Yeşillerden mesaj var: “İkiyüzlü iklim politikalarınıza inanmıyoruz!”

İSTANBUL (Medyascope) – Yeşil Düşünce Derneği’nin her yıl düzenli olarak organize ettiği Yeşil Kamp’ta bu yıl, mevcut iklim politikalarının ikiyüzlülüğü, COP31 kapsamında tartışmaya açıldı. 

Bu yıl “İklim Politikalarının İkiyüzü” başlığıyla düzenlenen Yeşil Kamp, 27-30 Ağustos’ta, Ayvacık Sincap Kamp’ta katılımcıları bir araya getirdi. Yeşil Düşünce Derneği’nin düzenlediği kampa bilim insanları, aktivistler, gönüllüler, sivil toplum profesyonelleri ve daha pek çok kişi katıldı.

Dernek üyelerinden Melisa Kutluğ’un koordinasyonunda 11 gönüllünün organize ettiği kampta, iklim politikaları, adil geçiş, sıfır atık ve gençlerin iklim gündemi gibi konular adalet meselesi üzerinden tartışıldı.

İkiyüzlü iklim

Kamp hakkında görüşlerini bildiren Yeşil Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Teke, Yeşil Kamp’ın 2015’ten bu yana dernek tarafından düzenlendiğini söyledi. Yeşil Kampların farklı yıllarda farklı gündemlere sahip olduğunu belirten Teke, kampların ortak amacının ise yeşil hareketi bir araya getirerek politika metinlerini beslemek, yeşil hareketin daha çok insanla buluşmasını sağlamak, kanun koyuculara güçlü bir yurttaşlık sesi iletmek olduğunu vurguladı. 

Yeşil Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Bahçeşehir Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serkan Köybaşı, geçmişten bugüne COP’larda alınan kararların uygulamaya geçmemesini eleştirerek 2026 Yeşil Kamp’ta, iklim politikalarına dair takınılan bu ikiyüzlü tavrı ortaya koymak istediklerini belirtti. Atmosferdeki karbondioksit oranının 430 ppm’e yaklaştığını söyleyen Köybaşı, bu oranın konferansların yapılmaya başladığı yıllarda 350’nin altında olduğunu vurguladı. Buradan hareketle COP’ları işlevsiz bulan hukukçu, “Birileri bize zaman kaybettiriyor” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Yani bir tarafta devletler emisyonlarını azaltacaklarını söylerken bir tarafta kömür yakmaya, fosil yakıt yakmaya devam ediyorlar, yenilerini çıkartmaya devam ediyorlar. Almanya kömüre geri dönüyor. Norveç Kuzey Buz Denizi’nde petrol çıkartmaya devam ediyor. Şimdi burada bir ikiyüzlülük var, bize yalan söylüyorlar.”

İkiyüzlü iklim

Kampın ilk gününde, oyunlar eşliğinde katılımcıların birbiriyle tanışması, güvenli alanların belirlenmesi, yeşil ilkeler, grup anlaşması gibi temel meseleler konuşuldu. Ardından, Yağız Eren Abanus kolaylaştırıcılığında “İklim krizi herkesi eşit mi etkiliyor?” sorusuyla açılan, hak odaklı bir oyun eşliğinde sohbet edildi. Akşam forumunda ise Özgür Özdemir kolaylaştırıcılığında, “Mevcut Şartlarda Türkiye’de Yeşil Siyaset Yapmak” başlığı tartışmaya açıldı. 

Sabah koşusu ile başlayan ikinci gün, Yeşil Gelecek Hikâye Yazımı ile devam etti. Takip eden oturumda, Serkan Köybaşı ve Nur Hilal Gündüz, Yağız Eren Abanus kolaylaştırıcılığında iklim kanununu değerlendirdi. Oturum sonunda katılımcılarla ortak yazılan bildirgede, salım azaltım hedefi olmayan, net sıfır tarihi içermeyen bir kanunun kabul edilemeyeceği bilgisi yer aldı. Metinde, yenilenebilir enerji dönüşümünü merkeze almış bir kanunun, uygulamaya konması durumunda, karbon emisyonunun azaltılacağı ve enerji fiyatlarının düşeceği vurgulandı. 

Pınar Demircan ve Emel Türker Alpay’ın konuşmacı olduğu günün ikinci oturumunda, enerji politikaları, kömürden çıkış ve nükleer enerji, Özlem Teke kolaylaştırıcılığında ele alındı. Nükleer enerjinin kirli ve karbon salımına neden olduğu, kömürün de karbon salımına ek olarak dışa bağımlılık, pahalılık, ormansızlaşma gibi dezavantajları beraberinde getirdiği belirtildi ve Türkiye’nin neden belirlenmiş bir kömürden çıkış tarihi olmadığı sorgulandı. 

İkiyüzlü iklim
Yeşillerden mesaj var: “İkiyüzlü iklim politikalarınıza inanmıyoruz!”

Adil geçiş yalnızca iklim değil, yoksulluk meselesi

Üçüncü oturumda, Elif Cansu İlhan ve Sercan Köksal, Özge Doruk kolaylaştırıcılığında adil geçiş meselesini tartışmaya açtı. Oturumda adil geçişin sadece iklim değişikliğiyle ilgili değil, yoksullukla da ilgili bir konu olduğu vurgulandı. Bu nedenle adil geçişin sadece şirketlerin kârlılığını önceyen değil, sosyal refaha odaklanan bir politikası olması zorunluluğu hatırlatıldı. 

Sıfır Atık’ın İkiyüzü oturumu, üçüncü günde, Umay Yılmaz ve Sedat Gündoğdu tarafından Hande Terzioğlu kolaylaştırıcılığında ele alındı. Sıfır Atık kavramının, atık yönetiminden önce, atığın çıkmasını engellemeye dair yöntemler içeren bir yaklaşıma sahip olduğu vurgulandı. Bu bağlamda, Türkiye’deki sıfır atık uygulamalarının yetersizliğine dikkat çekilerek ülkenin gerçekliğine uygun, uygulanabilir bir sıfır atık politikası geliştirilmesi gerektiği önerildi. Son olarak atık yakmanın bir atık yönetim metodu olmadığı, çöp üretmenin farklı bir şekli olduğu, yakılan çöplerin hava kirliliğine neden olduğu belirtildi. 

Yeşillerden mesaj var: “İkiyüzlü iklim politikalarınıza inanmıyoruz!”

Günün devam eden oturumunda ise GoFor, Roots & Shoots Türkiye ve İklim Öncüleri’nden genç katılımcılar, gençlerin iklim gündemi meselesini değerlendirdi. Genç iklim aktivistleri, COP31 için gençlere yapılan gönüllü çağrılarının farkında olduklarını ancak orada kapsayıcı bir temsiliyetin mümkün olamayacağını vurguladı.

Politik aktivizm içinde olan gençlerin COP31’e katılımlarının önündeki fiziksel engellerin büyüklüğünden söz eden aktivistler, bu koşullarda COP’a katılsalar dahi orada söz hakkına sahip olamayacaklarını, fuaye alanlarında gönüllü çalışmak için değil karar alıcıların arasında yer almak için COP’ta olmak istediklerini belirtti. 

İklim Öncüleri’nden Linda İncir görüşlerini şöyle dile getirdi: 

“Diyelim gitmek istedik, ben bir genç olarak oraya gideceksem hem ekonomik olarak hem de ifade özgürlüğü anlamında kendimi güvence altına almak isterim ki gidebileyim. Ben bu en temel şeyleri gerçekleştirmedikten sonra temsiliyetimi nasıl sağlayabilirim? Gittik diyelim karar alıcı alanlara giremedikten sonra zaten gitmenin bir anlamı yok.” 

Kampın son akşamında bir araya gelen katılımcılar Yeşil Kamp’tan Sonra adlı forumda, kamp boyunca yazılan deklarasyona son hâlini verdi. Üçüncü günün sonunda ortaya üç sayfalık bir kamp deklarasyonu çıktı. “Kaybedecek zamanımız kalmadı!” vurgusunu taşıyan bildirge, önümüzdeki günlerde kanun koyucuların, karar alıcıların ve kamuoyunun dikkatine sunulacak. 

Etkinlik, katılımcıların kampa dair görüşlerini dile getirdiği kapanış çemberi ile sona erdi. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş