Aziz İhsan Aktaş davasında karar duruşmaları: Mütalaaya karşı beyanlar alındı

İSTANBUL (Medyascope) – Aziz İhsan Aktaş davasında karar duruşmaları yapıldı. Mütalaaya karşı 120 kişinin beyanları alındı.

İBB davasında 47. gün , "Ben sözde örgüt üyesi olduğumu dahi bilmiyorum"
Aziz İhsan Aktaş davasında karar duruşmaları: Mütalaaya karşı beyanlar alın
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Aziz İhsan Aktaş davasında karar duruşmaları yapıldı; 120 kişiden beyan alınarak ilerlenildi.
  • Dava, 200 sanıklı bir süreç; 7 kişi tutuklu bulunuyor, duruşmalar Silivri’de devam ediyor.
  • Duruşmada sanıklar, mütalaaya karşı savunmalarını dile getirdiler, bazıları suçlamaları reddetti.
  • Aziz İhsan Aktaş’a 704 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor, çeşitli suçlamalar yöneltiliyor.
  • Savcılık, tutuklu belediye başkanları için de hapis cezaları talep etti.
İlgili haberler
Bilmeniz gerekenler

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil 7 kişinin tutuklu olduğu, 200 sanıklı “Aziz İhsan Aktaş” davasının üçüncü duruşmasına ikinci günde, Silivri’de Marmara Ceza İnfaz Kurumları karşısında inşa edilen 2 bin 295 kişilik yeni salonda devam edildi.

14 Mayıs’ta duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Son olarak dün başlayan duruşmada, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, mütalaaya karşı beyanda bulunmuştu.

Hakkında “örgüt lideri” iddiasıyla 704 yıla kadar hapis cezası talep edilen ve tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş, tutuksuz sanıklardan ayrı bir bölümden salona geldi. Aktaş’ın, önceki duruşmalara korumalarıyla gelmesi ve VIP girişi kullanması tepkilerine neden olmuştu.

Üçüncü duruşmanın ikinci gününde, esas hakkındaki mütalaaya karşı sanık beyanları alınmaya devam edildi.

Aziz İhsan Aktaş davasında, tutuklu Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulundu.

“Ben işlemediğim bir suçtan dolayı hiçbir delil yokken bir yıldır ceza çekiyorum” diyen Zenger, “Herhangi bir rüşvet ilişkisinin parçası olmadım. Ne talimatla ne kendi isteğimle kimseden ne para aldım ne de kimseye para verdim. HTS kayıtlarındaki çelişkiler ifade edildi. Daha önce belirttiğim gibi ne kendi adıma ne başkasının adına kimseden herhangi bir talebim olmamıştır” dedi.

Zenger, şunları söyledi:

“Ben işlemediğim bir suçtan dolayı hiçbir delil yokken bir yıldır ceza çekiyorum. Bu da benim çok zoruma gidiyor. Eşimden, çocuklarımdan, torunlarımdan bir yıldır ayrıyım. Yıllarca kadrolu işçi olarak çalıştım. Daha sonra da emekli oldum. Dört tane torunum var. Kendi hâlinde emekli hayatı yaşayan bir kişiyim. Benimle birlikte aynı veya benzer suçlardan kimse tutuklanmadı ya da serbest bırakıldı. Hiç soruşturma konusu yapılmaması gereken bir iddia ile bir yıldır tutukluyum. Beraat etmem gerektiğini düşünüyorum.”

Davanın geçmişi

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş iddianamesi” olarak bilinen 578 sayfalık iddianameyi kabul etmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 19 kişi mağdur sıfatıyla yer alırken, şüpheli sayısı 200’e ulaşmıştı. 

İddianamede, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat hakkında fezleke düzenlenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği de belirtilmişti.

İddianamede, şüpheli olmayan Ekrem İmamoğlu’nun adı 14 sayfada geçmişti. İmamoğlu için “suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu” ve “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” ifadelerinin kullanıldığı görülmüştü.

Şüpheliler arasında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere yer alıyor. Ayrıca Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de aralarında bulunuyor.

Savcılık, Aziz İhsan Aktaş hakkında dokuz farklı suçtan toplam 270 yıldan 704 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Aktaş’a yöneltilen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” yer alıyor. Ayrıca “resmî belgede sahtecilik”, “özel belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” suçları da bulunuyor.

“Rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlamaları da Aktaş’a yöneltilmişti.

Savcılık mütalaası

Bir önceki duruşmada (14 Mayıs), “suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen tutuksuz Aziz İhsan Aktaş’ın 13 eylemden beraatı, 35 ayrı eylemden de cezalandırılması talep edilmişti. Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 29 kez “ihaleye fesat karıştırma,” 19 kez “özel belgede sahtecilik”, dört kez “resmi belgede sahtecilik”, üç kez “rüşvet” ve üç kez “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın “suç örgütü üyeliği”nden beraatı, 30 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 17 kez “özel belgede sahtecilik”, iki kez “resmî belgede sahtecilik”, bir kez “nitelikli dolandırıcılık”, iki kez “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti.

Oya Tekin’e “rüşvet alma”, Ahmet Özer’e iki farklı eylem üzerinden “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma”, Zeydan Karalar’a “rüşvet alma”, Utku Caner Çaykara’ya “rüşvet alma”, Kadir Aydar’a “rüşvet alma” suçlamasından hapis cezası istenmişti. Oya Tekin’in eşi Celal Tekin hakkında 59 numaralı eylem kapsamında “rüşvet alma” suçundan ceza istenmişti.

Ali Rıza Yılmaz hakkında farklı eylemlerden “ihaleye fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından ceza talep edilmişti. Mütalaada ayrıca örgüt bünyesinde olduğu belirtilen 16 şirket ile bazı malvarlıklarının müsaderesi istenmişti.

“İhale yok, irtikap yok, o zaman suç da yok”

212 gün tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, mütalaaya karşı beyanda bulundu. Karalar, Baki Nugay’ın kendisi hakkında verdiği ve tutuklanmasına neden olan etkin pişmanlık ifadelerine tepki gösterdi. Karalar, “Dosya başladığından beri çelişkili ifadeler, değişik ifadeler ve değişen iddialar söz konusu. Baki Nugay gözaltına alındığında rüşvet almadığını söylüyor, 5 ay sonra ‘itirafta’ bulunuyor. Ödemelerin geciktiği ve bizim ondan menfaat talep ettiğimiz doğrultusunda bir ifadesi var. Ödemesini alamadığı için bana geldiğini söylüyor” dedi.

Karalar, şunları söyledi:

“Baki Nugay ilk gözaltına alındığında hem emniyette hem savcılıkta verdiği ifadede ‘Ben rüşvete aracılık etmedim, rüşvetle iş almadım’ diye söylüyor. 5 ay sonra bir ‘itirafta’ bulunuyor. Üç tane ifadesi var. Birinde ‘Zeydan Karalar ile görüştüm’ demiyor, birinde ‘Zeydan Karalar ile defalarca görüştüm’ diye söylüyor, öbüründe bir kez görüştüğünü söylüyor ama ortak ifade, hak edişlerin yapılmadığı, ödemelerin geciktiği, dolayısıyla bizim ona menfaat temin etmemiz doğrultusunda bir ifadesi var.

Eğer biz onu sıkıntıya sokacaksak, eğer bizim böyle bir düşüncemiz varsa, ki asla böyle bir konuşma olmadı, zaten bu parayı düzgün almışsın. Kendi de burada düzgün aldığını zaten beyan etti. Baki, sürekli ifade değiştiriyor. Bu tamamen gelinen noktada ifadeyi değiştirip ‘Acaba başka bir şey olabilir mi?’ gibi bir düşünceden kaynaklanıyor.

Burada bir irtikap, bir zorlama yok. ‘İhale alma ve ihale almaya devam etme amaçlı çıkar sağlama’ şeklinde bir ifadede bulunuyor savcılık makamı. Baki Nugay’ın ‘itirafında’ geçmeyen varsayımsal bir isnatla yeni bir suç söz konusu.

Sayın Savcı mütalaada ‘hak ediş ödemeleri yapıldığı dikkate alındığında zorunluluktan para verilmediği, kurulu düzenin bozulmaması, örgütün ihalelere devam edebilmesi için bahse konu paranın verildiğini’ iddia etmiştir. Ben soruyorum burada: Hangi ihale? Ne ihalesi? Ne Aziz İhsan Aktaş’ın şirketi, ne Baki Nugay’ın şirketi o dönemde bizden iş almadı.

Belediye Başkanlarının ihale almada, vermede bir yetkileri yok. İhale komisyonu ihtiyaç duyar, ihale yapılır, hangisi hak ediyorsa o alır. Olmayan bir iş, ‘ileride olabilir’ varsayımıyla bize suç isnat ediliyor. Olmayan bir iş için biz burada sorgulanıyoruz. Rüşvet anlaşması yok. İhale yok. İrtikap yok. O zaman suç da yok. İzah ettiğim hususları ve çelişkilerin takdirini vicdanınıza bırakarak beraatımı istiyorum.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş