İSTANBUL (Medyascope) – Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında casusluk suçlamasıyla tutuklu bulunan Necati Özkan, altıncı mektupta hakkındaki iddiaları reddetti. Özkan mektubunda tutukluluğunun 500 güne yaklaştığını belirtti ve casusluk davasında hiçbir somut delil bulunmadığını savundu.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Necati Özkan, altıncı mektubunda casusluk suçlamalarını reddetti ve tutukluluğunun 500 güne yaklaşmasını vurguladı.
- Özkan, Türk hukukunda tutuksuz yargılamanın esas olduğunu belirtti ve 59 sanığın neden tutuklu kaldığını sordu.
- Casusluk davasından somut delil bulunmadığını iddia etti ve 2014-2025 yılları arasındaki dosyada kendisine ait imza olmadığını ifade etti.
- Veri sızıntısı iddialarının asılsız olduğunu belirtti ve ilgili maillerin İBB dışından sızdırıldığını savundu.
- Necati Özkan, yargılama sürecini ve tutukluluğunu düzenli olarak ‘Hakikat Mektupları’ ile paylaşıyor.

Casusluk davası kapsamında tutuklu bulunan Necati Özkan, Silivri Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ruşen Çakır’a altıncı mektubunu gönderdi. Özkan mektubunda, yargıdaki ve demokrasideki sorunlara dikkat çekmeyi amaçladığını yazdı ve hem Aziz İhsan Aktaş davası hem de kendisi hakkında açılan casusluk davasındaki iddiaları tek tek yanıtladı.
500 günlük tutukluluğa dikkat çekti
Özkan, Türk hukukunda tutuksuz yargılamanın esas, tutukluluğun ise istisna olması gerektiğini hatırlattı. Aziz İhsan Aktaş davasında 59 sanığın 16 aydır tutuklu bulunduğunu aktaran Özkan, bu sürenin kendisi için bu ay 500 güne ulaşacağını belirtti. Özkan mektubunda, “İBB davasında delilsiz ispatsız 16 aydır özgürlüğünden mahrum bırakılmış olan 59 kişiye neden bu temel prensip uygulanmıyor” sorusunu yöneltti.
“Yetkim ve imzam yok”
Kendisine yöneltilen suçlamaların ne mesleki ne de kişisel yetki alanına girdiğini savunan Özkan, dosyada İBB veya iştirakleriyle ilgili herhangi bir karar ya da eylemine dair kanıt bulunmadığını öne sürdü. Özkan mektubunda şöyle yazdı:
“Dosya içeriğinde İBB veya iştirakleri içinde herhangi bir karara, eyleme veya yetkiye sahip olduğumu gösteren hiçbir kanıt sunulmamıştır, çünkü yoktur.”
2014-2025 yılları arasındaki dosyada adına imza, paraf ya da dijital iz bulunmadığını da iddia etti.

Özkan şöyle dedi:
“Ceza hukukunun bir diğer temel ilkesi “suçun şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması ve suçlunun suç işleme iradesinin açık varlığı” ilkesidir. Oysaki yargılandığım her iki davada da iddiaları destekleyecek nitelikte hiçbir somut ve maddi delil bulunmamaktadır. Keza dosyadaki hiçbir tanık ifadesinde suç işlemeye yönelik irademin olduğuna ilişkin iddia dahi yoktur. Hukuk, yorumlarla veya varsayımlarla değil, delillerle işler. Delil yoksa, suç da yoktur.”
Casusluk davasının ilk duruşmasını değerlendirdi
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 Mayıs 2026’da görülen casusluk davasının ilk duruşmasında devlet sırrı iddialarının temelsiz kaldığını savundu. İş insanı Hüseyin Gün’ün mahkemeye sunduğu yetki belgesinin, kendisinin hükümet lehine yurtdışında çalıştığını gösterdiğini aktardı. Özkan, “TCK 328/1 maddesi kapsamında bir espiyonaj suçunun işlendiği iddiası duruşmanın ilk celsesinde temelsiz kaldı” diyerek iddiayı reddetti.
- Necati Özkan’dan 5. mektup: 11 Mayıs’ta casusluk davası başlıyor
- Necati Özkan ile söyleşi: “Türkiye’ye en az 20 yıllık yeni bir iktidar geliyor”
Veri sızıntısı iddialarına yanıt verdi
Casusluk davasının gerekçesi olarak gösterilen 23 Haziran 2019 yerel seçimlerinde İBB’den veri sızıntısı yaşanmadığını öne süren Özkan, dark web’de satışa sunulan 17 mailin İBB dışı sitelerden, 2005-2018 yılları arasında Ukraynalı ve Polonyalı iki hackerca sızdırıldığını iddia etti.
Bu 17 mailden yalnızca ikisinin gerçek olduğunu, kullanılan şifrelerin ise İBB’nin güvenlik politikasına uymadığı için sistemden alınmış olamayacağını savundu. İBB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 3 Nisan 2026 tarihinde gönderdiği yazıda, sızdırıldığı belirtilen mail adreslerinden yalnızca ikisinin kurumda kayıtlı gerçek kullanıcılara ait olduğu, diğerlerinin sistemde yer almadığı bildirildi.
Aynı yazıda, paylaşılan şifrelerin kurumun güncel ve eski parola politikalarına uymadığı için İBB sisteminden alınmış olamayacağı değerlendirmesine yer verildi.
Ne olmuştu?
Necati Özkan, Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında tutuklu bulunan sanıklar arasında yer alıyor. Özkan hakkında ayrıca, 2019 yerel seçimleri sürecinde İBB verilerinin yurt dışına sızdırıldığı iddiasıyla İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı bir casusluk davası açıldı.
Bu davanın ilk duruşması 11 Mayıs 2026’da yapıldı, ikinci duruşmanın 6 Temmuz Pazartesi günü yapılması bekleniyor. Özkan, yılbaşından bu yana Silivri’den Ruşen Çakır’a düzenli olarak “Hakikat Mektupları” başlıklı mektuplar gönderiyor ve bu mektuplarda tutukluluğuna ve yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaşıyor.








