İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konukları Ali Bulaç ve Altan Tan oldu. Yayında, Altan Tan’ın kullandığı “siyasal Alevilik” ve “Alisiz Alevilik” ifadeleri etrafında başlayan tartışma ele alındı.
Ruşen Çakır konukları Altan Tan ve Ali Bulaç ile Tan’ın “Alisiz Alevilik” ve “siyasal Alevilik” söylemleri üzerinden başlayan tartışmayı değerlendirdi. Tan, Alevilere yönelik herhangi bir format atma düşüncesi bulunmadığını vurgularken kullandığı ifadelerin doğrudan Aleviliği değil, Alevi kimliğini Marksizm, sosyalizm veya Kemalizm üzerinden yeniden tarif etmeye çalışan siyasi çevreleri hedef aldığını söyledi.
Ali Bulaç ise “siyasal Alevilik” ifadesinin yanlış ve incitici olduğunu belirterek, Alevilerin kendi kimlikleriyle siyasete katılmasının doğal ve meşru olduğunu dile getirdi.

“Alevilere kimsenin format atma hakkı yok”
Altan Tan, Aleviliğin dışarıdan yeniden tanımlanmasına karşı olduğunu söyleyerek iki farklı kesimi eleştirdi:
“Alevilere format atma gibi bir düşüncem asla yok. Buna da kesinlikle karşıyım. Alevilere kimler format atıyor? İki grup format atıyor. Bir, bağnaz Sünni çevreler. Şunu anlatıyorlar, ‘Siz Ali’yi savunuyorsanız Ali namaz kılıyordu, hacca gidiyordu, şöyle yapıyordu, böyle yapıyordu. Siz de Ali gibi olun, sonuç olarak da Sünni olun.’ Yani Alevilere format atmak isteyen çevrelerin yapmak istediği bu.”
Bir kesimin ise Aleviliği siyasal ideolojiler üzerinden yeniden tanımlamaya çalıştıklarını belirten Tan şöyle devam etti:
“Bir de Alevilere kendi çocukları tarafından, yani annesi babası Alevi olan Alevi aydınlar tarafından atılan bir format var. Bunlar özünde anneleri babaları Alevi olsa bile bir şekilde sosyalizm, Marksizm, ateizm fikrine gelmiş ve Aleviliği onun kalıbına sokmak istemiş çevreler. Aynı şey Kürtlerde de oldu. Geleneksel Kürt değerlerine gericilik, yobazlık, feodalite dediler; bir müddet sonra bizzat dini hedef aldılar ve Kürtlüğü Marksizmin, sosyalizmin, devrim mücadelesinin içine koymaya çalıştılar. Aynı şey Alevilerde de oldu.”
“Aleviler kendilerini nasıl tanımlıyorsa öyle kabul edilmeli”
Ali Bulaç ise Aleviliğe dışarıdan tanım getirmenin doğru olmadığını söyledi. Alevilerin Türkiye ve Ortadoğu’da ayrı bir sosyolojik gerçeklik olduğunu belirten Bulaç, “Bana göre Aleviler Ortadoğu’da, Türkiye’de bir sosyoloji ve bu sosyolojiyi bizim tanımlama hakkımız yok. Onlar kendilerini nasıl tanımlıyorlarsa biz onları kendi tanımlarıyla kabul ederiz. Benim genel görüşüm bu. Kimse onlara format atma hakkına ve yetkisine sahip değil” dedi.
Bulaç, Garip Dede Cemevi’nde katıldığı bir etkinlikte Alevilerin “Alisiz Alevilik” ve özellikle “siyasal Alevilik” ifadelerinden rahatsız olduklarını gözlemlediğini söyledi:
“Garip Dede Cemevi’nde bir sempozyuma katıldım. Orada müşahede ettiğim şu ki bu ‘Alisiz Alevilik’ ve ‘siyasal Alevilik’ laflarından fazlasıyla gücenmişler. Tedirginlik duyuyorlar ve sanki sürece karşıymışlar gibi bir algı oluştuğu için özellikle bundan rahatsızlık duyuyorlar. Siyasal İslam terimini Türkiye’de laik radikal Kemalistler ve Batılılar kullanıyor. Bu aşağılayıcı bir ifadedir. ‘Siyasal İslamcılar İslamiyet’i istismar ediyorlar’ gibi karalayıcı bir ifade olarak kullanılıyor. Bu terimi Aleviler için de kullanmak doğru değil çünkü aynı çağrışımı yapıyor.”








