Ümit Fırat ile söyleşi: Süreç Kürt siyasi hareketini nasıl dönüştürecek? 

İSTANBUL (Medyascope) – “Süreç Kürt siyasi hareketini nasıl dönüştürecek?” Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Ümit Fırat ile çerçeve yasanın niteliğini ve yasanın ardından Kürt siyasi hareketinin nasıl bir dönüşüm yaşayabileceğini değerlendirdi. Fırat, silahlı mücadelenin sona ermesinin önemli bir eşik olduğunu ancak bunun Kürt siyasetinin otomatik olarak demokratikleşeceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Ruşen Çakır, Ümit Fırat ile çerçeve yasanın ardından Kürt siyasi hareketinin nasıl bir dönüşüm yaşayabileceği sorusunu ele aldı. Fırat, kamuoyunda çerçeve yasa, kök yasa  Terörsüz Türkiye ve barış süreci gibi farklı kavramlarla anılan düzenlemenin hukuki açıdan esas olarak bir infaz düzenlemesi olduğunu söyledi:

“Neticede bu bir infaz düzenlemesi yasası. Terörle mücadele, Terörsüz Türkiye, barış süreci gibi buna birçok isim konuldu ama sonuçta ortaya çıkan yasa bazı suçların ya da cezaların infazına ilişkin ceza indirimi veya ertelemesini öngören bir yasa. Hukuki olarak baktığımızda bir ceza infazında indirim yasası. Fakat kalkış noktası ve hedeflediği sonuçlar bakımından elbette çok önemli.”

Ümit Fırat ile söyleşi: Süreç Kürt siyasi hareketini nasıl dönüştürecek? 
Ümit Fırat ile söyleşi: Süreç Kürt siyasi hareketini nasıl dönüştürecek? 

Süreç ile Kürt siyaseti demokratikleşti mi?

Ruşen Çakır’ın çatışmanın sona ermesinden sonra nasıl bir Kürt siyasi atmosferi oluşabileceği sorusuna Ümit Fırat, bunun kolay bir dönüşüm olmayacağı yanıtını verdi:

“O kadar basit değil. Belli bir kültürle yetişmiş, belli alışkanlıklara ve karakteristik özelliklere sahip bir yapının kolayca demokratikleşmesi, demokrasiye doğru evrilecek hareketler örgütlemesi çok zor. Bunun zamana ihtiyacı var. Silahlı mücadele dışında demokratik yollarla mücadele eden Kürt yapıları ve grupları da var ama onlar da henüz kendilerini geniş ölçüde kitleselleştirebilmiş değiller.”

Kürt siyasetinde daha geniş ve çoğulcu bir legal siyasi alanın geçmişte de oluşma ihtimali bulunduğunu fakat bunun zaman içinde tek bir eksenin kontrolüne girdiğini dile getiren Fırat, “12 Eylül’den önce böyle bir süreç vardı. Sonrasında CHP’den başlayan yeni oluşumlar, Kürt aydınlarının da katılımıyla legal ve sosyal demokrat bir Kürt siyasi hareketine dönüşebilirdi. Ama bu hareket zamanla PKK ve Abdullah Öcalan’la uzlaşarak belli bir eksenin kontrolüne girdi. Böyle olunca bütün Kürtleri daha demokratik ve çoğulcu bir yapı içinde kucaklama şansı da azaldı. Geniş bir kitleyi temsil etmek tek başına geleceğe açık ve demokratik bir hareket olmak anlamına gelmiyor. Demokrasiyi gerçekleştirmek için önce demokrat olmak gerekiyor” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş