İSTANBUL (Medyascope) – Zeytin Dalı’nda bu hafta Müge İplikçi’nin konuğu yazar İsmail Güzelsoy oldu. Güzelsoy, İthaki Yayınları’ndan çıkan “Okurken Yaratmak: Meraklı Okurlar İçin Kurmacanın Gizemleri” adlı kitabını anlattı.
Zeytin Dalı’nın bu bölümünde yazar İsmail Güzelsoy’un İthaki Yayınları’ndan çıkan “Okurken Yaratmak: Meraklı Okurlar İçin Kurmacanın Gizemleri” adlı kitabı ele alındı. Kitabında Sokratik sorgulama yöntemini tercih etmesinin nedenlerini anlatan Güzelsoy, okuma sürecinin kesin doğruların kabul edilmesinden çok sorgulamayla ilerlemesi gerektiğini söyledi:
“Burada bir doğruyu dayatmak değil, ortak bir doğruya ulaşmak ya da doğruyu inşa etmek üzerine kurgulanmış, geliştirilmiş bir teknik var. Yani burada diyalog sürecinde öğreten ve öğretilenden ziyade birlikte yol almak önemli. Yargıyla değil de sorguyla ilerlesin istedim. Burada yöntemsel olarak bir iddia, netleştirme, varsayımları sorgulama, çelişkiyi görme, sonra daha sağlam bir düşünce, ortak bir hakikat alanı inşa etmek söz konusu.”
Okuma deneyiminin kişinin yaşına, beklentilerine ve yaşam koşullarına göre değiştiğini belirten Güzelsoy, “Burada ne eseri suçlamak ne de kendimize yüklenmemiz gerekiyor. Bir mesafe, bir adım geri çekilmekte yarar var. Duraklamak bence bu anlamda çok önemli. Bir romanı bitirir bitirmez aynı gün başka bir romana başlarsanız ben o romanla bağ kuramıyorum. O romanı birkaç gün yaşamam gerekiyor. Okumak eylemektir, bir miktar eylemektir. Siz okuduğunuz bir eseri aslında zihninizde bir miktar gerçekleştiriyorsunuz. Kitaplar aslında sabittir. Değişken olan biziz” dedi.

“Yavaşlık edebiyatın sırrıdır”
Günümüzün hız odaklı yaşam biçiminin okuma alışkanlıklarını da etkilediğini söyleyen İsmail Güzelsoy, edebiyatta yavaşlamanın önemine dikkat çekti:
“Bence eğer edebiyatın bir sırrı varsa, o yavaşlıktır. Yazarken de, okurken de. Bana bir metin yazmam gerektiğinde verilen süre iki katına çıkarsa, yazar aynı, koşullar aynı, yalnızca süre değiştiği zaman o metnin kalitesi çok ciddi, dramatik biçimde yükseliyor. Yavaş okumak da böyle. Bir arkadaşım hızlı okuma kurslarına gittiğini söyledi. Ben de yavaş okuma kursu olsa ona katılacağımı söyledim. Şaka zannetti ama ben gerçekten yavaşlığı tercih ediyorum.”
Kitap tanıtım bülteni
“Gerçek hayatta ötekinin zihni, duygudurumu kapalı kutudur ve edebiyat bu kutunun kilidini açar. Bu çağın laneti olan yalnızlığımıza, birbirimizden yalıtılmışlığımıza dermandır hikâye anlatmak ve dinlemek.”
Bir romanı iyi yapan nedir? Karakter, zaman, mekân, anlatıcı, dil ve çatışma eserin dünyasını nasıl kurar; okur bu dünyanın neresinde durur? Metni yalnızca takip etmekle onu derinlemesine okumak arasındaki fark nerede başlar? İsmail Güzelsoy, 27 yıllık deneyiminden süzülen birikimle Okurken Yaratmak: Meraklı Okurlar İçin Kurmacanın Gizemleri’nde bu muammalarla örülü kapıyı okurlar için aralıyor.
Kurmacanın temel meselelerinin akademik ve teknik dilin ağırlığından uzak, canlı bir sohbetin akışı içinde ele alındığı kitapta; edebi akımlardan estetik tartışmalara, anlatı tekniklerinden tema ve karaktere, sembol ve metaforlardan okurun rolüne uzanan geniş bir alan açılıyor. Karmaşık görünen kavramları gündelik sorular, örnekler ve karşılaştırmalarla anlaşılır kılan Okurken Yaratmak, edebiyat üzerine konuşmanın ötesinde, okumanın ruhumuzdaki yaraları onarabilme gücünü arayan kâşifler için.








