İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu, Şehir Hepimizin programında bu hafta Abdullah Ezik, editör ve çevirmen Şirin Etik ile Annie Ernaux’nun edebiyatını, yakın dönemde okurla buluşacak kitaplarını ve çağdaş edebiyata etkisini ele aldı.
Şehir Hepimizin programında bu hafta Şirin Etik, Annie Ernaux’nun edebiyatını, yakın dönemde okurla buluşacak kitaplarını ve çağdaş edebiyata etkisini Abdullah Ezik’e anlattı.
Ernaux’yu diğer yazarlardan ayıran özelliğin bireysel deneyimi kamusal bilgiye dönüştürmesi olduğunu söyleyen Etik, “Kendi hayatını ve utanç, sınıf çatışması, sınıf geçişi gibi kavramları bir sosyolojik inceleme nesnesi olarak yazması onu diğer yazarlardan ayırdı. Türkiye’de de sınıf geçişleri, eğitimle orta sınıf aileden ayrılma gibi kopuşlar çok yoğun yaşandığı için Ernaux çok sahiplenildi” dedi.
Ernaux’nun feminist sloganlar üreten bir yazar olmadığını belirten Etik, “Ernaux, feminist tarafını kadınlık deneyimini yazarak ortaya koyuyor. ‘Yalın Tutku’ ve ‘Genç Adam’ gibi kitapları kadın arzusunun görünür olduğu, kadınların erkeklerin arzu nesnesi olmadığı kitaplar. Bu başlı başına politik bir şey” diye konuştu.

Utanç kavramı
Şirin Etik, Ernaux’nun mücadeleci, çatışmacı, “utanç” kavramından korkmayan ve kendisini radikal bir yerde konumlandıran bir yazar olduğunu vurguladı:
“Ernaux utancı bir güce dönüştürüyor. ‘Utanç’ kitabında 12 yaşındayken babasının bir kavga sırasında annesini öldürmeye çalışmasının kendisinde bir yara açtığını anlatıyor. Bu olaydan sonra utanç iliklerine işliyor. Kitabın sonlarında ‘Ben utancı görünür kılıyorum, aktarıyorum, bunun hangi mekanizmalarla üretildiğini anlamaya çalışıyorum’ diyor.”
“Otososyobiyografi”
Ernaux’nun eserlerinin otobiyografi ya da otokurmaca olmadığını anlatan Etik, “Ernaux, kendi eserlerini ‘otososyobiyografi’ olarak tanımlıyor. Eserleri psikolojik bir iç dökme ya da itirafname değil. O, eserlerinde gerçekliği, doğrulayabilmeyi ve soruşturmayı arıyor. Hissettiklerini anlamlandırmak için sosyolojiden yararlanıyor. Disiplinlerarası bir yazı stili var” dedi.
Hangi sırayla okumalıyız?
Kitapları kronolojik sırayla okuduğunu söyleyen Etik, “Babamın Yeri” kitabının Ernaux’nun yazarlık anlayışını en açık biçimde ortaya koyan kitabı olduğunu vurguladı:
“İlk kitabı ‘Boş Dolaplar’da ben öznesini ve genç bir kızın ailesiyle, geldiği kültürle yaşadığı çatışmaları görüyoruz. ‘Babamın Yeri’ kitabında yazısının nasıl olacağını ve ne yapmak istediğini belirtiyor. Omurgasını kuran metinler ise ‘Babamın Yeri’ ve ‘Olay’. Ernaux, okurlara ‘Seneler’ eserinden başlayabileceklerini söylemişti fakat ben, ne yapmaya çalıştığını ortaya koyduğu metinlerden başlamalarını önerirdim. ‘Seneler’den başlayıp yarıda bırakan pek çok okur olabilir.”








