Düşenler ve çıkanlar: Formula 1 Avustralya GP analizi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Formula 1’de 2022 sezonunun üçüncü yarışı Avustralya Grand Prix’sini geride bıraktık. Heyecan dolu geçen yarışı Medyascope Spor Servisi‘nden Muhammed Kaya analiz etti.

Düşenler ve çıkanlar: Formula 1 Avustralya GP analizi

Formula 1’in Ortadoğu ayağından sonra sıra, pandemi nedeniyle iki sezondur yarış yapılmayan Avustralya GP’de idi. Antrenman turlarından itibaren pilotları epeyce zorlayan Albert Park, yarışta da bu şanını korudu. İlk iki yarışın heyecanını aratmayan bir mücadeleye sahne olan Avustralya’da, Ferrari pilotu Charles Leclerc baştan sona üstün götürdüğü yarışta damalı bayrağı ilk gören isim oldu.  

Alonso ve Sainz şoku

Sıralama turlarında muhteşem bir performans sergileyen Fernando Alonso için maalesef seans pek de iyi bitmedi. Sıralama turlarına gelinceye kadar özellikle ikinci sektörde en hızlı isim konumundaydı El Plan. Alpine, sıralama turlarına kadar bir tek cuma günkü seansta, Red Bull’un düşük yere basma kurulumu ile piste çıkardığı araca karşı bu sektörde zayıf kaldı. Oldukça güçlü bir görüntü sergiliyordu.

Düşük kurulum ile ikinci sektörde liderliği eline alan Alpine’e, Fernando Alonso’nun şampiyonluk becerileri eklenince diğer iki sektörde de fark kapandı. Kapanmasına kapandı ancak özellikle hız için dayanıklılıktan ödün veren Alpine A522, sıralama turlarının son bölümünde iyi bir tur ile gelen Fernando Alonso’nun hidrolik bir arıza yaşamasına ve ardından kendini bariyerlerde bulmasına sebep oldu. Alonso onuncu sıradan başlarken takım arkadaşı Esteban Ocon da sekizinci sıradan gazlayacaktı.

Sıralama turlarının ikinci şoku da Ferrari pilotu Carlos Sainz’ın dokuzuncu sırayı kapmasıydı. Takım arkadaşı Charles Leclerc pole pozisyonunu kaparken, Sainz arka sıralarda kalmıştı. İspanyol pilot, lastiklerini henüz ısıtamamışken üzerine bir de kırmızı bayrak gelince soğuk lastiklerle hızlı tur atmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Charles Leclerc, iki Red Bull pilotunun önünde aslında dezavantaja sahip bir şekilde yarışa başlamak zorunda kaldı.

Carlos Sainz ve Fernando Alonso bunlarla uğraşırken, Mercedes en kârlı çıkan takım oldu. Yarışa beşinci ve altıncı sırada başlama hakkını elde eden Mercedes’te takım patronu Toto Wolff de bunun bir şans olduğunu belirtti. Cidde’de olduğu gibi, Lewis Hamilton ve George Russell oldukça farklı mekanik kurulumlarla piste çıktılar ve ayrıca iki farklı konfigürasyon hakkında da veri topladılar. Korkutucu olan ise kurulum açısından yapılan değişikliklerin hiçbirinin pozitif etki yaratamaması oldu.

McLaren ise haftanın en yüksek gelişim marjı gösteren takımıydı. Melbourne pistinde oldukça dengeli ve rekabetçi görünen turuncu araçlar dokuzuncu ve onuncu virajlar başta olmak üzere tüm hızlı virajlarda oldukça rekabetçiydiler. Yavaş virajlardaki ve büyük frenleme alanlarındaki sorunlar da halen taşıdıkları problemler olarak göze çarptı. McLaren, Lando Norris ile dördüncü sırayı; Daniel Ricciardo ile de yedinci sırayı kapmayı başardı.

Haftanın en saçma olaylarından biri de Lance Stroll ile Nicholas Latifi arasında yaşandı. Sıralama turlarında birbirinin ardı sıra süren iki pilottan Latifi, sağdan hızlanmak için hamle yapınca sağa kıran (muhtemelen aynalarını kontrol etmeyen) Lance Stroll ile çarpıştı. Nicholas Latifi’nin aracı büyük hasar aldı.

Lance Stroll ve Nicholas Latifi’nin kaza anı

Carlos Sainz uçuyor (!)

Beş kırmızı ışık sönmeden hemen önce konuşulan konuların başında, Charles Leclerc’in çift Red Bull ile nasıl başa çıkacağıydı. Ancak start ile bu kuşkular bir anda yok oldu çünkü Ferrari pilotu oldukça iyi bir kalkış yaparak aradaki mesafeyi açtı. Carlos Sainz, hafta boyunca araç ile ilgili rahatsızlığını dile getirdi. Yunuslama probleminin yanında lastik ve yeni direksiyon simidinin sorunlar çıkardığını söyleyen İspanyol pilot startta bir anda dokuzuncu sıradan on üçüncülüğe kadar geriledi. Bu gerginlikten olmalı ki ikinci turda viraj çıkışında kendini çakıl havuzunun içerisinde buldu. Charles Leclerc artık takım stratejisinde yalnızdı.

Kalkış anında çok iyi bir çekiş yakalayan Lewis Hamilton da bir anda üçüncü sıraya yerleşti ancak Mercedes’in temposu yerini korumasına yetmedi ve Sergio Perez kaptırdığı yerini geri almayı başardı. Ön sıra start anına geri dönmüştü: Charles Leclerc, Max Verstappen ve Sergio Perez.

Güvenlik aracı çıkışında Verstappen yaklaşsa da Leclerc’e onuncu turun sonunda fark 3 saniyeye yakın bir seviyeye çıktı. Temposunu her turda arttıran Charles Leclerc on beşinci turun sonunda farkı altı saniyeye kadar çıkarmıştı. Charles Leclerc’e aracı zorlamaması zaten temponun iyi olduğu yönünce telkinler sürekli olarak veriliyordu. Bu tempo belki de Avustralya’ya getirilen tam yüklü ön kanat ve de daha düz kesim olan arka kanat ile ilgiliydi. Cuma günü antrenman seanslarından itibaren daha az verimli aerodinamik pakete rağmen yere basmadaki tutarlılığı ile Ferrari, Red Bull’dan daha hızlı ve daha istikrarlı görünüyordu. Bu durum yarışa da net olarak yansıdı.

İlk dört pilotun ve Max Verstappen’in telemetri verileri

Telemetri verilerine de baktığımızda Ferrari ile Charles Leclerc net olarak pistin en yüksek tempoya sahip ismiydi. Yarış boyunca bu tempoyu koruyan Monakolu pilot bir ara en hızlı tur için pit duvarı ile minik bir münakaşaya da girdi (55. tur). Max Verstappen yarış dışı kaldığı 39. tura kadar da Charles Leclerc’i zorlayamadı. 

Avustralya’da verimli bir paket ile piste çıkacağı konuşulan Red Bull’a karşı Ferrari 5 HP’lik küçük bir güç arttırarak Red Bull’un düzlüklerdeki üstünlüğünü de kırdı. Böylelikle Charles Leclerc hatasız sürüş yaptığı yarışta damalı bayrağı ilk sırada gördü üstelik Grand Slam ile. Ferrari’de son olarak 2010 yılında Fernando Alonso Grand Slam yapmayı başarmıştı.

(Grand Slam: Pole pozisyonu, galibiyet, en hızlı tur ve yarış boyu liderlik)

Sebastian Vettel, Max Verstappen ve güvenlik aracı

Charles Leclerc farkı açadursun arka sıralarda yarışa tutunma adına hem HAAS hem de Aston Martin pilotlarından büyük bir özveri vardı. Yirmi dördüncü turda Sebastian Vettel ilk sektörde kontrolü kaybederek yarış dışı kaldı. Berbat giden hafta sonu Sebastian Vettel için yarış dışı kalmasıyla daha da karardı. İlk iki yarışı koronavirüs protokolleri sebebiyle kaçıran Sebasitan Vettel, çıktığı ilk yarışta da önce dayanıklılık sorunu ardından diğer sorunlarla karşılaştı. Aston Martin selefi Racing Point’i mumla aratır oldu. Gelişim marjı da göstermeyen Aston Martin için sezonun ilk yarısı pek de iyi gitmeyecek gibi duruyor.

George Russell ve Lewis Hamilton’ın telemetri verileri

Sebastian Vettel’in yarış dışı kalması ile giren Güvenlik Aracı’nı fırsat bilen George Russell pite daldı. Çıktığında da üçüncü sıradaydı.  Bu pozisyon George Russell’ı, Max Verstappen’in yarış dışı kalması ile podyum getirdi. Arkasında olan yedi kez dünya şampiyonu Lewis Hamilton hemen hemen aynı tempoya sahip olmasına rağmen (+0.01 sn) aracını zorlayamadı. Aracında aşırı ısınma sorunu yaşayan Lewis Hamilton için podyum şansı kaçmış oldu.

Yarıştan önce tek pit-stop ön gören Pirelli için bu tahminler bu yarışta da pek tutmadı. Tutmamasının etkisi de Güvenlik Aracı periyotlarının bir sanal olmak üzere üç kez devreye girmesiydi. Pitlerden en net avantajı George Russell sağlamış oldu.

Lando Norris ve Daniel Ricciardo’nun telemetri verileri

Haftaya iyi başlayan McLaren’de Lando Norris ve Daniel Ricciardo ikilisi yarışı beşinci ve altıncı sırada tamamlamayı başardı. Daniel Ricciardo tempoyu artırmak istediği zamanda pit duvarından yakıt ile ilgili endişeler dile getirilerek durduruldu. Aslında McLaren de olası bir kapışmayı göze alamıyordu. Her iki pilot da farkı koruyarak yarışı tamamladı ve McLaren’e umut olan puanları almayı başardı. Lando Norris yarış temposunda Daniel Ricciardo’nun yalnızca 0.05 sn önünde damalı bayrağı gördü. Gelecek için tehlike çanları çalmaya başlayan Daniel Ricciardo için bu, umut veren bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Albon, Alpine ve Aston Martin

Williams için Avustralya GP yarışına kadar bir dizi kaza, ceza ve kargaşa olarak gidiyordu. Yarış günü gridin en arkasından başlayarak güzel bir hikaye çıkaran Alex Albon takımına nefes aldırdı. Alonso ve Kevin Magnussen’in başarısız olduğu yerde yani lastik korumada başarılı oldu, yeterince uzun süre dışarıda kaldı. Yeterince kısmını da açmak gerekirse yarış boyunca pit yapmayan Alex Albon son turda pite girerek bu zorunluluğu yerine getirdi ve takımına onuncu sıradan puan getirdi.

Fernando Alonso ve Esteban Ocon’un telemetri verileri

Alpine’nin Melbourne temposu, özellikle sıralama turları için takımın umduğu gerçek bir adım değildi. Pistten ilham alan tek seferlik bir hız olduğunu anlamazlar ise podyumu ucu ucuna kaçırdıklarını düşünecekler ve de bu gelişimlerini engelleyecek. Tek turda iyi olan Alpine için gelişmesi gereken en önemli nokta yarış devamlılığı. Fernando Alonso da temposuna rağmen lastik kullanımı ve güvenlik aracını doğru kullanmama sorunlarından kaynaklı gerilere doğru kaydı. Esteban Ocon, 0.57 saniye hızlı bir tempo ile stabil bir yarış çıkarırken puan almayı da başardı.

HAAS, aslında sezonun flaş takımı olabilecek potansiyele sahipti ancak bu yarışta istenen olmadı. Kevin Magnussen, karın ağrısı nedeni ile röportajını iptal ederken araç içinde de huzursuzluk yaşadı. Her iki pilot da işleri yoluna koymak için ellerinden gelenin en iyisini yaptı, zaman zaman güzel anlar yaşansa da yarış mutlu son ile bitmedi.

Ferrari bu tempo ile ipi göğüsleyecek gibi duruyor. Red Bull, Honda ayrılığından sonra giriştiği güç ünitesi işinde tutarsızlık yaşamaya devam ediyor. Üç yarışın ikisinde dayanıklılık sorunu yaşayan Red Bull için tren erken kaçmış olabilir. Mercedes de yarışa tutunmak adına şans podyumlarını yakalamak için önde kalmayı başarırsa sezonun ikinci yarısına doğru daha heyecan verici yarışlar izleyebiliriz. 

Avrupa ayağı başlıyor, güncellemeleri ve performansları artık net olarak göreceğiz…

Düşenler: Max Verstappen, Fernando Alonso, Carlos Sainz, HAAS, Aston Martin

Çıkanlar: Charles LeclercAlex Albon, Sergio Perez, McLaren, Mercedes

Yazan: Muhammed Kaya

Editör: Doğa Üründül

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus