Müge İplikçi ile Zeytin Dalı | Doğu Yücel anlatıyor: “Trol”

Zeytin Dalı’nda bu hafta Müge İplikçi’nin konuğu yazar Doğu Yücel oldu. Yücel, “Trol” kitabının içeriğini ve Türkiye’nin güncel sosyokültürel durumunu değerlendirdi.

Yazar Doğu Yücel, “Trol” kitabını Zeytin Dalı’na anlattı. Kitabında “trol” kelimesini üç farklı bağlamda ele aldığını söyleyen Yücel, “Trol’ün aslında mitolojiye dayanan bir tarafı var. Henrik Ibsen’in meşhur oyunu Peer Gynt’e konu olmuş, birçok şarkıya konu olmuş bir kavramken bugün bambaşka algılanıyor. Mağaralarda, köprü altlarında bekleyen çirkin, tuhaf, dev varlıklar bunlar. Bu, daha sonra klavyenin arkasına saklanan canavarlara dönüştü. Sosyal medya trollerine dönüştü. Diğer yandan da Türkçede kullanılan, toplu balık avlayan ama bir yandan da doğaya ve denize zarar veren bir avlanma yöntemi” dedi. Yücel, üç anlamının da ortak noktasının zarar verme hali olduğunun altını çizdi.

Sosyal medya linci ve “Kel Örümcek” karakterinin çok boyutluluğu

Romanın baş karakteri Kaan Balaban’ın yaşadığı süreç üzerinden sosyal medya linçlerini anlatan Yücel, bir sahne üzerinden başlayan eleştirilerin hızla büyüdüğünü belirtti. Yücel, “Çok subjektif olması gereken bir oyunculuk performansı üzerinden linç başlıyor. Ama sonra karakterine, geçmişine, ödüllerine kadar uzanan topyekûn bir itibar suikasti haline geliyor” diye konuştu.

Yücel, romanda yer alan “Kel Örümcek” karakterinin tek boyutlu olmadığını söyleyerek, bu karakterin hem eleştirilebilir hem de anlaşılabilir yönleri olduğunu belirtti. Karakterin “incel” olarak tanımlanan istemsiz bekâr tipolojisini temsil ettiğini ifade eden yazar, “Kadınlara karşı öfke duyan ama aynı zamanda zekâsı ve tespitleri olan bir karakter” diye konuştu.

Yazar Doğu Yücel
Yazar Doğu Yücel anlatıyor: “Trol”

Sosyal medya ve dizilerin sosyokültürel etkisi

Dizi sektöründeki deneyimlerinden yola çıkarak dedikodu, saldırganlık, acımasızlık ve aldatmanın var olduğu kurguların insanları yozlaştırdığını söyleyen Yücel, Türk dizilerinin gençleri silaha özendiren, şiddeti ve mafya kültürünü kahramanlaştıran bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.

Yazar, yabancı dizilerin ergenlikte şiddet, akran zorbalığı gibi konulara dikkat çekerek toplumsal fayda sağlayabildiğini, buna karşın yerli dizilerin benzer bir farkındalık yaratmaktan uzak olduğunu belirtti. Doğu Yücel, kısa ama etkili yapımların toplumsal farkındalık yaratabileceğini ifade ederek, “Dört bölümlük bir dizi bile akran zorbalığı gibi konuları gündeme taşıyabiliyor. Belki biz de böyle işler yapsak bazı olayları yaşamayacaktık” dedi.

Sosyal medyanın insanların içlerindeki karanlığı ortaya çıkardığını ve gerçek hayatta söyleyemeyecekleri sözleri rahatça yazmalarına neden olan bir “maskeli olma” hali yarattığını belirten Yücel, isim görünse bile klavyenin arkasında olmanın kişilere cesaret verdiğini söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.