İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, hukukçu Prof. Dr. Sevtap Yokuş ile çerçeve yasanın hukuki boyutunu, olası anayasa değişikliklerini, izleme mekanizmasını, üçüncü göz tartışmalarını, silah bırakma sürecini ve Türkiye’nin demokratikleşme ihtimalini değerlendirdi.
Ruşen Çakır, konuğu hukukçu Prof. Dr. Sevtap Yokuş ile çerçeve yasayı, yasanın arka planını, yarattığı imkânları ve getirebileceği olası sorunları değerlendirdi. Çerçeve yasanın, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunun devamı niteliğinde olduğunu belirten Yokuş, raporun somut önerilerden ziyade genel bir yol haritası sunduğunu söyledi.

Çerçeve yasa hangi kapıları nasıl aşacak?
Sürecin temkinli bir şekilde ilerlediğini anlatan Yokuş, “Tartışmalı birkaç husus var. Örneğin Anayasa’da Milli Güvenlik Kurulu’nun görevi ve niteliği bellidir. Kurul tavsiyede bulunur, cumhurbaşkanı bu tavsiyeyi dikkate alır. ‘Çerçeve yasa ile birlikte anayasal bir oluşumun karar verici bir merciye dönüşmüş olması anayasaya aykırı mıdır?’ sorusu tartışılabilir. Ancak resmin bütününe baktığımızda, ilerletilmesi gereken bu süreçte, bu tartışma en sona bırakılmalıdır” dedi.
Sevtap Yokuş, hukuki açıdan en sorunlu alanın, yasanın sadece PKK’lıları kapsayan “örtülü bir af” niteliği taşıması ve eşitlik ilkesini ihlal etmesi olduğunu söyledi:
“Geçmişte olsaydı ve Anayasa Mahkemesi’nin önüne gitseydi, Anayasa Mahkemesi çok farklı bir tutum sergileyebilirdi. Şu anda Anayasa Mahkemesi’ne gidiş koşulları da çok sınırlı. Benim kişisel fikrim, toplumsal bir barış hedefleniyorsa bunun toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiği yönünde. Türkiye’nin bir barışa, demokratik bir atmosfere ihtiyacı var. Türkiye için en sağlıklı olan, demokratikleşmeyle birlikte ilerleyen bir çözüm süreciydi. Yeni ve sivil bir anayasa, yasaların demokratikleştirilmesi, silahlı çatışmanın sonlandırılması ve kalıcı barışa doğru ilerlenmesi gerekiyor. Bence bu, Türkiye’de eşitlik ilkesini de içeren demokratikleşmeyi canlandıracak bir adım olur.”
“Barış da hukuk yoluyla olacak”
Türkiye’de çatışmanın hukuk yoluyla yaratıldığını ve barışın da hukuk yoluyla sağlanacağını belirten Yokuş, “1921 Anayasası’ndan sonraki zihniyet dönüşümü bizi bu noktaya getirmiş. Anayasa’da Türklüğü bu kadar öne çıkarırsanız, ayrıştırıcı yasalar çıkarırsanız, doğrudan Kürtçeyi yasaklayan yasalar yürürlüğe girerse bu çatışmanın zemini de oluşur” diye konuştu.
Seçimden sonra bir anayasa tartışmasının başlayabileceğinden söz eden Yokuş, “Taahhüt ile birlikte yol çok belirgin. Bundan sonra yapılması gereken, hukuki zeminde yasal düzenlemeleri peyderpey ayıklamak. Bu anayasayla kalıcı barış sağlanamaz” dedi.






