İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu Amerika Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü’de (JINSA) Kürt araştırmaları bölümünde çalışan Gıran Özcan oldu. Özcan, çözüm sürecini ve çerçeve yasanın bölgesel dengeler üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdi. Özcan, 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen çerçeve yasanın çözüm süreci açısından önemli bir başlangıç olduğunu söyledi.
Amerika Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü’de (JINSA) Kürt araştırmaları bölümünde çalışan Gıran Özcan, çerçeve yasayı ve yasanın etkilerini değerlendirdi. Özcan, sürecin başarıyla ilerlemesi halinde Türkiye’nin bölgedeki kürtler için cazibe merkezine dönüşebileceğini belirtti.
“Asıl meseleleri konuşmaya yeni başlıyoruz”
Çerçeve yasayı “bin kilometrelik yolda ilk adım” olarak nitelendiren Özcan, ilk kez Türkiye’de PKK ile Kürt sorununda yasal çerçeve sahip olunduğunu belirtti:
“Bunu çok önemli bir adım olarak görüyorum. Çerçeve yasayla ilgili çok üst perdeden bir beklenti oluşmamıştı. Bu yasanın her şeyi çözeceğine ya da sürecin son aşaması olacağına dair bir beklenti yoktu. Ancak ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin PKK ve Kürt halkıyla yaşadığı sorunda yasal bir çerçeveye sahibiz. Bu açıdan sürecin önemini vurgulamak gerekiyor. Fakat toplum olarak işimizin daha yeni başladığının da farkında olmalıyız.”

“Türkiye’nin önündeki fırsat bu”
Özcan, Türkiye’nin sınırları dışındaki Kürt nüfusla daha barışçıl ve refah sağlayan ilişkiler kurabileceğini söyledi:
“Türkiye bir cazibe merkezi haline gelebilir ve Türkiye’nin önündeki fırsat da budur. Kendi ülkesinin dışında üç ülkede bulunan büyük ve üretken bir nüfusla çok daha barışçıl, çok daha fazla refah sağlayan bir ilişki kurabilir. Bölgedeki Kürtlerin yüzü Türkiye’ye dönebilir. Mevcut süreç böyle bir potansiyel taşıyor.”

Süreci yalnızca Türkiye’deki iç siyasi gelişmeler üzerinden değerlendirmenin eksik kalacağını savunan Özcan, 7 Ekim’deki Hamas saldırısının ardından bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin Kürt sorununa yaklaşımını değiştirdiğini ifade etti.
Gazze’de başlayan çatışmaların Lübnan’a yayılması ve Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesine uzanan bölgesel gelişmelerin Türkiye’ye yeni bir bakış açısı kazandırdığını söyleyen Özcan, PKK’nin Türkiye sınırları dışındaki etkisinin Ankara’nın sürece yaklaşımında belirleyici olduğunu savundu.
“PKK, belki de 50 yıllık tarihinde Türkiye sınırları içerisinde elde edemediği gücü Türkiye sınırlarının dışında elde ederek Türkiye’de kazanımlar elde ediyor. Rojava’daki gücü ve İran’daki potansiyeli, Türk devletinde bu meseleye daha ciddi yaklaşılması ve doğrudan çözülmesi gerektiği düşüncesini oluşturdu.”







