Erkek şiddetine uğrayan kadınlar anlatıyor (33): “Hayatınıza giren erkekler sizin sonunuz olabiliyor, 37 yaşında yeni bir hayata başlamaya hazırım”

Erkek şiddetine uğrayan kadınlar anlatıyor” serimizde erkekler tarafından şiddete uğrayan birçok kadının hikâyesini dinledik ve sizinle paylaştık. Bu kadınlardan bazıları fiziksel şiddete, bazıları ise duygusal şiddete uğradı. Bugün de duygusal şiddete uğrayan, birlikte olduğu erkeğin sosyal şiddetine maruz kalan ve çevresinden uzaklaştırılan Arzu (*) ile olan söyleşimizi yayımlıyoruz. Arzu, 33 yaşındayken kendisinden iki yaş büyük bir erkekle üç seneye yakın bir ilişki yaşadı. Bu üç sene içinde ilişkide olduğu erkek, kadına kendini yetersiz hissettirdi ve yavaş yavaş sosyal çevresinden uzaklaştırarak kendisine mahkûm etti. Arzu şu anda 37 yaşında ve dokuz ay önce ilişkisini bitirdi. Hâlâ kendisine olan özgüvenin yerine gelmediğini söyleyen Arzu, en büyük şansının ise arkadaşları ve ailesi olduğunu söylüyor. Serimizin 33. bölümünde yaşadıklarını anlatması için sözü Arzu’ya bırakıyorum. 

Sizi tanıyarak başlayım söyleşiye. Nasıl bir aileniz ve sosyal çevreniz var?

37 yaşında bir öğretmenim. İki kız kardeşim var ve ailemle her zaman açık bir ilişkim olmuştur. Ailemde ne fiziksel ne de duygusal şiddet gördüm. Bu yaşıma kadar ilk defa ailem ile ilişkim yüzünden ters düştüm ve bir sene ayrı kaldım. Ailem hem bana hem de kardeşlerime çok yakın olmuşlardır ve her şeyimizi onlara anlatırız. Sosyalliği severim. Zaten sosyal ilişkilerin çok önemli olduğu bir meslekle uğraşıyorum. Ben bu çukurdan da ailem sayesinde çıktım. 

Nasıl ters düştünüz?

Aslında ilişkimizin en başında bir sorun yoktu. Ailemin de arkadaşlarımın da onayladığı bir ilişki yaşıyordum. Ailem diğer ilişkilerimde olduğu gibi bana güveniyor ve doğruyu seçtiğimi düşünüyordu. Manipüle etmeyi o kadar profesyonel yapıyormuş ki kaç yaşındaki insanları bile kandırdı. 

Manipüleye gelmeden önce ilişkinizin başını anlatmanızı isteyeceğim. Nasıl tanıştınız, ilişkinizin başlangıcı nasıldı, nasıl ilerledi?

Arkadaşlarım vesilesiyle tanışmıştım. O da mühendis idi. Bu arada ilişkiye başlamadan önce de uzun bir süre -sanırım iki sene- arkadaşlığımız da vardı. Hatta o zaman bir sevgilisi vardı. Kız arkadaşının kendisini aldattığını söylemişti ama şimdi düşününce asıl neden bu muydu yoksa ona da mı psikolojik şiddet uyguladı? Bilmiyorum. 

Bizim ilişkiye başlamamız bile baskıyla oldu. Bana kendisini sevdiğimi inandırmıştı. Aramızda bir çekimin olduğunu ve bunu herkesin fark ettiğini söylüyordu. Benim aklımda bu yoktu ama o kadar buna inandım ki üç sene süren bir ilişki yaşadım. 

Anladığım kadarıyla ilişkiye başlarken de manipüle etmiş sizi.

Evet. O zaman maalesef anlamadım ama öyle olmuş. Ben ilişkinin sonlarına doğru “Ya ilk başları ilişkimizin ne güzeldi, biz nasıl bu duruma geldik?” diye düşünüyordum. Meğer en başı da kötüymüş. 

Ne gibi baskılar gördünüz?

Ben normalde hiç sinirli biri değildim. Ancak ondan sonra sinirli biri olmuştum ya da buna inandırılmıştım. Kavga ediyorduk ve karşımda sessiz duran bir erkek bana “Neden bu kadar yükseliyorsun? Bence bir doktora git, sen iyi değilsin” diyordu. Benim iyi olmadığıma ve öfke problemimin olduğuna o kadar inandırmıştı ki ben kendi kendime “Ben bunu nasıl üzerim?” diye düşünüyordum. İlk başta beni deli olduğuma inandırarak başladı duygusal şiddet uygulamaya. Tahmin edersiniz ki bunun sonrası da çok kolay geldi.

Bunu yaptığında ilişkinin başı mıydı, devamında nasıl bir psikolojik şiddet gösterdi?

Evet evet. En başında yaptı bunu. O kadar çok şey yaptı ki inanın tek tek hatırlamıyorum ama yavaş yavaş çevremden uzaklaştırdı beni. Dediğim gibi biz bir arkadaş ortamında tanıştık ve çok sosyal bir çift idik. Bir süre sonra -nasıl oldu anlamadım ama- ben dışarı çıkacak arkadaş bulamadım. Onlar benden uzaklaşmadı, ben onlardan uzaklaştım. Onlar aradığında açmıyordum ya da insanları sürekli tersliyordum. 

İlişkinin beşinci ya da altıncı ayında arkadaşlarımızı eleştiriyor hatta onların beni, bizi kıskandığını ve bana çok kötü baktıklarını söylüyordu. Arkamdan konuştuklarını söylüyordu. Artık sadece ev ve iş arasında gidip gelmeye başladım. Dışarda da sadece onunla görüşüyordum.

Ailenizin ilk başta ilişkinizi onayladığını ancak daha sonra karşı olduğunu söylediniz. O kırılma noktası nasıl oldu? 

Arkadaşlarımdan uzaklaşmamla birlikte ailem bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Annem de arkadaşlarımı tanıyordu ve onlara da o dönem neden görüşmediğimizi soruyormuş. Onlar da benim sebepsiz bir şekilde araya mesafe koyduğumu söylüyorlarmış. Annem bir gün hiç unutmuyorum benimle konuştu ve evden sadece sevgilimle buluşmak için çıktığımı ve bunun doğru bir şey olmadığını söyledi. Anneme hak verdim ama bunun sorumlusunun sevgilim olmadığını söyledim. Daha sonra her şeyi sevgilime anlattığım gibi bunu da gidip sevgilime anlattım ve biraz sosyalleşmek istediğimi söyledim. Çünkü biz de bir süre sonra sadece evde görüşüyorduk, sanırım bu da beni sıkmıştı. O da bana “Biz ikimizin her şeyi olduk. Ne ailelerimize ne arkadaşlarımıza ihtiyacımız var. Onlar bizim ilişkimiz için tehdit” demişti.

İki sene boyunca böyle gitti. Ama bunun yanı sıra psikolojik şiddet daha da büyüdü. Olay sadece beni yalnızlaştırması değildi. Benim işimi düzgün yapamadığıma, çirkin olduğuma ve ona muhtaç olduğuma inandırmıştı. 

Sosyal şiddet aslında genelde duygusal şiddetin içinde olur ama bu şiddet türünün başka bir amacı var. Bu şiddet türünde, kadının çevresini, ailesini, arkadaşlarını kontrol etmeye çalışır. Duygusal şiddette kadın özgüvenini yitirsin, ses çıkamasın hisleri hakim iken, sosyal şiddette kadının bütün ilişki ağını yönetmek vardır. Orada da şiddet uygulayıcı erkek, kadına yardım edecek kimsenin kalmamasını amaçlar. 

Röportajın başında ailenizden bir sene ayrı kaldığınızı söylediniz. 

Ben ailemle yaşıyordum. Bu benim özgüvenim kırması yavaş yavaş hayatımın tüm alanına etki ediyordu. Kendimi evden çıkamayacak kadar çirkin, bir iş yapamayacak kadar beceriksiz hissediyordum. Ailem iki sene boyunca bunu bana göstermeye çalıştığı zaman ben onlara öfke duyuyor ve her yaptığı şeyi savunuyordum. En son işimde iyi olmadığımı ve başka bir iş yapmam gerektiğini söyledi. Hatta bana bir yer açabileceğini de söylemişti. Ben de yıllarca severek yaptığım işten kendimce birçok bahane uydurarak ayrıldım. Ailem için en son nokta bu oldu. Artık onlar da bana karşı hırçın olmaya başlamış ve benim bu ilişki içinde olmamam gerektiğini söylemişlerdi. Ben de dayanamadım ve evden gittim. Erkek arkadaşımın yanına taşındım. Çok rahat hissediyordum kendimi. İlişkimi baltalayabilecek kimse yoktu. Çünkü kimsem yoktu. Annem ve babam hiç aramıyordu ancak kız kardeşlerimle görüşüyordum. Bir sene boyunca evde oturdum. Sadece onunla dışarı çıkıyorduk. O da çok nadirdi. Artık o çıkmak istiyor -ya da öyleymiş gibi davranıyor- ben kendimi çirkin hissettiğim için çıkmak istemiyordum. O bir yılda anladım her şeyi. 

Nasıl anladınız ve ne yaptınız? 

O bir yılda çok yalnız kaldım. Evet, bunu yapmak istiyordu, başarmıştı da ama sonra bir farkındalık diyorlar ya onu yaşadım. Bir gün o işe gitmişti. Annemi ve babamı çok özlemiştim. Annemi aradım ve görüşmek istediğimi söyledim. Annem bana hiç tepkili değildi. Eve gittim annem evde tek başınaydı ve saatlerce ağladım. Annem hiç ağlamadı sadece bana en başından beri ne yaşadığımı anlattı ve “Baban da ben de arkandayız, hiç tek kalmadın. Ayrılmak istiyorsan gel” dedi. Bu cümle bana cesaret verdi. Bu konuşmanın üzerinde birkaç hafta sonra ayrıldım. 

Ailenizle görüşmenizi yasaklıyor muydu?

Yok yasaklamıyordu ama o kadar çok onları eleştiriyordu ki ben görüşmek istemiyordum. İlk evden ayrıldığımda haftada bir kardeşlerimle görüşürdüm, yavaş yavaş onlarla da görüşmedim. Kiminle görüşsem kişilerin kötü yanlarını buluyordu.

Ayrılırken bir zorluk yaşadınız mı?

Hiç yaşamadım. Yaptığı şeyin o kadar farkındaydı ki hiç direnmedi bile. Eşyalarımı valize koydum ve hiçbir suçlama yapmadan ayrılmak istediğimi söyledim. Tek dediği şey “Onlar aramızı bozdu biz çok iyiydik. Bir gün geleceksin ama ben olmayacağım” oldu. Hiçbir şey demedim. Ne suçladım ne de hissettiklerimi söyledim. Halim yoktu. O günden sonra bir daha aramadı. Birkaç kere dışarıda karşılaştım o kadar. 

Dokuz aydır ayrısınız. Size yaşattıklarınız etkisi devam ediyor mu? 

Maalesef. Ancak düzelecek diye düşünüyorum. Ailem yanımda, o dönem kırdığım arkadaşlarım yanımda. Hâlâ kendimi çirkin hissediyorum, hiçbir şeye hakkım yokmuş gibi geliyor. İşe önümüzdeki dönemde başlayacağım, bir okulla anlaştım. 

Hep bu hikâyeleri duyuyordum ama benim başıma gelebileceğini hiç düşünmedim. Şiddetin her türlüsü zor ama duygusal şiddeti anlamak çok zormuş. Belki de benim en büyük şansım geri dönecek bir yerim olmasaydı. Birçok kadın arkasında kimse olmadığı için o şiddetle yaşamaya devam ediyor. Hayatınıza giren erkekler sizin sonunuz olabiliyor. Ben 37 yaşındayım ve yeni bir hayata başlamaya hazırım. Umarım her kadının bu durumu anlayama zamanı olur. Bunun eğitim ve modernlikle alakası yok. 

*Söyleşiyi yaptığımız kişinin isteği üzerine isim ve yer adı verilmemiştir.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus