Eksik Olan (330): Psikoterapi gerçeği mi arar, kurgu mu yaratır?

Eksik Olan’ın bu bölümünde Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit, JM Coetzee ve psikanalist Arabella Kurtz’un birlikte yazdığı “İyi Hikâye” adlı kitabı üzerinden kurmaca, hakikat ve psikoterapi arasındaki ilişkiyi ve edebiyat ile psikanalizin kesiştiği noktaları değerlendirdi.

Psikoterapi gerçeği mi arar, kurgu mu yaratır?

Eksik Olan’ın bu bölümünde Y. Alp Kozanoğlu ile Ömer Çeşit JM Coetzee ve psikanalist Arabella Kurtz’un birlikte yazdığı “İyi Hikâye” kitabı üzerinden kurmaca, hakikat ve psikoterapi arasındaki ilişkiyi ve edebiyat ile psikanalizin kesiştiği noktaları ele aldı. Alp Kozanoğlu, kitabın temel tartışması “Psikoterapi gerçeği mi arar, kurgu mu yaratır?” sorusunu şöyle anlattı:

“Kitap aslında yazarlıkla psikoterapinin kesiştiği yerde çok temel bir soruyla başlıyor, ‘Hakikat nedir?’ Bir kurgu okurun kendini özdeşleştirebileceği kadar gerçek olmalı ama aynı zamanda kurgu olduğunu da bilmeliyiz. Yani ikili bir durum var. Okur sana ne kadar izin verirse o kadar hakikate yaklaşıyorsun ama psikoterapide durum farklı mı? Terapinin amacı gerçekten insanı hayatının gerçek hikâyesiyle yüzleştirmek mi, yoksa ona daha yaşanabilir bir hikâye kurmak mı? Eğer özgürlük hedefse, bu özgürlüğe giden tek yol gerçekten hakikat midir? İşte kitap tam olarak bu sorular üzerinden ilerliyor.”

Eksik Olan (330): Psikoterapi gerçeği mi arar, kurgu mu yaratır?
Eksik Olan (330): Psikoterapi gerçeği mi arar, kurgu mu yaratır?

Ömer Çeşit ise bu tartışmanın psikolojik boyutuna değindi:

“Kurgu ile terapi arasında ciddi bir paralellik var. Çünkü biz bir romanı okurken aslında metnin doğruluğuna değil, bize ne hissettirdiğine bakıyoruz. Aynı şey terapi için de geçerli. Hikâye değişebilir, hatırlananlar değişebilir ama o anda hissedilen duygu esas. Çünkü insan geçmişini bile hissettiği duygular üzerinden yeniden yazıyor. Bu yüzden mesele hikâyenin kendisi değil, o hikâyenin kişide yarattığı duygudur.”

Kitap tanıtım bülteni

İyi Hikâye Nobel Ödüllü yazar J.M. Coetzee ile klinik psikolog Arabella Kurtz arasında geçen, psikoterapi ve hikâye anlatma sanatı üzerine büyüleyici bir diyalog.

Coetzee ve Kurtz, psikanalitik kuramları ve terapi yöntemlerini edebiyat eserleriyle yan yana getirerek psikoterapiyi, psikoterapideki gelişim idealini, toplumsal bağlamı ve kurmacayı farklı açılardan ele alıyor.

Cervantes ile Dostoyevski gibi büyük yazarlardan ve Freud ile Melanie Klein gibi psikanalistlerin fikirlerinden yararlanan Coetzee ve Kurtz, psikanalitik psikoterapinin çok daha geniş toplumsal biçimlerinde yeni bir perspektif açılabileceği umuduyla kişinin kendini inceleme kapasitesi, kendi yaşam hikâyesinin yazarı olması, kurduğu kişisel anlatılarda hakikatin payı, belleğin işlenebilirliği, bastırma mekanizmasının çıkmazları, grup psikolojisi ve milliyetçilik ilişkisi gibi meseleleri yalın bir dille keşfe çıkıyor.

İyi Hikâye, psikoterapinin her geçen gün daha çok ön plana çıktığı çağımızda terapiye ilgi duyan edebiyatseverlere keyifli bir okuma vaat ederken aynı zamanda kendi hayat hikâyeleri üzerine düşünme fırsatı sunuyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.