“Yeraltından Notlar” Moda Sahnesi’nde – Oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan: “İyi tiyatro yaptığımızı görüyorlar ama buna destek vermiyorlar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Moda Sahnesi, Fyodor Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” eserini sahnelemek için 2021 yılının Temmuz ayında Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün özel tiyatrolara verdiği desteğe başvurmuş ancak “Türk örf ve adetlerine” aykırı oyunlar sergiledikleri gerekçesiyle destek alamamıştı. 24 Aralık’ta izleyiciyle buluşan “Yeraltından Notlar”ı oyuncular Gökhan Azlağ, Sinem Kurt ve yönetmen Kemal Aydoğan ile konuştuk. 

Kamera: Cenk Narin

Kurgu: Edanur Tanış

Moda Sahnesi, koronavirüs önlemleri kapsamında yeni sezonda seyircilerini ağırlamaya devam ediyor. Seyirciler, içeriye HES kodu ile giriyor, sosyal mesafe kurallarına göre ayarlanan oturma düzeninde oyun boyunca maske takıyor. Oyun başlamadan önce Türkçe ve Kürtçe anonslarla maske takma zorunluluğu hatırlatılıyor. 

Moda Sahnesi, geçen yıl temmuz ayında Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” eseri ile Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nce özel tiyatrolara verilen devlet desteğine başvurmuştu. Moda Sahnesi’ne 5 Ekim’de verilen yanıtta özel tiyatroların projelerine yapılacak yardımlara ilişkin yönetmeliğin 8. maddesini gerekçe göstilmişti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Özel Tiyatrolara Yardım Değerlendirme Komisyonu üyesi Ragıp Ertuğrul, Tiyatro Dergisi’ne 21 Kasım 2021’de verdiği söyleşide Moda sahnesi’ne destek verilmemesiyle ilgili, “Evet, biz de bunu (çok güzel işler yaptıklarını) kabul ediyoruz ama duygularımız ‘hayır’ diyor. Çünkü, Türk örf ve adetlerine, geleneklerine aykırı oyunlar sergiliyorlar” demişti.

Koronavirüs salgınının başladığından bu yana Moda Sahnesi’nin izleyicilerle buluşturduğu dördüncü oyun olan “Yeraltından Notlar” da Gökhan Azlağ ve Sinem Kurt oyuncu olarak yer alıyor. Oyunun yönetmeliğini Kemal Aydoğan, sahne tasarımını Bengi Günay, ışık tasarımını ise İrfan Varlı yapıyor. 

Siyah, beyaz ve gri

İnsanı, insanın kendisi ve toplumla olan çatışmasını ele alan oyunda “Yeraltı Adamı” yer yer dürüst ve cesur bir kahraman, yer yer de korkak, çekingen ve özgüvensiz bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. “Yeraltı Adamı”nı sahneye taşıyan oyuncu Gökhan Azlağ, “Yeraltından Notlar’, bir insana dair bütün duyguları gördüğümüz bir oyun. İnsanlar olarak şuna alışkınız: Bir şey ya siyahtır ya da beyazdır. Toplum olarak griliğe ve kendimizi eleştirmeye alışkın değiliz. ‘Yeraltı Adamı’ ise açık bir şekilde ‘Ben hata yapıyorum, rezilim, aşağılığım. Ben bunu görüyorum peki siz niye bunu görmüyorsunuz?’ diyor.”

“Yeraltı Adamı”nın seyircinin yerine kendini koyduğunu anlatan Azlağ, “Bu da insanları rahatsız ediyor. İnsanlar kendilerine hata yaptıklarını, yer yer aşağılık ve aptal olduklarını söyleyemezler” dedi.

İnsanın karmaşıklığı

Yeraltı Adamı cesaret edemediğimiz bir şeye cesaret ediyor” diyen oyuncu Sinem Kurt ise “Kendisini meydana atarak önce kendini daha sonra herkesi ifşalıyor. Tabii bunu kolay yapamıyor: Yalan söylüyor, bükülüyor, bir öyle bir böyle konuşuyor ama nihayetinde bunu apaçık bir şekilde görüyoruz ve bence apaçıklık çok zor bir şey. Bu yüzden de bizim için insanı karmaşıklığı ve kaotikliğiyle ele alan bir oyun oldu” diye konuştu.

İktidarın kültür sanat politikaları ve özel tiyatrolar

Yönetmen Kemal Aydoğan ise Kültür Bakanlığı’nın destek vermediği oyunun prömiyerini 24 Aralık’ta yaptıklarını belirterek, “Kültür Bakanı’nın, bakanı yardımcısının ve komisyon üyelerinin neyi desteklemediklerini, neyle ilişkiye girmediklerini, nasıl bir tiyatro anlayışı, disiplini ve çalışmasıyla iletişime girmediklerini görmelerini isterim” dedi. 

Özel Tiyatrolara Yardım Değerlendirme Komisyonu üyesi Ragıp Ertuğrul’un açıklamalarını hatırlatan Aydoğan, “Bunu birinin bana açıklaması gerekiyor. Örf ve adet ne demek, nasıl olur bu işler, şablon, kılavuz çıkarsınlar. İyi tiyatro yaptığımızı görüyorlar ama buna destek vermiyorlar” dedi. 

Sanat hayatı boyunca “Yeraltından Notlar”ın ayrı bir yeri olacağını dile getiren Aydoğan, şunları söyledi:

Bedenimize kazınan bir yara gibi işaretimiz oldu. Çünkü bunu her hatırladığımızda devletin bizi bu destekten men etmesi, ötekileştirmesi ve alandan dışarıya atma çabasını anlıyoruz. Salgın günlerinde dört oyun sahnelemiş, salgın boyunca çevrimiçi olarak hem kendi oyunlarını hem de misafir oyunları ekrana taşıyan bir tiyatroya böyle bir ceza kesilmemeliydi. Bu bir inat, devletin haksız olduğunu biliyoruz, inanıyoruz. Devletin haksız olduğunu, devletin yasalarıyla devlete söylemek istiyoruz. Mesele bize destek verilip verilmemesi değil. Bu işler çocuk oyuncağı değil, kültür sanat yönetmek birilerinin kişisel kararlarıyla ya da kişisel inançlarıyla olacak iş değil.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus