Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?

Yeni partinin ideolojik yönelimi ve siyasi yelpazedeki yerine dair belirsizlik sürüyor. Özgür Özel yönetimindeki CHP Türkiye’deki demokrasi güçlerinin lokomotifi olmayı başardı; Özel de bunu sosyal, muhafazakâr, milliyetçi, Kürt, liberal ve sosyalist demokratların güçbirliği olarak tanımlayıp adına Türkiye İttifakı dedi. Başarısızlıkla sonuçlanan Altılı Masa girişiminden farklı olarak kurumsal bir mimariye dayanmayan, halkın mobilizasyonunu elitler düzeyindeki müzakerelerin önüne koyan ve 19 Mart darbe sürecinin muhatabı olmasından ötürü CHP’nin liderliğinin “doğal” olduğu bir güçbirliğinden, hatta halk hareketinden bahsediyoruz.

Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?
Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?

Lakin mesele tam da burada ortaya çıkıyor. Türkiye İttifakı eşyanın tabiatı gereği merkezci bir proje, peki yeni parti de öyle mi olacak? Benim görüşüm, yeni parti Türkiye İttifakı’nın lokomotifi olmayı hedeflemeli ancak o ittifakın kendisi olmaya çalışmamalı. Merdan Yanardağ’ın ifadesiyle; “Bir siyasal parti toplumun bütün kesimlerini kapsayamaz. (…) Halkın inançlarına ve değerlerine (…) saygı duymak ve bunun gereğini yapmak başka, renksiz ve çizgisi belirsiz bir parti olmak başkadır. Böyle bir partiye kimsenin ihtiyacı yoktur. Zaten toplum da güvenmez, samimi ve inandırıcı bulmaz.”

‘Parti’nin sözcük anlamı da budur zaten, kısım ya da parça demektir. İktidardan uzak kalmış bir parti kendisine mesafeli toplum kesimlerini kazanmaya uğraşır, bunda yanlış bir şey yok. Ancak çözüm kolları omuz ve dirsekleri sakatlayacak kadar kocaman açmaya çalışmak değildir. Kılıçdaroğlu 2010’da genel başkan seçildikten sonra “Herkes için CHP” diye bir slogan benimsendi, bu naiflik seviyesinde iyi niyetli fakat aynı oranda faydasız bir slogandı. Tevekkeli değil; 2010’lar boyunca CHP, Feroz Ahmad’ın 1960’lar CHP’si için yaptığı tespitle malul oldu: Herkesin temsilcisi olmaya çalışırken kimsenin tam anlamıyla temsilcisi olamamak!

Önümüzdeki seçim için amorf bir parti kurgulamanın, belirgin bir siyasi doğrultu ve toplumsal tabana oturmak yerine bir “kolektif duygu” hareketi olmanın daha faydalı olacağını düşünenler olabilir. Ancak bugünlerin yarınları da var. Türkiye’nin en az butlan-öncesi CHP’ninki kadar geniş seçmen desteğine sahip bir sol partiye çok ihtiyacı var. Nüfusun beşte birinin milli gelirin yarısına sahip olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Emeğin 2010’dan beri milli gelirden aldığı pay sadece AB ortalamasının değil, dünya ortalamasının da epey gerisinde. Ücretli çalışan nüfusun yarısı asgari ücret alıyor. Reel ücretler yıllardır enflasyon karşısında eriyor. İnsanlık tarihinde tarımın ilk kez yapıldığı toprakların sahibi olan ülkemiz gıda enflasyonunda dünyada ilk beşte.

Türkiye tarımda da sanayide de üretimden gitgide kopan, “hizmetler ekonomisi”ne dönüşen bir ülke. 2020’den bu yana milli gelirde tarımın payı %6,7’den %5,8’e, sanayininki %23,1’den %21,5’e düşerken hizmetlerin payı %53,4’ten %58’e yükseldi. Hizmetlerde de başı çeken yüksek katma değerli değil; düşük beceriyle yapılabilen yerel hizmetler, turizm, taşımacılık, lojistik vb. sektörler. Bu alanlarda çalışanların çoğu ya asgari ücretli ya da kayıtdışı çalışıyor.

Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?
Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?

Sadece bölüşüm değil üretim sorunu da var Türkiye’nin ve üretimi arttıramadığımız sürece enflasyon da düşmeyecek. Bütün bunlar sosyal adalet için devletin ekonomideki rolünün artması gerektiği, düzenleme ve denetimle yetinmenin mümkün olmadığı, planlama ve kamu mülkiyeti bakımından da görev üstlenmesi gerektiği anlamına geliyor.

CHP’nin Kasım 2025’te açıkladığı yeni programını kısmen eleştirdiğim yazımda sermayenin sürekli yararlandığı vergi af, teşvik ve istisnaları konusunda net bir tavır konulmadığını, servet vergisi gibi yeniden-bölüşümcü bir mekanizmanın hiç önerilmediğini, KÖİ’lerin kamulaştırılmasından bahsedilmediğini, elektrik piyasalarında kamulaştırmanın ise ancak dolaylı bir ifadeyle ima edildiğini, temel vatandaşlık geliri konusunda bile yeterince cesur olunmadığını belirtmiştim. Programı bu bağlamda düzenle esaslı bir mücadeleye girmekteki çekingenliğin ve sermaye çevrelerini ürkütmeme konusundaki dozu kaçmış hassasiyetin ürünü olarak yorumlamıştım.

Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?
Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?

Türkiye’de CHP de dahil olmak muhalefetin büyük kısmının yıllardır inandığı bir önerme var. Ekonomideki kötü gidiş ile rejimdeki otoriterleşmenin el ele gitmesinden hareketle, güçler ayrılığı ve hukukun üstünlüğündeki erozyonun tersine çevrilmesi halinde ekonominin de toparlanacağı, hane halkının yaşam koşullarının iyileşeceği topluma ve sermaye sınıfına vazediliyor. Bunun en bilinen mottosu da “bir ülkede hukuk olmazsa oraya yabancı yatırımcı gelmez”. Kurumlar ve kuralların güçlü olması, hatta biraz da teknokratik yani siyaset-üstü olması, politikacıların bunlara müdahale edememesi feraha çıkmanın reçetesi olarak sunuluyor.

Peki durum gerçekten bu mu? Batı kapitalizmi Türkiye’de hukuk devleti olmasını mı talep ediyor? Bir ara ediyordu gerçekten, ki o zamanlar AKP de kendini liberal-reformcu bir aktör olarak pazarlıyordu, ne var ki uzun zamandır böylesi bir siyasi reçetenin yerli ve yabancı iktisadi güç odakları için albenisi bulunmuyor.

Genç meslektaşım Onur Alp Yılmaz 2025 sonunda yazdığı yazıda yeni CHP programının uluslararası finans çevrelerine hitap eden ekonomi anlatısının küresel içe-kapanma, artan korumacılık ve stratejik otonomi arayışlarının belirlediği dünya konjonktürüyle uyumsuzluğuna dikkat çekti. Yabancı sermaye davranışlarının küresel likidite bolluğu dönemine kıyasla çok daha jeopolitik, temkinli ve seçici olduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın, ABD’nin Avrupa güvenliğini üstlenmekten çekilmesiyle beraber yoğun bir Rusya tehdidi algılayan AB’ye Türkiye’yi askeri güç olarak pazarlamak istediğine, Trump ile de Ortadoğu’da benzer bir stratejik zeminde ortaklaştığına işaret etti.

Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?
Burak Cop yazdı: Yeni partiye CHP’den neler taşınmamalı?

Yılmaz “hukuk ve kurumsallaşma yoksa para da yok” önermesinin 20 yıl öncesinden farklı olarak dünya gerçekliğiyle bağdaşmadığını, Batı’nın ve uluslararası kurumların Türkiye’de demokrasi, kurumsallaşma ve öngörülebilirliğin zayıflamasından rahatsız olmadığını belirterek, Baykal döneminde bütün dünya küreselcileşirken ulusalcılaşan CHP’nin bu sefer de bütün dünya ulusalcılaşırken küreselcileştiğini ifade etti.

Pek çok yorumcu NATO zirvesi sonrası muhalefete baskıların daha da artacağını öngörüyor. Akreditasyon skandalında NATO sözcüsü yaptığı açıklamayla, Saray rejiminin halka layık gördüğü kadar basın özgürlüğünü NATO’nun da uygun bulduğunu ortaya koydu. Ülkemizin demokrasi güçleri bu olaydan AB hükümetleri ve uluslararası kurumların kapılarını iyice tırmalayalım sonucunu da çıkarabilir, Çin ve Rusya ile iletişimlerini güçlendirmeye de yönelebilir. Tam bu noktada Ecevit’in 1970’lerin sonunda Batı’ya yönelik “Bizi sıkıştırmayın, duvarın öbür tarafına atlarız” restini hatırlamakta fayda olabilir.

Bugün Türkiye’de bağımsızlık, demokrasi ve toplumsal adalet mücadeleleri hiç olmadığı kadar iç içe geçmiş halde. Yeni partinin siyasi yelpazedeki yerini tanımlarken bu gerçeğin akıldan çıkartılmaması gerekiyor. Merkez sol bir kitle partisi net ve tutarlı tavrıyla kitlelere güven ve yön verecektir. Bu özelliğiniz haiz olduktan sonra Türkiye İttifakı’nın; muhafazakâr, milliyetçi, liberal, Kürt ve sosyalist vagonlarının şevkle ve memnuniyetle buluşacağı lokomotifi olursunuz. Ortak cumhurbaşkanı adayınızın asgari müştereklere dayalı seçim bildirgesinin doğrultusunu da siz belirlersiniz.   

Not: Bir sonraki yazımda yeni partinin örgütlenme modeli ve siyaset yapma biçimine dair önerilerimi sunacağım.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş