Devlet başkanlığından hapse, hapisten devlet başkanlığına giden yol: “Brezilya’nın kurtarıcısı” Lula kimdir?

Brezilya’nın en popüler siyasetçisi ve eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, aşırı sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’yu geride bırakarak başkanlık seçimlerini kazandı. “Brezilya’nın kurtarıcısı” olarak nitelendirilen Lula, bu sonuçla devlet başkanlığı görevini üçüncü kez yürütecek. Medyascope‘tan Burak Siperli, Lula’nın siyasi kariyerini, politik görüşlerini ve hayatındaki dönüm noktalarını sizin için araştırdı.

212 milyonluk nüfusuyla Latin Amerika’nın en kalabalık ülkesi olan Brezilya’da 156 milyon seçmen, ülkeyi gelecek dört yıl boyunca yönetecek devlet başkanı ve yardımcısını belirlemek için dün (30 Ekim) sandık başına gitti. Halk, devlet başkanı ve yardımcısının yanı sıra eyalet valileri ile Kongre üyelerini belirlemek için de oy verdi.

Brezilya Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı sonuçlara göre aşırı sağcı Jair Bolsonaro’yu geride bırakan Luiz Inácio Lula da Silva, oyların yüzde 50,9’unu aldı. Portekizcede “kalamar” anlamına gelen “Lula” takma adını resmi ismine ekleten ve “Lula” olarak tanınan Lula da Silva, devlet başkanlığı görevini üçüncü kez yürütecek.

Devlet başkanlığı görevinde ülkedeki işçileri kalkındırmak ve yoksullukla mücadeleyi genişletmek amacıyla bir dizi sosyal program hazırlayan Lula, özellikle sol eğilimli kitleler arasında oldukça popüler. İşte “uluslararasındaki güç dengesini değiştirmek için cüretkâr hırsları olan biri” olarak nitelendirilen Lula’nın politik hayatı.

Siyasi kariyeri

Lula, 27 Ekim 1945’te Pernambuco eyaletinin Caetés şehrinde doğdu. 10 yaşına kadar okumayı öğrenemeyen Lula, ikinci sınıftan sonra ailesine yardımcı olabilmek için okulu bıraktı. Çalışmadığı iş kalmayan Lula, 19 yaşında bir fabrikada çalışırken sol elinin serçe parmağını kaybetti. Yaşadığı bu kazanın ardından sendikal hayatla tanışan Lula, birçok sendikaya katıldı ve faaliyetlerinde aktif olarak rol aldı.

Lula, Villares Metals S.A’da çalışırken işçi hareketlerinde aktif rol oynadı ve sendikada yükselme şansı elde etti. 1975’te São Bernardo do Campo ve Diadema Çelik İşçileri Sendikası Başkanlığına seçilen Lula, 1978’de girdiği ikinci seçimde de başkanlık görevine getirildi. 1970’lerin sonlarında Brezilya askeri yönetim altındayken Lula, büyük grevler de dahil olmak üzere sendikal faaliyetlerin düzenlenmesine yardımcı oldu.

Lula’nın da içinde bulunduğu bir grup akademisyen, aydın ve sendika lideri, ordunun iktidarda olduğu 1980’de bugün bilinen adıyla İşçi Partisi’ni kurdu. Siyasi parti lideri olarak devlet başkanlığı için yarıştığı ilk üç seçimi kaybeden Lula, 2003’teki genel seçimlerde devlet başkanlığı görevine seçildi. 2003’ten 2010’a kadar devlet başkanlığı görevini yürüten Lula, 1 Ocak 2011’de yüzde 80’lik bir onay oranıyla görevini bıraktı.

Pasif yolsuzluk ve kara para aklama suçlarından yargılanan Lula, 7 Nisan 2018’de tutuklandı. Yaklaşık 580 gün hapiste kalan Lula, 8 Kasım 2019’da tahliye edildi. Tahliyesinin ardından hakkındaki tüm davalardan beraat eden Lula’nın tekrar seçime girebilmesinin önü açıldı.

Seçim kampanyasının en önemli konularından biri: İklim krizi

Lula, iklim krizinin siyasi gündemin en önemli konularından biri olduğundan hareketle bir seçim kampanyası yürüttü. Gazetecilere verdiği bir röportajda iklim krizi konusunda şunları söyledi:

“Gezegenimize, hepimizin özel ilgi göstermesi gerekiyor. Ormanımıza, faunamıza, suyumuza bakmamız gerekiyor ama hepsinden önemlisi insanlarımıza bakmamız gerekiyor. Çünkü onlar mücadele ediyorlar, ihtiyaçları var ve onurlu bir şekilde yaşamaları gerekiyor.”

