La Vuelta’da sil baştan

2026 İspanya Bisiklet Turu “La Vuelta”da dünya şampiyonu Tadej Pogacar kaza yapıp yarışı bırakmak zorunda kalınca rekabet harlandı. Hiç beklenmeyen bir iki haftaya kapı aralandı.

La Vuelta’da sil baştan
La Vuelta’da sil baştan

Kariyerinde altı büyük tur, on üç anıtsal klasik, iki dünya şampiyonluğu ve sayısız yarış galibiyeti bulunan 27 yaşındaki bir bisikletçi adına ne desek az.

Tadej Pogacar bisiklet yarışlarına ilgi duymayanın bile tanıdığı bir efsane.

Ödül törenlerindeki sıska Sloven çocuk. Formula 1 pilotlarının hayranlıkla izlediği fiziksel irade. Kendine “Slim Shady” lakabını takan Eminem hayranı. Bisikletine Yeşil Hulk çıkartmaları yapıştıran çocuksu bir deli yürek. Maskülen spor kahramanlığı kalıbından sıyrılmış yeni nesil galip. Urska Zigart’ın erkek arkadaşı. Rakiplerine dost eli uzatan modern kahraman. Sevecen yüzünü çevirdiği pedala yansıtmayan seri kazanan. Domine ettiği yarışlarda peşindeki sokaklara ruhu çekilmiş bedenler bırakan…

Bunlar Pogacar’ı anlatırken sıklıkla bahsettiğimiz kalıplar.

Onun üstünlüğü şu zamanlarda öyle arşa ulaştı ki, başladığı hiçbir yarışta rol oynamadığı bir senaryo hayal bile edilemiyor. Birinin kazanıp kazanmaması onun isteğine göre belirleniyor. Bisikletçilerin önünde bir dağ varsa oraya en önde kimin çıkacağına Pogacar karar veriyor. Dilerse kendi kazanıyor, yoksa genç takım arkadaşlarına etaplar hediye edebiliyor, rakiplerine bile yardım ettiği oluyor, fazla insaflı bir gününde ise önde başkalarının mücadele etmesine müsaade ediyor.

Bu nasıl mümkün diye sorabilirsiniz. Fakat Pogacar’ın dünyası böyle işliyor.

İşte bu yüzden, onun başına bir şey gelmesini kimse beklemiyor. Pogacar’sız bir bisiklet dünyası hayal bile edilemezken sporun gerçekleri ise herkese soğuk duş etkisi yaratacak gelişmelere kapı açabiliyor.

Sloven dünya şampiyonu bu sene Fransa Turu’nda beşinci zaferini yakaladıktan sonra daha önce hiç kazanmadığı bir büyük tura gitmek istedi. Profesyonel kariyerine başladığı ve tüm bisiklet kamuoyuna kendini tanıttığı yere tam yedi yıl sonra tekrar merhaba dedi. Yılın üçüncü ve son büyük turu La Vuelta’da ilk şampiyonluğunu aramaya koyuldu.

21 günlük mücadelenin ilk haftasını kendine has geçirdi. En yakın rakibinden neredeyse dört dakika uzakta, istediği her etaba adeta hükmederek yarıştı. Şampiyonluk için iki haftaya daha ihtiyacı olsa da her şey çantada keklik gibi duruyordu. Fakat aksilik, kariyerinde ilk kez, Pogacar’ı buldu.

Düz yollarda, Valensiya kırsalının hafif esintili narenciye tarlaları arasında tıngır mıngır giden bir pelotonun içinde beklenmeyen oldu. Yerdeki bir aksiyon kamerasına takılıp dengesini kaybetti ve bisikletinden fırladı. Yere sert çarptı; köprücük kemiği kırıldı, omzu çıktı, boynu ve başı yaralandı. Kariyerinde ilk kez bir büyük turu yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Bisiklet sporunda omuz sakatlıkları bir yudum su gibidir, maalesef en doğal alışkanlıktır. Fakat Tadej Pogacar öyle bir bisikletçi ki onun varlığı ve hakimiyeti için de aynı şeyi söylemek mümkün: O da bir yudum su. Mecburi, hayati, unutulamaz, es geçilemez…

Durum böyle olunca onsuz kalan bir pelotonun geri kalan iki haftada ne halde olacağını kimse tahmin edemez. Son birkaç yılda herkes Sloven ve takımına o kadar alıştı ki daha tur başlamadan tüm büyük meslektaşları hedeflerinin ikincilik olduğundan bahsediyordu. Şimdi tüm planlar değişti.

La Vuelta’da sil baştan

2026 Vuelta’nın geri kalanında tüm stratejiler baştan yazılacak, bütün hedefler yeniden belirlenecek. Bisikletseverlerin uzun zamandır göremediği şampiyonluk mücadelesi tüm harıyla bu kez iki haftaya sıkıştırılmış olarak sahnelenecek.

Zafer hedefleyenlerin hikâyeleri çeşit çeşit.

Bir yanda Enric Mas var. Pogacar’ın ayrılmasıyla liderliği eline alan İspanyol bisikletçi kendisi. Senelerdir bugünün hayalini kuruyor. Defalarca kürsü gördü ama kazanmayı bırakın, liderlik mayosunu tek bir etapta giymek bile nasip olmamıştı. Şimdi en avantajlı kişi o. Rüyalarındaki zafere 31 yaşında ulaşmayı hedefliyor.

Öbür yanda Primoz Roglic var. 36 yaşındaki Sloven bisikletçi bu yarışı daha önce dört kez kazandı. Bundan altı yıl önce en büyük hayali olan Fransa Turu şampiyonluğunu kıl payı kaçırmasının sebebi Pogacar’dı. Şimdi onun yokluğu Roglic’e beşinci zaferini getirebilir.

Felix Gall… Avusturyalı bisikletçi istikrarıyla bilinir. Her yıl daha iyidir, sürdüğü her kilometrede daha da devleşir. Fakat artık takımında Paul Seixas gibi bir süper yıldız var. Büyük turlarda takımına liderlik etmek adına fırsatı iyice azaldı. Sağlam bir koltuk edinmek için en büyük avantajı şampiyonluk olur.

Yarışanlar arasında Oscar Onley isimli bir genç de var. Sene başında çok büyük bir takıma transfer oldu. Hedefi Fransa Turu’nda mücadele etmekti ama aksilikler yüzünden oraya yetişemedi. Vuelta’da da ilk haftasını hasta geçirdi. Buna rağmen toparlanabildiğini ve genç yaşta kürsünün zirvesini düşlediğini Costa Blanca tepelerinde cümle aleme gösterdi.

Son olarak Richard Carapaz isimli bir inat ve irade makinesi bu listeye giriyor. Pogacar birkaç hafta önce Fransa Turu’nu kazanırken en az onun kadar çalışan kişiydi kendisi. Dağları en hızlı arşınlayan, irtifaya en korkusuz yaklaşan oydu. Modern bisikletin en zeki bisikletçisi olabilir. Yarış zekasını bacaklarına atfedilebilen, çoğu meslektaşının aksine yorgunluğa hükmedebilen nadir profesyonellerden biri o. Kazanmayı ve fırsat kovalamayı çok iyi bilir. Ve işte o fırsatların en büyüğü hiç beklemediği anda karşısına geldi. Bu yüzden Carapaz da herkes kadar hırslı, hedefe karşı kanalize.

Tarih sayfalarıyla boy ölçüşen bir profesyonel atlet bir anda ortalıktan kaybolunca geride bu hikâyeler kalıyor işte. Sil baştan yazılan hedefler, hayaller, ikinci şanslar, yeni baharlar… O dönene kadar.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş