Hafta Başı (88): NATO Zirvesi’nin anlamı | Deniz Göktaş ve CHP | İmamoğlu’nun savunması 

İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı’nın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Ekrem İmamoğlu’nun yargı süreci, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanması ve yaklaşan NATO Zirvesi’nin Türkiye için anlamını değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Türkiye gündeminde Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecini ve Deniz Göktaş’ın CHP’ye olan etkisini değerlendirdi.
  • Gürsel, İmamoğlu’nun savunmasının muhalefet açısından kritik olacağını belirtti.
  • Çakır, NATO Zirvesi’nin Türkiye’deki otoriterleşme tartışmalarıyla bağını vurguladı.
  • Deniz Göktaş’ın stand-up komedisi aracılığıyla Türkiye’deki fikir özgürlüğü eksikliğini eleştirdi.
  • Zirve, Erdoğan’ın siyasi gücünü sergileme fırsatı olarak görülüyor.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Türkiye gündemini değerlendirdi. Gürsel, İmamoğlu’nun savunmasının muhalefetin geleceği açısından belirleyici olacağını söylerken, Çakır ise NATO Zirvesi’nin Türkiye’deki otoriterleşme tartışmalarının gölgesinde gerçekleşeceğini savundu.

“İmamoğlu’nun savunması” 

Ekrem İmamoğlu’ndan siyasi bir savunma beklediğini söyleyen Gürsel, “Bu siyasi savunmanın seviyesi, ideolojik çerçevesi, kendisinin neden yargılandığının bu muhtelif davalarda açıkça tüm tarihsel, ideolojik, politik arka planlarıyla birlikte sunulması, savunmanın başarısını ortaya koyacaktır” dedi. Ardından siyasi savunmaların, bu savunmaları yapan insanların geleceğe bıraktığı miraslar olduğunu söyledi.

İmamoğlu’nun savunmasının CHP içindeki durumu açısından önem taşıdığını söyleyen Gürsel, doğrudan rejim pratiklerine yönelik suçlamaların aynı zamanda Özgür Özel ve arkadaşlarının bundan sonraki siyasi neticesi açısından da önem taşıdığını ekledi.

Deniz Göktaş ve CHP
Hafta Başı (88): NATO Zirvesi’nin anlamı | Deniz Göktaş ve CHP | İmamoğlu’nun savunması 

“Deniz Göktaş ve CHP”

Son dönemlerde halkla temasları olumsuz sonuçlanan Kılıçdaroğlu’nun Deniz Göktaş’a yaptığı destek ziyareti Göktaş’ın “CHP’yi salın” demesi ile sonlandı. Çakır, Kılıçdaroğlu için “Çağlayan Adliyesi’nde içeri girmesi için ona bir imtiyaz sağlanmış, yoksa kimseyi içeriye sokmuyorlar. Burada Deniz Göktaş’ın duruşu da çok kıymetli” dedi.

Deniz Göktaş için “Özgür ve demokratik ülkelerde örneklerini gördüğümüz stand-up komedyenlerinin yaptığını yaptı” diyen Gürsel, Göktaş’ın Türkiye’de demokrasi, hukuk ve fikir hürriyeti varmış gibi davranarak aslında bunların hiçbirinin olmadığını Türkiye’ye ve dünyaya gösterdiğini söyledi:

“Deniz Göktaş siyasal bir eylemci. Ve stand-up komediyi de bu siyasal eyleminin platformu olarak kullandı. Bir ülkede fikir özgürlüğü, demokrasi ve hukuk yoksa ve iktidar bunun var olduğunu iddia ediyorsa çeşitli biçimlerde, o zaman siyasetçilere, aydınlara, entelektüellere ve tabii ki stand-up komedyenlere bir görev düşüyor. Ülkede fikir özgürlüğü, demokrasi ve hukuk varmış gibi yaşamak, düşünmek, konuşmak, yazmak, çizmek ve davranmak. Tam olarak bunu yaptı Deniz Göktaş.”

“NATO Zirvesi’nin anlamı”

NATO’da en çok Trump ve Erdoğan’ın dikkat çekeceğini söyleyen Çakır, Erdoğan’ın zirveyi kendi siyasi gücünü göstermek için kullanmak isteyeceğini söyledi:

“Ama tam da bu dönemde bunu kendi siyasi gücünü göstermek için kullanmak isteyecek. Düşünün, yarın ne başlıyor? Ekrem İmamoğlu’nun savunması başlıyor. İstanbul’da her iki seçmenden en az birinin oyunu alarak seçilmiş bir ismin savunmasının başladığı gün, aynı zamanda NATO Zirvesi de başlıyor. “NATO liderleri bunu dert etmeyecek. Sonuçta bu tamamen siyasi bir dava. Zaten NATO’nun demokrasi gibi bir derdi olduğunu söylemek de zor. Her ne kadar yıllar boyunca kendilerini dünyada demokrasinin koruyucusu olarak sunsalar da, tam da Türkiye’nin demokrasiden daha da uzaklaştığı ve otoriterliğin iyice güçlendiği bir dönemde yapılan NATO Zirvesi, bu otoriter sistemin işine yarayacak bir gelişme olacak. Ben böyle görüyorum.”

NATO, mevcut tehditleri karşılamak için Avrupalı üyelerinin savunma harcamalarını artırdığını söyleyen Kadri Gürsel sözlerine şöyle devam etti: 

“Amerika ise Avrupa’nın savunması konusunda üstlendiği yükümlülüklerden geri çekiliyor ve Avrupa’ya diyor ki ‘siz kendinizi savunun ama benim nükleer şemsiyem kalmaya devam edecek’. Çünkü onu çektiği anda nükleer silahlanma yarışı başlar. Kimse bunun sonuçlarını göze alamaz. Bu noktada Türkiye’nin yeri ve önemi artıyor. Haritaya baktığın zaman bu anlaşılıyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş