İSTANBUL (Medyascope) – Eksik Olan’da bu hafta Y. Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit sanat danışmanı ve küratörü Feride Çelik ile April Yayınlarından çıkan Goodreads ödüllü “Muhabbet” adlı kitap üzerinden mektuplaşma kültürünü, yazının hafızadaki yerini, dijital çağda iletişimi ve edebiyatın insanı dönüştüren gücünü değerlendirdi.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Y. Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit, ‘Muhabbet’ kitabı üzerinden mektuplaşma kültürünü değerlendirdi.
- Feride Çelik, dijital çağda iletişimin yüzeyselleştiğini ve yazmanın derin düşünmeyi teşvik ettiğini vurguladı.
- Yazının, hafızayı güçlendiren etkisi konusunda Feride Çelik, el yazısının önemine dikkat çekti.
- Çelik, yazılı kültürün kalıcılığını ve mektupların duygusal bağ kurmadaki rolünü vurguladı.
- Yazmanın, geleceğe bırakılan bir hafıza olduğuna inandığını belirtti.
Eksik Olan’da bu hafta April Yayınlarından çıkan Goodreads ödüllü “Muhabbet” adlı kitap ele alındı. Dijital çağda iletişimin giderek yüzeyselleştiğini belirten Çelik, Muhabbet romanının en önemli yanlarından birinin insanı yeniden düşünerek yazmaya teşvik etmesi olduğunu söyledi.
“Bugün inanılmaz bir kelime enflasyonu yaşıyoruz. Sürekli yazışıyoruz ama aslında çok az şey anlatıyoruz. Sosyal medyada kullandığımız dil çok sığlaştı. İnsanlar birbirini eksik anlıyor, yanlış anlıyor. Kitaptaki karakter ise tam tersini yapıyor. Yazmadan önce düşünüyor, duygularını tartıyor, sonra yazıyor. Bir mektup ya da e-posta yazarken insan kendisiyle de konuşuyor. Bence kitabın en kıymetli tarafı bu. Yazının yeniden düşünmeyi ve derinleşmeyi hatırlatması.”
“Yazmak hafızayı dijitalden çok daha güçlü koruyor”

Yazının yalnızca bir iletişim aracı olmadığını vurgulayan Feride Çelik, not tutmanın ve el yazısının hafızadaki etkisini vurguladı:
“Ben hâlâ sürekli defter kullanan biriyim. Telefona not almak zorunda kaldığımız zamanlar oluyor ama elimle yazdığım hiçbir şeyi unutmuyorum. Bir sergi gezdiğimde mutlaka not alırım. Bir kitap okuduğumda altını çizdiğim cümleleri ayrıca defterime geçiririm. Çünkü kalemle yazdığınız zaman o bilgi zihninize başka türlü yerleşiyor. Daha sonra o notlara dönüp derslerimde ya da kürasyon çalışmalarımda tekrar kullanabiliyorum. Yazının hafızayı güçlendiren çok farklı bir etkisi var.”
Mektupların ve yazılı kültürün kalıcılığına dikkat çeken Feride Çelik, “Boşuna ‘Söz uçar, yazı kalır’ denmiyor. Yazdığınız şey yıllar sonra bile sizi tekrar o ana götürebiliyor. Sanatta da aynı durum var. Bir sanatçı nasıl eserinde kendi duygularını bırakıyorsa, bir yazar da yazdığı satırlarda kendi hayatından izler bırakıyor. Belki bugün küçük gibi görünen bir not, yıllar sonra dönüp baktığınızda hayatınızın en önemli tanığı olabiliyor. O yüzden yazmayı sadece iletişim kurmak olarak değil, kendimize ve geleceğe bıraktığımız bir hafıza olarak görüyorum” dedi.


