AYM, cezaevinde tek tip elbise karşıtı slogana verilen disiplin cezasında ihlal bulmadı – Av. Erkan Şenses: “Aslolan ifade özgürlüğüdür”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevinde tek tip elbise düzenlemesine karşı slogan atan hükümlü Barış İnan’a disiplin cezası verilmesinin “ifade özgürlüğünü ihlal ettiği” iddiasını reddetti. Medyascope‘a konuşan Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses bu kararın, ifade özgürlüğü hakkının kapsamını daralttığını söyledi.

AYM, Kocaeli 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde hükümlü olan Barış İnan’ın, 2018 yılında “Tek tip elbise giymeyeceğiz, direneceğiz” sloganı atması nedeniyle bir ay haberleşme ve iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası verilmesine dair başvurusunu değerlendirdi.

Resmi Gazete’de bugün (23 Aralık) yayımlanan kararda AYM, “ihlal olmadığı” sonucuna ulaştı. Kararı Medyascope’a değerlendiren Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses, AYM’nin kararının, ifade özgürlüğü hakkının kapsamını daralttığını, mahpuslar arasında ayrım yaptığını söyledi.

“Tek tip elbise giymeyeceğiz, direneceğiz” sloganına bir ay disiplin cezası

Protesto konusu tek tip kıyafet uygulaması Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile gündeme gelmişti. 24 Aralık 2017 tarihli, 696 sayılı KHK’da Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar nedeniyle, mahpus olanların kurum dışına çıkarılırken tek tip elbise giymeleri öngörülüyordu. Hak örgütleri düzenlemeye karşı açıklamalarda bulundu, Tek Tip Elbise Karşıtı Koordinasyon adı altında bir araya gelen 44 örgüt, Adalet Bakanlığı’nı tek tip elbise uygulamasından vazgeçmeye çağırdı. Karar şimdiye dek uygulanmadı. 

11 Ocak 2018’de Kocaeli 2 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde hükümlü olan Barış İnan ile birlikte 28 kişi, bu düzenlemeyi “Tek tip elbise giymeyeceğiz, direneceğiz” sloganıyla protesto etti. İnan’a cezaevi disiplin kurulunca “gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak” gerekçesiyle bir ay haberleşme ve iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası verildi. İtirazları reddedilen Barış İnan da 2018 yılında AYM’ye başvurdu. 

İnan başvurusunda, kurumda düzenin sürdürülmesine engel olmayan, güvenliği ihlal etmeyen, çalışanlarla yüz yüze dahi gelmeden gerçekleştirdiği eylem nedeniyle cezalandırıldığını, attığı sloganın tek tip kıyafet uygulamasını protesto amacı taşıdığını belirtti. İnan, suç unsuru olmadığını, haksız yere cezalandırıldığını, iyi halli hükümlü vasfını kaybettiğini, adil yargılanma, haberleşme ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğini öne sürdü.

AYM’den “Diğerlerine örnek olur” gerekçesi

AYM, slogan eyleminin kurumda güvenlik veya disiplini bozacak ölçekte olup olmadığının incelenmesine karar verdi. 

AYM’nin kararında protestoyu “terör suçlarından hükümlü ve tutukluların olduğu kalabalık grubun gerçekleştirdiği”  vurgusu öne çıktı. Düzenlemenin uygulamaya geçmediğini de sıkça hatırlattığı kararında AYM, protestonun “kurum içi düzensizliği getireceği, diğer mahpusları yüksek ses nedeniyle rahatsız edeceği, diğerlerine örnek teşkil edeceği,  cezaevlerini sürekli protestoların yapıldığı yerler haline getirebileceği”ni öne sürdü. Bu nedenle AYM, “eylem nedeniyle kurumda disiplinin bozulduğunu, düzenli yaşamın sürdürülmesi ve güvenliğin sağlanmasının zorlaştığı” hükmüne ulaştı. 

Mahkeme, “disiplin cezasının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığı”nı öne sürerek ihlal bulunmadığına hükmetti.

Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses: “Aslolan ifade özgürlüğü hakkıdır”

Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses, AYM’nin kararının, ifade özgürlüğü hakkının kapsamını daralttığını, mahpuslar arasında ayrım yaptığını belirtti.

Şenses, AYM’nin bu kararında dışarıdaki ve ceza infaz kurumundaki yurttaşın ifade özgürlüğü arasında farklı bir uygulama olduğu gibi yorumda bulunduğunu ancak anayasanın 26. maddesinde böyle bir ayrım olmadığını vurguladı:

“Ceza infaz kurumunun güvenliği açısından kurum idaresine bazı yetkiler verilmiş. Bu yetkilerin keyfi biçimde kullanılması halinde infaz hâkimliği, ağır ceza mahkemesi, en nihayetinde de AYM tarafından bu keyfi uygulamanın kaldırılması gerekir. Burada meşru bir slogan var. AYM, bu slogana karşı disiplin cezası verilmesini orantılı bularak cezaevi güvenliğini ifade özgürlüğünün önünde tutmuş ve ifade özgürlüğü konusunda AİHM kararlarından da ayrılmış görünüyor.”

Bu kararın ifade özgürlüğüne aykırı ve yanlış olduğunu düşündüğünü belirten Şenses, şöyle devam etti:

“Aslolan hükümlü de olsa kişilerin ifade özgürlüğü hakkıdır. Şiddete ve nefrete başvurmadıkça her ifade korunmaya değer.”

“Başvurucu bu kararın uygulamaya konmayacağını nereden bilecek?”

Avukat Şenses, başvurucunun avukatı olmaksızın şahsen başvurduğunun altını çizdi. Benzer durumlarda iddianın temellendirilmesi iddiasının dar tutulması gerektiğine, aksi halde bunun hak ve özgürlükleri kısıtlayabileceğine dikkat çekti.

AYM’nin vurguladığı diğer noktalar ise protestoyu gerçekleştirenlerin “terör suçlarından hükümlü ya da tutuklu olması” ile uygulamanın hayata geçmemesi.

Şenses, protestonun 25 Aralık 2017’de açıklanan düzenlemeden 18 gün sonra yapıldığına dikkat çekerek “Başvurucu bu kararın uygulamaya konmayacağını nereden bilecek? Uygulanacağını düşünerek yapılmış. İnsanlık onuruna aykırı olduğunu düşündüğüm tek tip elbise uygulamasını getiren mevzuatı protesto etmek her mahpusun doğal  hakkıdır” dedi.

Kararda yer alan, protestoda bulunanlara yönelik “terör suçlarından hükümlü ya da tutuklu olması” vurgusunu ise Şenses, “Mahkemenin bu kişilere normal tutuklu ve hükümlü gözüyle bakmadığını gösteriyor ki bu tehlikeli. Kişiler terör suçundan hükümlü dahi olsa ifade özgürlükleri korunur” diye yorumladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus