Ara seçimler yaklaştıkça Trump favori mesajını tekrarlıyor: “Göçmenlerden korkun!”

Michael D. Shear ve Julie Hirschfeld Davis, New York Times’a ABD Başkanı Donald Trump’ın göçmen stratejisi üzerine bir yazı yazdı. Okan Yücel çevirdi.

Trump’ın yeni argümanı son derece net: Göçmenler için çadırkent inşa etmek. Doğuştan gelen haklarına son vermek. Sığınmacılığı reddetmek.

Göç olgusu Trump başkanlığını canlandıran meseledir. Ve şimdi -Cumhuriyetçilerin salı günü yapılacak ara seçimlerde muhtemel kayıplarını da hesaba kattığımızda- Başkan üst üste, son derece karanlık, göçmen karşıtı mesajlarını tekrarlıyor; bunu yaparken umduğu şey de Demokratlara gidecek oyları bu korkularla engellemek.

Perşembe günü yaptığı afaki ve tutarsız konuşmasında, mesnetsiz ve muğlak sözlerle sınırdaki krize çözüm aramakta olduğunu net bir biçimde ortaya koydu. Trump, Beyaz Saray’ın perde arkasındaki resmi gücünü, Orta Amerika’dan Meksika’ya yol almakta olan kervanları şeytanlaştırmak için kullanırken demokratlara da dil uzatıyor ve ABD’nin daha az göçmen ile daha mutlu olacağı düşüncesini öne sürüyor.

Başkan aynı zamanda kervanda yer alan ve ateş altında kalmaları halinde taş atarak cevap verme ihtimali olan göçmenlere bile önlem olarak askerî birlik gönderme emrini verdiğini söyledi. Hükümetinin çoktan, yasal veya illegal yollarla ABD’ye girmeye çalışan göçmenleri mahkûm etmek için devasa çadırkentler kurma eylemine başladığını da ekledi: “Bu bizim ülkemizin savunması. Başka bir şansımız yok. Sınırlarımızı savunacağız. Ülkemizi savunacağız.”

Başkan olguları çarpıtıyor

Başkan aynı zamanda bazı olguları çarpıtıyor. Bir noktada, sınırda tutuklanan ve ABD’ye getirilen göçmenlerin yüzde 97’sinin mahkemelere çıkmadığını iddia etmişti. Aslında bu sayı yüzde 28 civarında. Aynı zamanda yargılama bekleyen göçmenlerin serbest bırakılmadıklarını da söyledi. Ancak on yıllardır olduğu gibi göçmenler düzenli olarak sınırda yakalanıp serbest bırakılıyorlar.

Durumu yanlış tarif eden cümlelere de şu şekilde devam ediyor: “Büyük ve organize olmuş kervanlar ABD’ye doğru yola çıkmış vaziyette. Bu kervanlar pek çok açıdan başa çıkmanın zor olduğu insanlarla dolu. Pek çok genç ve güçlü adam. Ve belki de ülkemizde görmek istemediğimiz onlarca kişi. Saldırıyorlar ve zarar veriyorlar.”

Son haftalarda Trump göç sorununu çözmek için birtakım aksiyonlardan bahsetmişti. Bunlardan birisi de askerî önlemleri artırmaktı. Trump son iki haftadır başkanlık yarışındaki kampanyasındaki ana tema olan agresif retoriğini tekrarlamaktan başka bir şey yapmıyor.

Göçmen ailelerin kendi istekleriyle çocuklarından ayrılmalarına yönelik bir teklif üzerinde çalışıldığını belirtti. Başkanlık için adaylığını ilk açıkladığı andan bu yana göçmenlerle ilgili korkuları yükseltmek Trump’ın ana teması.

Yanlış olarak şöyle bir ifade kullanmıştı: “Demokratlar sizin paranızı harcamak ve kaynaklarınızdan, sizden başka herkesin faydalanmasını sağlamak istiyorlar. Eğer Amerika’nın illegal göçmenler tarafından yönetilmesini istemiyorsanız Cumhuriyetçilere oy vermelisiniz.”

Geçtiğimiz haftalarda Başkan’ın önemli rakiplerine boru tipinde bombalar gönderilmesi ve Pittsburgh Sinagogu’nda 11 kişinin öldürülmesi medyayı domine etmişti ve Başkan’ın politik danışmanları, göç konusunu daha çok vurgulamasını ve iletişimi araçlarını toplumun göç konusundaki öfkesini artırmak için kullanmasını tavsiye etti.

Trump geçen çarşamba Twitter hesabından bir video paylaştı. 53 saniyelik videoda, şiddet suçu işleyen ve sınırdan barikatları yıkarak geçmeye çalışan göçmenler vardı. Başkanın mesajı netti: Göçmenler sizi öldürecek, suç Demokratların.

Trump’ın bu retoriği hâlâ bazı Demokratları savunma yapmaya yöneltiyor. Özellikle Trump’ın açık farkla kazandığı muhafazakâr bölgelerde. Missouri bölgesinden Demokrat Senatör Claire McCaskill yeniden seçilmek için Başkan’ın göçmen karşıtı söylemlerinin bir kısmını kucaklıyor. Fox News’e şöyle bir açıklama yapmıştı: “Sınırlarımızda at koşturulmasını istemiyorum. Başkan’ın bu konudaki çabalarını da destekliyorum.”

Trump Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, vereceği bir emirle vatandaşların doğuştan gelen haklarını tanımayacağı gibi bir durumdan bahsetmedi. Ancak kendi düşüncelerinin hepsinin Amerikan yasaları göz önünde bulundurulduğu zaman legal sayılıp sayılmayacağıyla ilgili soruları “Bu tamamen legaldir” diyerek geçiştirdi.

Pek çok kişiye göre Trump’ın eylemlerinin yasal olup olmaması, daha açıklık kazanmayan detaylara bağlı. Washington Üniversitesi Hukuk Profesörü Stephen Legomsky’e göre, eğer Trump herhangi bir belgeye sahip olmayan bütün sığınmacıların haklarını reddederse bu illegal bir durum oluşturur.

Legomsky için böylesi bir tutum, hem ABD’deki sığınmacılarla ilgili yasaları ihlal eder hem de uluslararası anlaşmalardan doğan hakları reddeder. Ona göre, bir kişi sınırlardan içeri girdiği anda sığınmacılık haklarının inkar edilebileceğini açıkça belirten bir yasa maddesi mevcut değil.

Detayları bir tarafa koyarsak, Trump Meksika sınırından geçenler için acımasız iddialar ortaya atarken sorumluluğu da Demokratlara yüklüyor. Ve bunu yaparken de yarattığı karanlık imajın kenar mahallelerdeki seçmenleri -özellikle de kadınları- kendisinden uzaklaştırmayacağını umuyor. Ancak bu insanlar çoktan büyük kitleler halinde Cumhuriyetçi oylardan vazgeçecek noktaya geldiler.

Geçtiğimiz haftanın başında Trump’ın kampanya ekibi bir dakikalık bir video paylaşmıştı. Bu videoda ekonomik düzelmenin kısa vadeli olacağı ve uzun vadede daha kötüye gideceği endişesini taşıyan kenar mahallelerde yaşayan kadınlar vardı. Ancak Başkan’ın Orta Amerika’dan gelen sığınmacılar ve bir kısmının gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle ilgili hazırlanan reklamları daha çok ilgi çekti.

Trump’a yakın iki kişi, bunun Beyaz Saray’ın iletişim ekibinden mi yoksa kampanyaya dahil başka birileri tarafından mı yapıldığıyla ilgili soruları cevaplamaktan çekinirlerken, halka açık konuşma yapmaya yetkili olmayan bir Beyaz Saray çalışanı bu videonun üzerinde haftalardır çalışıldığını ve dikkatleri Pittsburgh cinayetleri ve bombalı saldırıdan uzaklaştırmak için çarşamba günü yayınlandığını söyledi.

Başkan ise bu çabaların gündeme değiştirmekte işe yaradığının ipuçlarını verdi. Geçen haftaki sinagog katliamı ve bombalı saldırılar Trump’ın Cumhuriyetçileri seçtirme kampanyasını gölgede bırakmıştı. Bu konuyla ilgili Trump şöyle dedi: “7 gündür hiç kimse seçimler hakkında konuşmadı. Bu da kazanmış olduğumuz etkileyici momentumu sekteye uğrattı. Şimdi momentum yeniden yükseliyor.”

Yazının orijinali için tıklayınız.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar