Direnç Hikâyeleri (10) – Mücella Yapıcı anlattı: “İçerideyken daha iyiydi, kendimi itirafçı gibi hissediyorum”

Direnç Hikâyeleri’nde bu hafta Nur Betül Aras’ın konuğu mimar Mücella Yapıcı oldu. Yapıcı, Gezi davasından kent mücadelesine, kentsel dönüşüm politikalarından barınma krizine uzanan hikâyesini anlattı. Yapıcı, mesleğinin etik sorumluluğunun, kent ve çevre duyarlılığının ve feminist kimliğinin hayatı boyunca verdiği mücadelenin temelini oluşturduğunu vurguladı, “İçerideyken daha iyiydi, kendimi itirafçı gibi hissediyorum” dedi.

Direnç Hikâyeleri’nin bu bölümünde Mücella Yapıcı, Nur Betül Aras’ın konuğu oldu. Yapıcı, yıllardır sürdürdüğü kent ve çevre mücadelesini özel bir kahramanlık ya da direniş hikâyesi olarak değerlendirmediğini söyledi. Mimar olmasının kendisine yüklediği mesleki sorumluluğa dikkat çeken Yapıcı, yaşadığı kente karşı duyduğu sorumluluğun kendisini mücadele etmeye ittiğini anlattı:

mücella yapıcı
Direnç Hikâyeleri (10) – Mücella Yapıcı anlattı: “İçerideyken daha iyiydi, kendimi itirafçı gibi hissediyorum”

“Ben işimi yapıyorum. Aydın olmanın getirdiği tabii ki bir sorumluluk var, bu hepimizin üzerinde. Bir de mesleğim icabı kent plancısı, mimarım. Mesleğimin etik ilkeleri var. Mesleğime çok değer veriyorum, kentimi çok seviyorum, çevre konusunda hassasım. Bir de üstüne kadın olmanın getirdiği, feminist olmam var. Bütün bunlar birleşince direnmeden yaşanmıyor. Yani yaşamın kendisi direnmek.”

“Ödül olarak hapishaneye gittik”

Gezi davasında birlikte yargılandığı isimlere değinen Mücella Yapıcı, sanıkların önemli bir bölümünü Gezi sürecinde dahi yakından tanımadığını belirtti. Osman Kavala ile Gezi sırasında karşılaşmadığını söyleyen Yapıcı, “Aslında ödül töreni olması gereken bir şeydir. Ödül olarak hapishaneye gittik. Bir sürüsüyle ben mahkemelerde tanıştım. Mine’yi tanımıyordum. Çiğdem arkadaşımın kızıydı, babasından dolayı tanıyordum ama yakınlığımız çok fazla yoktu. Tayfun ve Can benim meslektaşlarım, yakın ilişkide olduğum insanlar. Osman Kavala’yı herkes gibi tanırım, konuşmuşumdur ama Gezi’de hiç rastlamadım. Ben dayanışma toplantılarının sekreteriydim, hem de sözcüsüydüm. Toplantıların hiçbirinde görmedim” dedi.

İddianamede sanıklar arasındaki telefon görüşmelerinin örgütsel ilişki olarak sunulmasını eleştiren Yapıcı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Örgüt arkadaşımla zaten bir telefonla halletmiş işi. Bizim aramızda telefon da yok. Mine ile telefonda konuşmuş, Mine de benimle bir kere konuşmuş. İddianameye bakarsanız biz bu örgütü telefonla kurmuşuz. Böyle saçma sapan bir şey.”

Mücella Yapıcı kimdir?

Mücella Yapıcı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyesi ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin geçmiş dönem yöneticilerinden. Yapıcı, 2012’de Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı tehdit eden projelere karşı hukuki ve toplumsal mücadele yürütmek amacıyla oluşturulan Taksim Dayanışması’nın temsilcileri arasında yer aldı.

16 hak savunucunun yargılandığı Gezi davası kapsamında 18 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Yapıcı, yaklaşık bir buçuk yıl cezaevinde kaldı. Yargıtay’ın hakkındaki hükmü bozmasının ardından adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Gezi davası kapsamında bu kez 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla yeniden yargılanan Yapıcı hakkında, atılı suçun işlendiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş