Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap (249): Muhalefetin yapısal sorunları | Yeni parti arayışları çözüm mü? 

İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye’de neden güçlü bir toplumsal basınç üretilemiyor? 5 Soru 10 Cevap’ta bu hafta Kemal Can, Türk siyasetinde toplumsal muhalefet, taban hareketleri ve yeni parti oluşumu etrafındaki mevcut tartışmaların sorunlu yönlerini değerlendirdi.

Kemal Can “Muhalefetin yapısal sorunları | Yeni parti arayışları çözüm mü?” başlıklı videoda şu soruları ele aldı:

  1. Durmadan siyaset konuşmanın problemleri nedir?
  2. Sürekli tedirgin edilen kamuoyu problemleri nelerdir?
  3. Vekillerden performans beklemenin problemleri nedir?
  4. Örgütlenme pratiği zayıflığının problemleri nedir?
  5. Yeni parti tartışmalarının problemleri nedir?

Durmadan siyaset konuşmanın problemleri nedir?

Kemal Can, muhalif kamuoyunun, bilgiye değil, yankı odalarında tüketilen sığ ve popüler kavramlara dayalı yoğun bir kanaat ve yorum bombardımanı altında yaşadığını söyledi.  Bu durumun, berrak düşünmeyi engellediğini belirten Can, “Çok güçlü biçimde bir tartışma zemini oluşturabilecek mecralara sahip değil bu insanlar. İçinde bulundukları durumla ilgili bilgi edinmek, kanaat geliştirmek gibi çok temel ihtiyaçları var. Ayrıca yaşadığımız dönemin özelliğinden dolayı çok yoğun duygusal tepkilerle baş başalar. Hem gündelik hayatlarında ekonomiden hukuka, haksızlıktan adalete kadar pek çok alanda yaşadıkları sorunlar hem de bu sorunların yakın vadede çözümüne dair beklentileri ve umutlarıyla ilgili sürekli travmatik taarruzlar altında yaşıyorlar. Bu nedenle duygu durumları da sürekli değişiyor. Kanaat arzı da büyük ölçüde onların tepkilerine göre şekil değiştiriyor. Onların tepkilerini yatıştırmak, beslemek ya da bir zemine oturtmaktan çok, biraz onların peşine takılarak ilerliyor” diye konuştu.

Muhalefetin yapısal sorunları | Yeni parti arayışları çözüm mü? 
Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap (249): Muhalefetin yapısal sorunları | Yeni parti arayışları çözüm mü? 

Vekillerden performans beklemenin problemleri nedir?

Kemal Can, Türkiye’nin siyasi kültüründe toplumsal muhalefetin kendisini bağımsız bir özne olarak ortaya koymak ve görünür kılmak yerine, parti aidiyetleri, adaylar ya da çeşitli davalar etrafında ikincil aktör pozisyonlarını tercih ettiğini söyledi. Can, toplumsal muhalefetin diğer aktörleri kendi taleplerine göre şekillendirmekten çok, siyasi aktörlerin performansını takip eden bir tutum benimsediğini belirtti. Bu durumun, siyasi kültürden, devlet örgütlenmesinden ve kurumsal siyasi aktörlerin tercihlerinden kaynaklandığını vurgulayan Can, “Bu nedenle, millet buna izin vermez gibi iddialar genellikle somut karşılık bulmuyor” dedi. Kemal Can, siyasilerin de böyle iddiaları ortaya atmayı sevdiğinin altını çizdi.

Örgütlenme pratiği zayıflığının problemleri nedir?

Örgütlenme ve dayanışmanın gerilemesinin küresel bir sorun olduğunu belirten Can, Türkiye’de neoliberal politikaların, 12 Eylül Anayasası ve AKP dönemiyle sistematik olarak zayıflatıldığını ifade etti. Kemal Can konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün sendikalaşmadan sivil topluma kadar her düzeyde ciddi bir örgütlenme sıkıntısı var. Örgütlenme melekelerini kaybetmiş, zaten sınırlı olan bu melekeleri daha da körelmiş bir toplumsal zeminden söz edebiliriz. Buna rağmen hamasi iddialar sürüyor. ‘Halkı tanımak’, ‘halkın kendisi olmak’, ‘biz tabanız’, ‘siz halkı hafife alıyorsunuz’, ‘siz halkı tanımıyorsunuz, biz halkı çok iyi tanırız’ gibi argümanlar gündelik tartışmalarda sıkça karşımıza çıkıyor. Ama bunların karşılığının gerçekten bu kadar güçlü olduğunu iddia etmek çok isabetli değil.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş