CI Bloom’da Bedri Baykam: “Kendimi tekrarlamadan sanat yapıyorum”

İSTANBUL (Medyascope, Goltane Ghazi) Sanatçı Bedri Baykam, CI Bloom’da Medyascope’a verdiği röportajda tek bir tarza hapsolmayı reddettiğini, uzun araştırma süreçleriyle üretim yaptığını ve siyasi baskılara rağmen “korkmadan” sanatını sürdürdüğünü anlattı.


Haberin özeti

  • Bedri Baykam, tek bir sanat tarzına hapsolmayı reddettiğini ve farklı tekniklerle eser ürettiğini ifade etti.
  • Sanatını üretmeden önce uzun araştırma süreçleri geçirdiğini, bazen yıllarca bir konu üzerinde derinlemesine çalıştığını söyledi.
  • Siyasi konuları ele alarak sansür ve işkence gibi konular üzerine cesurca sergiler açtığını vurguladı.
  • Baykam, Türkiye’deki sanat ortamını eleştirerek, koleksiyonerlerin dedikodularla sanat anlayışlarını geliştirememesi gerektiğini belirtti.
  • Devletin modern ve çağdaş sanatçılara öncelik vermediğini dile getirdi.


Bu yıl CI Bloom sergisinde Medyascope olarak Bedri Baykam ile kısa bir röportaj yaptık. Contemporary Istanbul Foundation’In düzenlediği fuar, diğer büyük sanat fuarlarına kıyasla daha kompakt ve daha yakın temas kurulabilen bir ortam sunuyor. Bu da konuşmanın biraz daha doğal, daha doğrudan ilerlemesini sağlıyor.

“Aynı görüntüye esir olmak istemiyorum”

Baykam anlatırken ilk söylediği şeylerden biri, kendini tek bir yere koymak istememesi. “Sanat tarzım… hayatın ve sanatın değişik anlarına, değişik tekniklerle bakan özgür bir tarz. Ben soyut sanat da yapıyorum, siyasi sanat da yapıyorum, erotik sanat da yapıyorum, sanat tarihi üstüne de yapıyorum Birçok sanatçı aynı görüntüyle işler yapar ve öyle tanınır. Ve bir yerde o görüntüye esir gibi olur. Ben kendimi tekrarlamadan sanat yapıyorum.”

bedri baykam
CI Bloom’da Bedri Baykam: “Kendimi tekrarlamadan sanat yapıyorum”

“Bir konuya girince yıllarca çıkmıyorum”

Nasıl çalıştığını anlatırken de bu yaklaşımın nedenini anlaşılıyor. “Multimedyada çalışıyorum, karışık teknikle çalışıyorum” diyor ama asıl mesele teknik değil gibi. “Bazen üç yıl, dört yıl derinlemesine o alanı çalışırım” dediğinde, aslında üretimden önce gelen o uzun süreci anlatıyor. “Yani bir tarih araştırmacısı gibi ondan sonra işleri üretirim.” Yani önce konunun içine giriyor, araştırıyor, okuyor, düşünüyor, sonra iş geliyor. Kennedy suikastı, 68 Kuşağı ya da Türkiye’nin yakın siyasi tarihi gibi konulara bu şekilde girdiğini vurguluyor.

None

“Korkmadan üretirim”

Siyaset kısmı zaten konuşmanın ortasında kaçınılmaz olarak geliyor. “Ben zaten siyaseti yazıyorum… yıllardır siyasi makale yazıyorum iktidarı sürekli olarak eleştiriyorum veya muhalefete yön veriyorum.” Bu duruşun sanata da direkt yansıdığını “12 Eylül döneminde sansür ve işkence üstüne sergi yaptım” sözüyle anlatıyor. Ama en net cümlelerinden biri şu oluyor: “korkmadan hep sanat eserlerimi üretirim. Ömür boyu tehdit aldım… 15 yıl önce bugün bıçaklı saldırıya uğradım, aynı makalelerime devam ettim, aynı sanat çizgime devam ettim… hiç geri adım atmadım.”

“Sanatı dedikoduyla öğrenemezsiniz”

Türkiye’de sanat ortamına ve koleksiyonerler için söylediği net bir eleştiri olarak Bedri Baykam “sanatı birbirleriyle konuşup kendi dedikodularından beslenerek geliştirebileceklerine inanıyorlar… bu gerçekle alakası olmayan bir anlayış.” diyor.
Devlet tarafı için ise daha da kısa ve sert bir cümle kuruyor: “devletin modern ve çağdaş sanatçıya hiçbir önceliği yok.” Baykam sadece kendi yaptığı işleri anlatmıyor aslında; biraz da Türkiye’de sanatın nasıl bir ortamda üretildiğini, neyin eksik olduğunu, neyin sorunlu olduğunu oldukça direkt bir şekilde söylüyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.