Lula, Amazonlar’ı da seçim kampanyası için önemli bir uğrak noktası haline getirdi. Kampanya sırasında yerlilerle buluştuğu Amazon Müzesi’nde, “Kimse Amazon’u dokunulmaz bir dünya tapınağına dönüştürmek istemiyor” dedi.

Yolsuzluk iddialarının sarstığı imajını düzeltebilecek mi?

Değişim vaadiyle 2003’te devlet başkanı seçilen Lula, yükseköğrenim ve refah programları gibi alanlara devlet hazinesinden beklenmedik paralar harcadı. Ancak hakkında ortaya atılan ve daha sonra da yargılandığı yolsuzluk iddiaları, Lula’nın popülaritesini oldukça sarstı. “Brezilya’nın kurtarıcısı” imajı zedelendi, milyonlarca Brezilyalı Lula’yı göreve uygun olmayan yozlaşmış bir politikacı olarak görmeye başladı.

Lula, kampanyası sırasında mesaisinin büyük bölümünü, ismini kirleten bu mahkumiyetleriyle savaşmaya harcadı. Brezilya’nın en büyük izleyici kitlesine sahip haber programı TV Globo’daki “Jornal Nacional” programına verdiği röportajda, “Kim hata yaparsa bedelini öder, bundan emin olabilirsiniz” diyerek ülkedeki yolsuzluğu bitireceğine dair söz verdi.

Özellikle eski jenerasyonu ikna eden bir kampanya yürütse de Lula, yeni jenerasyonu kazanmakta oldukça zorlandı.

“Lula’ya oy vereceğim çünkü onun altındayken her şey daha kolaydı”

Resmi rakamlar, Brezilya’da yaklaşık 63 milyon insanın yoksulluk içinde yaşadığını gösteriyor. Brezilya’nın São Jorge kentinde doğan ve yoksul bir hayat yaşayan Carol, BBC’ye verdiği röportajda şunları söyledi:

“Lula’ya oy vereceğim çünkü onun altındayken her şey daha kolaydı. Ancak onun sayesinde geçmişe geri dönersek işler düzelir mi bilmiyorum.”

İşsizlikle mücadele vaadi

Brezilya’da gıda ve enerji fiyatlarının yükselmesiyle birlikte hayatının daha da zorlaştığını belirten Carol, yaşamındaki zorlukları şöyle anlattı:

“Önüme geldiğinde iş bulmaya çalışıyorum ama bu çok zor. Çocuklarımı beslemek için çalışmak zorundayım. Seçimler sırasında politikacıların yaptığı tek şey ise vaatlerde bulunmak.”

Lula, seçimleri kazandığı takdirde Latin Amerika’nın en büyük ekonomisine sahip olan Brezilya’da istihdamı artıracağını da vaat etti. Brezilya’nın ekonomide tekrar büyüyeceğini söyleyen Lula, “güvenilir, öngörülebilir ve istikrarlı” bir yönetim sözü verdi.

Lula kötünün iyisi”

Son günlerde, eski Brezilya Başyargıcı Joaquim Barbosa ve eski Maliye Bakanı Rubens Ricupero da dahil olmak üzere birçok etkili isim, bütün hayal kırıklıklarına rağmen Lula’yı demokrasi için son bir şans olarak görüyordu. Bu isimler, seçimi 1985’ten bu yana Brezilya’nın en önemli seçimi olarak kabul ediyor ve mevcut Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya karşı kamuoyu önünde aktif bir şekilde Lula’yı savunuyordu. Ricupero, zoraki de olsa Lula’ya desteğini şöyle açıklamıştı: “Eğer Bolsonaro yeniden seçilirse, Orbán’ın Macaristan’ı gibi otoriter bir rejim haline gelme şansımız gerçekten artar. Diğer seçenek için hiç hevesim yok ama ne yazık ki Lula daha az kötü.”

Lula’nın politik görüşleri neler?

Brezilya’daki sol eğilimli kitlelerde “liberal” sıfatı sıkça eleştirilse ve Lula “21. yüzyılın sosyalizmini savunduğunu” söylese de Lula’nın fikirleri daha çok “sosyal liberalizm”e yakın.  

Devlet başkanlığı görevinde en çok Sıfır Açlık programıyla tanınan Lula, Brezilya’nın yarı kurak bölgesi Sertão’ya su sarnıçları inşa ederek, genç hamileliği önleyerek, aile tarımını güçlendirerek, yoksullara asgari miktarda nakit dağıtarak ülkedeki açlığı sona erdirmek amacıyla bir dizi çalışma başlatmıştı. Lula’nın bu icraatları, Brezilya vatandaşı Rosa’nın Guardian gazetesine verdiği demece şöyle yansımıştı: “Lula başkan olduğunda Brezilyalılar aç kalmıyorlardı. Lula’yı geri istiyorum.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus