Resmi kurumlar “ilaç krizi” olduğunu yalanlıyor, hastalar ve eczacılar aksini söylüyor: “Burun spreyi bile yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’de ekim ayından bu yana “ilaç krizi” yaşanıyor. Her yıl sonunda görülen bu durum, döviz kurlarındaki artış nedeniyle 2021 yılında daha erken yaşanmaya başladı. İlaçlarını temin edemeyen hastaların, eczacılara tepki göstermesi nedeniyle İstanbul Eczacı Odası, “Eczanede bulamadığınız ilaçların sorumlusu eczacınız değildir” yazılı afişler hazırladı. Medyascope‘a konuşan bir eczacı, diyaliz hastası kayınvalidesinin düzenli kullanması gereken ilacını bulamadığını belirtti. İstanbul Eczacı Odası Başkanı Şeker Pınar Özcan konuya ilişkin Medyascope‘a konuştu. Özcan, kronik hastalıklarda kullanılan bazı ilaçların, özellikle tansiyon, kalp, kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok ilacın bulunamadığını belirtti. Özcan, “İlaçlara fiyat zammının senede bir kere yapılmasından kaynaklı beklentiyi önlemek amacıyla aynı zammı sene içine paylaştırmak ve doğru fiyat politikası belirlemek lazım” dedi.

“İlaç krizi” hakkında Medyascope‘a konuşan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Şeker Pınar Özcan, kronik hastalıklarda kullanılan bazı ilaçların temin edilemediğini belirterek, “Özellikle tansiyon, diyabet, kanser, kalp ilaçlarının bazılarında ve antidepresanlarda bir sıkıntı var” dedi.

“Üretilen ilaç ile ihtiyaç duyulan ilaç arasında bir orantısızlık var”

Türkiye’de şu anda çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılan birçok ilacın temininde de sorun yaşanıyor. Özcan, bazı ateş düşürücü ve ağrı kesici şurupların, burun spreylerinin, soğuk algınlığında kullanılan ilaçların bulunamadığını aktardı.

Özcan, geçen yıl salgın nedeniyle okulların kapalı olmasının çocuklar arasındaki hastalıkların yayılımını azalttığını, bu nedenle çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçların fazla tüketilmediğini belirtti. Geçen yıl bu ilaçlar az tüketildiği için firmaların üretimi azalttığını söyleyen Özcan, şöyle devam etti:

“Geçen sene okullar açık değilken çocuklar arasındaki bazı hastalıkların yayılımı daha azdı. Firmalar da geçen seneki tüketim rakamlarına göre bu ilaçları ürettiler ancak bu sene hem okullar açıldı hem de çocuklar arasında vakalar arttı. Üretilen ilaç ile ihtiyaç duyulan ilaç arasında bir orantısızlık var.”

“Karantinada olduğum için ilacımı kardeşim başka eczaneden aldı”

Medyascope‘a konuşan bir vatandaş, koronavirüse yakalandığını, bu süreçte evinin yakınındaki eczanede kan sulandırıcı iğne bulamadığını ve kardeşinin uzak mesafedeki başka eczaneden temin ederek kendisine getirdiğini anlattı:

“Eşim koronavirüse yakalandı. Benim test sonucum negatif çıktı fakat ilerleyen günlerde belirti gösterince özel bir hastaneye giderek muayene oldum. Akciğerimde bir sorun var, bu nedenle doktor her ihtimale karşı kan sulandırıcı iğne yazdı ve tekrar test aldı. Evime dönerken sokağımdaki eczaneden ilacı almak istedim ama yoktu. Eve döndüm, ertesi gün pozitif çıktım. Karantinada olduğum için o ilacı kardeşim başka eczaneden alıp getirdi.”

“Diyaliz hastası kayınvalidemin ilacını bile bulamadım”

Konu hakkında Medyascope‘a konuşan bir eczacı, “İlaçlar inanılmaz derecede yokta, ortalama bir burun spreyi en çok bulunacak şey ama o bile yok” dedi.

Diyaliz hastası kayınvalidesinin ilaçlarını bile temin edemediğini belirten eczacı, “Kayınvalidem diyaliz hastası, bugün diyalize girdi. Bir tane kan ilacı var, onu bile bulamıyoruz, yollayamadım. Anlayacağınız bu açıdan ülke baya bir kötü durumda. Zam geleceği ile alakalı stok yapıldığı söyleniyor ama bilmiyorum” diye konuştu.

“İnsanlara derdimizi anlatamıyoruz”

İlaçlarını bulamayan hastaların, kendilerine tepki gösterdiğini vurgulayan eczacı, “İnsanlara derdimizi anlatamıyoruz, birebir biz muhatap olduğumuz için biz, ‘yok’ diyormuşuz gibi bir algı oluşuyor. Şöyle düşünün, SGK’da muayene ücretlerini eczaneler alıyor, ‘Nasıl bu kadar çıktı’ diye bize soruluyor, aslında bu para bizim cebimize girmiyor. İşte ilaçlarda da öyle” dedi.

“Hasta ve eczacı karşı karşıya geliyor ama çözüm noktası orası değil”

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Şeker Pınar Özcan da hastaların eczacılara tepki gösterdiğini belirtti. Eczacılar olarak ellerinden geleni yaptıklarını anlatan Özcan, “Hastalar ilaç bulma ümidiyle eczane eczane dolaşıyor ama hiç bulamadıkları ilaçlar var. Biz, böyle durumlarda doktora ulaşıp, tedaviyi değiştirmeye çalışıyoruz. İlk tepkileri doğal olarak eczanelerde, eczacılarımıza oluyor. Hasta ve eczacı karşı karşıya gelmiş oluyor ama maalesef çözüm noktası orası değil” diye konuştu.

“İlaç firmaları, zam beklentisiyle ilaçları kısıtlı veriyor”

Özcan, ilaç krizinin her sene sonunda yaşandığını, ilaç fiyatlarının şubat ayında güncellendiğini belirterek şöyle devam etti: “Yıl sonuna doğru zam beklentisiyle ilaç firmaları, ilaçları piyasaya vermemeye, kısıtlı vermeye başlar. Bu durum her sene sonunda yaşanır. Tamamen şubatta yapılacak zamma endeksli bir durum.”

Türkiye’de ilaç fiyatlarındaki değişim yönetmelik gereği euro kuruna göre belirleniyor. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), 2021 için beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılan 1 euro değerini 4,5786 lira olarak belirlemişti. Kurdaki fark da ilaçların teminini zorlaştıran etkenlerden biri. Ancak geçtiğimiz günlerde, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, kur farkı nedeniyle bazı ilaçlara ulaşılamadığına yönelik haberleri yalanladı. Kurumun açıklamasında, “Kurumumuz, piyasada bulunamadığı ileri sürülen ilaçları, İlaç Takip Sistemimizden detaylıca kontrol etmektedir. Çalışmalarımızın sonucunda söz konusu ilaçların ekseriyetinde, tedarik problemi tespit edilmemiştir. Dolayısıyla kur farkı nedeniyle, hastalarımızın kritik ilaçlara erişemediği yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır” denildi.

Özcan ise bu açıklamaya ilişkin şöyle konuştu:

“Türkiye de ilaç fiyatlarının hesaplanmasında euro kuru kullanılıyor. Yani döviz endeksli bir durum o açıdan var. Belirlediğiniz euro kuruna göre her ilacın kutu TL fiyatı belirleniyor. 1 euro, 4,57 TL olarak fiyatlama yapılıyor. Bu firmaların, euro kuruna göre yapılan hesaplamadan dolayı kâr elde edemedikleri ilaçları Türkiye’ye getirmemelerine neden oluyor. Reel kur 17 lirayken bu kur hala 4,57 TL üzerinden hesaplanınca maliyetlerini çıkaramayıp, zarar ettikleri gerekçesiyle ilaçları vermemeye başlıyorlar. Dolayısıyla euroya endeksli bir durum maalesef var.”

“Türkiye’de ilaç fiyatları, diğer ülkelere göre daha ucuz”

Döviz kurları sürekli yükseliyor ve Türk Lirası tüm para birimleri karşısında değer kaybediyor. Bu nedenle son aylarda Bulgaristan vatandaşları başta olmak üzere birçok turist, Türkiye’ye gelerek alışveriş yapıyor. Turistler giyecek ve yiyecek ihtiyaçlarının yanı sıra ilaçlarını da Türkiye’deki eczanelerden alıyor. Özcan, bu durumun Türkiye’deki ilaç fiyatlarının, diğer ülkelere göre daha ucuz olmasından kaynaklandığını belirtti:

“İlaç fiyatları hesaplanırken Avrupa’nın en ucuz beş ülkesine göre bir hesaplama yapılıyor. Bizde, onun da aşağısında bir sabit euro kuruyla çarpılarak fiyat belirleniyor. Yani diğer ülkelere göre çok ucuz. Bulgaristan’dan gelen vatandaşlar burada aynı ilacı çok daha ucuza bulabildikleri için temin etmeye çalışıyorlar.”

“Zamlar bölünmeli, doğru fiyat politikası belirlenmeli”

Sağlık Bakanlığı, ilaç fiyatlarına her yıl bir defa zam yapıyor. İstanbul Eczacı Odası Başkanı Özcan, ilaç krizinin çözülmesi için zamların bölünmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“İlaç fiyat zammının senede bir kere yapılmasından kaynaklı beklentiyi önlemek amacıyla bir reel zam yapmak yerine, aynı zammı sene içine paylaştırmak, bölmek lazım. Onun dışında da ilacın hem ucuz olması, aynı zamanda bulunabilir olması konusunda doğru fiyat politikası belirlemek.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus