Gazeteci İslam Özkan, sunduğu “Dünya Alem” programında, Gazze’deki ateşkesin kırılganlığını, ABD ve İsrail’in bölgeye yönelik politikalarını ve Suriye’deki son diplomatik gelişmeleri analiz etti. Özkan, ABD’li yetkililerin son ziyaretleri sonrasında dillendirilen Gazze’yi “sarı hat” üzerinden bölme planının, bölgede kalıcı istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.
İslam Özkan, “ABD-İsrail’in ‘sarı hat’ planı Gazze’yi kalıcı olarak bölme riski taşıyor” başlıklı yayında, 9 Ekim’de ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgesel liderlerle imzaladığı ateşkes anlaşmasının başından beri kırılgan olduğunu ve endişelerin giderek gerçeklik kazandığını belirtti. İsrail’in geçmişte defalarca ateşkes ihlali yaptığını hatırlatan Özkan, ülkenin bu fütursuz tutumunun arkasında ABD’nin tam desteğini hissetmesinin yattığını ifade etti.
İnsani yardım konusuna da değinen Özkan, Gazze’ye giren yardım tırlarının sayısının (günlük 500 civarında olan ihtiyaca kıyasla) hâlâ yetersiz olduğunu ve kesintili devam ettiğini söyledi. İsrail’in saldırılarını ise Hamas’ın silahsızlanma sözünü tutmadığı gibi gerekçelerle sürdürdüğünü aktardı.
Lübnan gerilimi ve ABD’nin tehdit dili
İsrail’in, Güney Lübnan’dan çekilmek için Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını şart koşmasının, Lübnan’da iç savaş riskini artırdığını belirten Özkan, ABD’nin bu konudaki tutumunu da değerlendirdi.
Özkan, eski Ankara Büyükelçisi Tom Barrack gibi ABD’li yetkililerin, Lübnan hükümetini doğrudan tehdit ettiğini ve hükümetin Hizbullah’ı silahsızlandıramaması halinde İsrail saldırılarını kimsenin durduramayacağı yönündeki açıklamalarını aktardı. Özkan, bu dilin ABD ve İsrail’in bölgedeki siyasi ve jeopolitik mimariyi kuvvet kullanımıyla şekillendirmeye çalıştığının göstergesi olduğunu vurguladı.
Kritik gelişme: Sarı hat ve bölünme planı
Programın ana gündem maddesi ise ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Jared Kushner’in İsrail ziyaretleri sonrası gündeme gelen Gazze’yi bölme planı oldu. Özkan’ın analizine göre İsrail’in dikey olarak ayırdığı Gazze’de, Filistinlilerin yoğunlaştığı bölgeyi sarı hat üzerinden bölen İsrail ordusu, bu hattı tel örgüler ve takviyelerle kalıcılaştırma peşinde.
ABD’li yetkililerin açıklamalarına dikkat çeken Özkan, planın özünün “silahsızlanma karşılığında kalkınma” denklemi üzerine kurulduğunu belirtti:
“Eğer Hamas silahsızlanmayı kabul etmezse, Gazze’nin yeniden imar plan ve projeleri sadece Doğu Gazze ile sınırlı kalacak. Bu öneri, yalnızca teknik bir kalkınma projesi değil, bölgenin siyasal coğrafyasını yeniden kurgulama girişimidir.”
Özkan, bu planın amacının sivil nüfusu sarı hattın batısından doğusuna aktarmayı sağlamak ve bu sayede Hamas’ın siyasi-askeri kapasitesini aşındırmak olduğunu söyledi. Ancak, bu bölünme planının, daha önceki ütopik fikirlerin aksine hayata geçirilme ihtimali çok daha yüksek olan, kalıcı bir sınıra dönüşme tehlikesi taşıyan bir hamle olduğunu savundu.
Uluslararası hukuk hiçe sayılıyor
Uluslararası hukukun devre dışı bırakıldığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Özkan, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Adalet Divanı’ndan gelen kararların ABD ve İsrail tarafından önemsenmediğini, hatta ABD’nin UCM savcılarına yaptırım uygulamaya kalktığını hatırlattı.
Özkan, İsrail’in Filistin Devleti’nin kurulmasına izin vermeyeceğini, en fazla izin vereceği yapının ise ordusu ve tam egemenliği olmayan, sadece yerel idari görevleri yerine getiren “Uydu Filistin Devleti” olacağını savundu:
“Devlet dediğimiz şey uluslararası hukukta egemenliği, meşru şiddet tekeline (orduya) ve hava, deniz ve kara sahasına sahip olmayı gerektirir. İsrail, böyle bir şeye yanaşmayacaktır.”
Özkan, İsrail’in şiddet ve hukuk dışı yöntemleri merkeze alan güvenlikçi politikalarının, bölgede huzur ve istikrar sağlamayacağını, aksine 1948’den beri yaşanan intifadalar gibi yeni reaksiyonlarla karşılık bulacağını vurguladı.
Suriye’de adem-i merkeziyetçi eğilim
Programda son olarak Suriye’deki gelişmelere değinildi. Özkan, SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ile Şam yönetimi arasındaki müzakerelerin olumlu yönde ilerlediğini ve henüz teyit edilmemiş olsa da bir anlaşmaya varıldığı yönünde haberler geldiğini belirtti.
Aktarılan bilgilere göre, Suriye ordusu içinde SDG birimlerine üç tümen tahsis edilmesi planlanıyor. Özkan, bu kararın Şam yönetiminin katı merkeziyetçilik ısrarından vazgeçtiğini ve ademi merkeziyetçi bir yapıya doğru gidildiğini gösteren kritik bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Özkan, programı, son haftalarda Gazze ve Suriye’de alınan kararların her iki bölgenin de geleceğini belirleyecek nitelikte olduğu tespitiyle noktaladı.








