Sosyal medyada çocuklarla ilgili paylaşımların sakıncaları

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sosyal medyanın ortaya çıkardığı mesleklerden olan Blogger’lık ve Instagramer’lık anneliği de meslek grubuna dahil etti. Sosyal medyada anneliklerini kullananlara “Instamom” veya “Blogger Anne” kavramları ile hitap ediliyor. Bloggerlar spordan, mimariye, geziden, sinemaya dair bir çok paylaşım yaparak para kazanırken “Instamom” veya “Blogger Anneler” ise çocuklarının her halini paylaşıp daha doğmadan onlara dijital bir kimlik oluşturuyorlar. Peki bu ebeveynler ileride çocuklarının bu paylaşımlar yüzünden sorun yaşayabileceklerini biliyorlar mı?

İstemeden çocuk istismarına yol açılıyor

“Sharenting” kelimesi “Share” ve “parenting” kelimelerinden türeyen bir kavram. Anlamı ise sosyal medya ebeveynlerin tümüne verilen isim. “Sharenting”in hem çocuk haklarına aykırı olan hem de günümüzün en büyük sorunlarından biri olan pedofiliye – yani yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocuklara veya ergenliğe yeni girmiş çocuklara karşı cinsel ilgi duyması – yol açtığına dair görüşler var.

Psikolog Serap Duygulu da bu görüşü savunanlardan. Duygulu, Hürriyet Gazetesi’ne verdiği söyleşide çocukların resimlerinin sosyal medyada paylaşılmasının sakıncalarına ilişkin şunları söyledi:

Özellikle yaşı çok küçük çocukların neredeyse her anını paylaşmak birçok açıdan sakıncalar içeriyor. Öncelikle pedofili olarak bildiğimiz çocuk tacizlerinin en önemli kaynaklarından birisi sosyal paylaşım alanları. Küçük çocukların en özel anlarının paylaşılması onlar için bulunmaz fırsat! Ek olarak gelecekte bu çocuklar büyüyüp yetişkin olduklarında kendilerine ait bu görüntülerin paylaşılması nedeniyle sorun yaşayabilirler.”

İnterneti büyük bir veri kaynağı olarak gördüğümüz için paylaştığımız verileri silsek bile bunlar veri tabanları üzerinde yok olmuyorlar. İleride gıyabında fotoğraflarını paylaştığınız çocuklarınız bu fotoğraflar ile karşılaşmaktan hoşnut olur mu, ya da cinsel istismara maruz kalır mı diye hiç düşünmek gerekiyor.

Sosyal medyada ebeveynler

 ABD merkezli çocuklar üzerinde araştırma yapanC.S. Mott Children’s Hospital”ın hazırladığı “Sosyal medyada Ebeveynler: Sharenting beğeniler ve beğenilmeyenler” (Parents on social media: Likes and dislikes of sharenting) başlıkla araştırmada elde edilen en önemli iki bulgu şöyle:

  • Ebeveynlerin yüzde 56’sı çocuklarının mahremiyetini korumayarak içerik paylaşıyorlar.
  • Sharenting’lerin (sosyal medyayı kullanan ebeveynler) yüzde 74’ü birbirini tanıyor.

 Annelik bir meslek mi?

Bloglarınız ve Instagram profillerinizin takipçi sayısı artmaya başladıkça markalar da sizi mercek altına almaya başlıyor. Bilinen bir Instagramer veya Blogger iseniz ünlü bebek markaları size ürünlerini gönderiyor ve siz de çocuklarınız üzerinde ürünleri kullanarak paylaşımlar yapabiliyorsunuz.

Bu şekilde markaların ulaştığı bir Avusturyalı annenin 2015 yılındaki aylık kazancı 20 bin lirayı bulmuştu. Anne markalardan paylaşım başına 250 dolar talep ettiğini ve bu durumdan hoşnut olduğunu dile getirmişti.

Çocuklarının ve bebeklerinin resimlerini sosyal medyada paylaşan her anne kazanç yaşamıyor. Bu konudaki çarpıcı bir örnek Türkiye’de yaşandı. Haziran 2017’de bir Blogger anneye boşanma davası sürecinde eşi, “Çocuklarımı reklam malzemesi yapıp para kazanıyor, istismara davetiye çıkarıyor” gerekçesi ile dava açtı. Mahkeme babaya hak verdi ve çocukları anneden aldı. Anneye de çocuklarının fotoğraflarını internete koyma yasağı getirdi.

Çocukların geleceği aile bireylerinin elinde

Çocuk haklarını en önce koruması gereklerin başında kuşkusuz aile bireyleri geliyor. Sosyal medyada isteyerek ya da istemeyerek çocuk istismarına ortam hazırlayan kişilerin de yine aileler olması ironik bir durum oluşturuyor. Sonuç olarak aileler farkında olmadan çocuklarının haklarını ellerinden alabiliyorlar.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus