi herhangi bir partinin seçimlerde gösterdiği kadın aday sayısına oranla partilere hazine yardımı teşviki yapılmasını” önerdi:

Eğer siyasi partiler siyaseti bir erkek alanı olarak göstermekte bu kadar kararlılarsa, onların önüne engel koymak lazım. Mesela bir kadın federasyonu kurulsa ve seçimlerde bu federasyonun siyasi partilerden bağımsız aday gösterme imkanları olsa.”

Araştırma raporunun tamamı için tıklayınız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus